Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Kasım '19

 
Kategori
Öykü
Okunma Sayısı
20
 

ÇYK/A-17 Mahkemeye Müracaat 10/10

--Evet, Nusret baba vurulduğunda ben Artvin Ardanuç’da görevliydim, daha sekiz aylık polis memuruydum. Birer çay daha içer misiniz?

--Hayır, Teşekkür ederim dedi İlhan. Şu dilekçeyi yazdırıp davayı açalım da bu iş bitsin dedi.

--Buyurun o halde beraber gidelim dedi Tahir Özdemir.

Hep beraber kalktılar ve yakın olan Adliyenin yakınındaki arzuhalci Ali Mercan’ın barakadan yazıhanesine geldiler.

 

                           SULH HUKUK HÂKİMLİĞİNE

                                                          ÜSKÜDAR / İSTANBUL

Nusret Namık Kendircioğlu adına tapuda kayıtlı olan ve tapuda bilgileri bulunan ve cinsi hanesinde Tek katlı kargir Kahvehane ve avlusu ve bahçesi olara geçen taşınmazın, ölümünden önce vasiyet ettiği gibi tarafıma tescilinin yapılmasını arz ederim. 02.11.1976

Not:  Vasiyetname duruşma günü takdim edilecektir

  İlhan Aslantürk

            Adres : Kocayol caddesi No : 144
                      Üsküdar / İstanbul

Tanık: İsmail Abduşoğlu
Adres: Dava konusu kahvehane.

 

Ali Mercan’ın yazdığı dilekçeyi davacı olarak İlhan Aslantürk dilekçeyi imzaladı. Duruşmalara İlhan girecekti, Tanık Efe İsmail’di ve danışmanlığını da tabii ki Tahir yapacaktı.

Bir gün Kahvehaneye bir celp kağıdı geldi, Celp kağıdı İlhan Aslantürk’ü duruşmaya çağırıyordu. Duruşma günü ise on 16 Kasım’dı.

Efe İsmail ile İlhan duruşma gününe kadar heyecanla fakat hiçbir şey olmamış gibi beklediler. Günlük yaşantıları sakin bir şekilde geçiyordu.

Duruşma celbinin gelmesinin üstünden iki gün geçmişti ki bir gün İlhan eve giderken Elvan ile karşılaştı. Elvan hiç tanımıyormuş gibi yanından geçip gitmek istediyse de İlhan dayanamadı,

--Bir selam sabah yok mu Elvan dedi.

--Selam verecek bir şey yok, ben seni tanımıyorum dedi.

--Ne tanımıyor musun? Ah Elvan ah demek beni tanımıyorsun ha dedi.

--Tanımıyorum işte zorla mı diye çıkıştı.

--Zorla değil dedi İlhan, zorla güzellik olmaz ama bu kadar da zalim olma Elvan, dedi.

--Ben mi zalimim dedi. Ben hiç de zalim değilim, esas zalim olan sensin.

--Demek ben zalimim dedi İlhan, peki ne yapmışım?

--Ne yaptığını sen daha iyi bilirsin, bir de bana soruyor şuna bak dedi.

--Ne yaptığımı söyle de bileyim, hem sen nereye gidiyorsun dedi İlhan.

-- Bir arkadaşıma gidiyorum, hem sana ne bundan dedi Elvan.

İlhan bu gün Elvan’a bir şey olmuş, fazla hırçın diye düşündü.

--Evet, bana ne bundan dedi ve eve doğru yürümeye devam etti.

Elvan İlhan’ın arkasından kaçamak bir bakış attı İlhan gidiyordu. Yaptığına pişman oldu.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 152
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 34
Kayıt tarihi
: 24.04.18
 
 

Uzun mu yoksa kısa mı olduğunu bilemediğim bir yolun sonuna adım adım yürüyorum. Yol arkadaşlarımın..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster