Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Kasım '19

 
Kategori
Öykü
Okunma Sayısı
13
 

ÇYK/A-18 İlk Duruşma 4/4

(16 Kasım 1976 Salı)

--Nusret Abimin mirasçısı olması teklifimi üçüncü gün ancak kabul etti İlhan. Sonra da arka taraftaki odayı yeniden tadilattan geçirdik. Sonra da kahvehaneyi tadilattan geçirdik.

--Ne yani siz şimdi sizin olmayan gayrimenkule tadilat yapıp masraf mı ettiniz.

--Evet, sayın hâkim bey. O kahvehane benim yaşadığım tek yer.

--Biriniz hapisten geldi, biriniz de askerden geldi. Peki, parayı nereden buldunuz?

--Hâkim bey ben üç yıl İstanbul’da kaldıktan sonra, son altı yılım da Bolu hapishanesinde geçti. Hapishanede iş yurtları vardı. Altı yıl marangozhanede çalıştım. Dışarı çıkınca bana para lazım olacak diye de bütün paramı biriktirdim.

--Nerede, ne kadar para biriktirdin?

--Hâkim bey paralar bizim hesabımıza bankaya yatıyordu. Biz İdareye dilekçe verirsek istediğimiz kadar para çekip getiriyorlardı. Altı yılda 19 bin lira para biriktirdim. Gelirken elbise yol parası falan derken elli liram gitti. Gerisini burada bir bankaya yatırdıydım. Oradan çekip çekip tadilatı yaptırdık dedi İsmail.

Anlaşıldı dedi hâkim sonra da kâtibeye dönüp,

--Yaz kızım dedi.

--Yazıyorum hâkim bey dedi katibe,

--Tanık, İsmail Abduşoğlu’nun, Nusret Namık Kendircioğlu ile aynı araçta pusuya düştükleri ve pusuda yaralandıkları ve iyileştikten sonrada dokuz yıl hapis cezası aldıklarını ve hapisliğinin son altı yılını Bolu hapishanesinde iş yurtlarında çalışarak geçirdiği ve hapisten çıktıktan hemen sonra da gelerek kazandığı paranın büyük bir kısmı ile kahvehanenin tadilatını yaptırdığını beyan etmiştir.

Gereği Düşünüldü.: 1-Nüfus Müdürlüğüne yazı yazılarak Muris Nusret Namık Kendircioğlu’nun kanuni mirasçısının olup olmadığının sorulmasına,

2- Keşif masrafı davacı tarafından yatırıldığı takdirde 24 Kasım 1976 Çarşamba günü Saat 10:00 da Kahvehanenin mahallinde keşif yapılmasına,

3- Elden verilen vasiyetnamede belirtilen yere gidilerek vasiyetnamenin diğer kısmının alınmasına ve dosyaya konulmasına

4- Bu nedenlerle duruşmanın 30 Kasım 1976 Salı günü saat

--Duruşma saatini kaçta veriyoruz kızım.

--Salı günü Saat 10.00 müsait efendim, vereyim mi?

--Tamam, duruşmanın 30 Kasım 1976 Salı günü saat 10.00 a bırakılmasına karar verildi.

--24 Kasımda kahvehanenin orada hazır bekleyin dedi hâkim.

--Peki, efendim dedi İlhan ve Efe İsmail.

Duruşma salonundan çıktılar, hepsinin içinde bir umut vardı. Sonra hep beraber tekrar karakola geldiler. Tahir üç çay söyledi, çaylarını içtikten sonra da.

--Efe Abi, İlhan kardeş vakit öğleye geldi, şimdi çıkıp bir karnımızı doyuralım sonra ne yapacaksanız yaparsınız, dedi.

--Peki, Tahir kardeş, ne diyorsan öyle olsun. Zaten sana karşı mahcubuz.

--Ne mahcupluğu Efe İsmail, ben tanıtmadım kendimi size, siz de kendinizi korudunuz. Ne diyeyim siz haklıydınız. Tereddütlü hareketler, ikircikli cevaplar kafası çalışan kim olsa aynı şeyleri yapardı. Az bile yaptınız.  E, haydi gidelim yemeğe.

Üçü birden ayaklandılar, karakoldan çıktılar, yürüyerek yakındaki bir lokantaya gittiler. Yemeklerini yedikten sonra karakolun yakınındaki bir çay ocağında çaylarını ve sigaralarını da içtiler ve sonra da Tahir karakoluna döndü.  İlhan ile Efe İsmail belediye otobüsüne binerek Mahalleye geri döndüler.

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 180
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 31
Kayıt tarihi
: 24.04.18
 
 

Uzun mu yoksa kısa mı olduğunu bilemediğim bir yolun sonuna adım adım yürüyorum. Yol arkadaşlarımın..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster