Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Ekim '19

 
Kategori
Öykü
Okunma Sayısı
16
 

ÇYK/A-17 Mahkemeye Müracat 1/10

Efe İsmail sabah erken kalktı ve kahvaltısını yaparak evden çıkıp ön bahçeye geçti. Kahvehaneyi açarak içerden bir sandalye alıp bahçeye çıktı. Sandalyeyi sabah güneşinin çınar dalları arasından süzülüp akarak kahvehane duvarına çarpan yakın bir yere koydu. Cebinden birinci paketini çıkardı ve bir tane çekerek dudaklarına koydu. Elleri ile ceplerini yokladı, yokladı çakmağını bulamadı. İçinden kendi kendine kızarak sandalyeden kalktı ve istemeye istemeye yandaki tahta kapıya yöneldi. Tahta kapıyı geçtikten sonra evin önüne geldi. Kilitli kapıyı açmak için elini cebine atıp anahtarı çıkarmak istedi, diğer cebine baktı yoktu. İki eli ile ceplerinin üstünden tekrar kontrol ederek yoklandı. Anahtar yoktu. Sonra aklına kahvehanenin kapısını açtıktan sonra anahtarları Nusret Abinin masasının üstüne koyduğunu hatırladı. Tekrar ön tarafa yürürken kendi kendine fakat bu kez kimsenin duymayacağı kadar bir fısıltı ile “…mına koyduğumun bir sigara içmek için çektiğimiz çileye bak, bir de hayırlı bir b-k olsa bari” diyerek küfür etti. Kahvehaneye girerek anahtarlığı aldı ve tekrar eve giderek sabah çay suyu kaynatmak üzere ocağı yaktığı zaman bıraktığı yerde duran çakmağını aldı. Ağzında tutmaktan iyice ıslanan sigarasını yaktı. Evin kapısını kilitleyip ön tarafa doğru yöneldi. Tahta kapının oradan geçerken sigaranın ıslandığı için çekmediğini anlayınca bir küfür daha ederek yere attı. Sinirli bir şekilde üstüne basarak sigarayı söndürdü. Gitti sandalyeye oturdu ve paketten yeni bir tane daha çıkararak dudaklarına götürdü. Çakmağı çıkararak sigarasını yaktı. İlk dumanı büyük bir zevkle ağzından ve burnundan çıkardı. Güneşe bir gözünü kısarak bakmaya çalıştı. Fakat bakamadı ve sigarasını içerek İlhan’ı beklemeye başladı.

Sigarasını tamamen içip bitirdiği sırada İlhan’ın caddeden geldiğini gördü. İlhan acele etmeden çınar yapraklarının üstüne barak geldi ve

--Selamünaleyküm İsmail abi dedi. Efe İsmail,

--Aleykümselam İlhan kardeş dedi. Bu gün biraz geç kaldın, kötü bir şey yok değil mi diye sordu. İlhan eliyle evinin bulunduğu tarafı işaret ederek,

--Anam, illa ceketini de giy diye ısrar edince dayanamadım. Ceketi almak için içeri gidince onu bekledim. Cekette yıllardır giyilmediği için koyduğu yeri hatırlamakta gecikince ben de geciktim, dedi. Sonra da kendi etrafında dönerek, şu ceketin haline bak dedi, her tarafı kırışmış.

--Pek fazla kırışmamış dedi Efe İsmail. İdare eder şimdilik, daha sonraları da bedenin onu ütüler düzeltir.

--O nasıl olur öyle dedi İlhan.

--Nasıl olacak dedi Efe İsmail, giydikçe elbise hem gerdirmelerden dolayı hem de bedenin sıcaklığından kırışık yerlerin bir kısmı kendi kendine düzelir. Bunu da hapiste öğrendim. Yıkadığımız gömlekleri falan ilk giydiğimizde kırış kırış olurdu ama giydikçe de gergin duran kısımları düzelirdi. Ütü yapılmış gibi olmazdı ama yine de ilk güne nazaran düzgün olurdu.

--Bu gün ne yapıyoruz İsmail abi Ruhsat için müracaat edecek miyiz? Önce bir fotoğraf çektirmemiz lazım gelecek galiba dedi.

--Evet dedi Efe İsmail, ben fotoğraf işini unutmuştum. Ama zaten bu ruhsat işi bir günde falan bitmez. Onun için biz kim bilir kaç kere daha belediyeye gider geliriz.

Efe İsmail yerinden kalktı ve sandalyesini kahvehaneye bırakıp kapıyı kilitledi. İlhan’la beraber kahvehaneden çıktılar. Kocayol‘dan Şemsettin Günaltay Caddesine beş altı yüz metre kadar yürüdüler. Yeni yapılan Emin Ali Paşa Camiinin karşısında on dakika kadar bekledikten sonra gelen belediye otobüsüne binerek Üsküdar’a gittiler. İstanbul Belediyesinin Üsküdar’daki şubesine giderek Belediye görevlisine Bir kahvehane açmak istediklerini ve bunun için Ruhsat almak için gerekli belgeleri sordular. Belediye görevlisi bunları Ruhsat işine bakan memura gönderdi. Efe İsmail ile İlhan memurun kapısını çalarak içeri girdiler. Memur başını kaldırıp

--Ne var, ne istediniz diye sordu. Efe İsmail,

--Biz bir kahvehane açmak istiyorduk da ne gibi evraklar gerekiyordu onu soracaktık, dedi.

--Kahvehaneyi kim açacak yani ruhsat kimin adına olacak. Efe İsmail,

--Bunun, İlhan’ın dedi ve İlhan’ı gösterdi.

--Tamam, kimin adına olacaksa onun 6 tane vesikalık fotoğrafı olacak. Kahvehanenin sahibi kim.

--Kahvehanenin yeri başka bir kişiye ait.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 213
Toplam yorum
: 1
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 31
Kayıt tarihi
: 24.04.18
 
 

Uzun mu yoksa kısa mı olduğunu bilemediğim bir yolun sonuna adım adım yürüyorum. Yol arkadaşlarım..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster