Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Kasım '19

 
Kategori
Öykü
Okunma Sayısı
11
 

ÇYK/A-19 Öpüşme 5/5

A-19 Öpüşme  5/5

 

Demişler ki “Gelin ata binmiş Ya Nasip demiş,” diye bir söz var. Bu sözü söyleyen atalarımız boşuna söylememiştir.

--Senin kız işini hallettiysek şimdi bir de benim meseleyi halledelim.

--Hayrola İsmail abi sende mi?

--Yok, be İlhan, benim meselem boğazlar meselesi, benim karnım acıktı da bir şeyler yapmak lazım diyorum. Ne yapalım? Karnımızı nasıl doyuralım diyorum?

--Sen deyince benim de karnım acıktı İsmail abi.

--Ne yapalım, kızartma yapalım mı? Manavdan patates falan alalım. Bakkaldan da yarım kilo yoğurt aldık mı tamamdır.

--Yok be İsmail abi o çok uzun sürer, ben bir anama bakıp geleyim bir şeyler yapmış mı? Ama sen yine yoğurt yemek istiyorsan ben geldikten sonra gider alırız.

--Ben şimdiden gideyim ekmek ve yoğurt alıp geleyim, nasıl olsa ikisi de hemen lazım.

--Tamam, sen bilirsin İsmail abi, senin dediğini anama da söyleyeyim de bir araştırsın bakalım. Bir fırsatını bulsun da haber versin, diyerek sevinçle koştu gitti İlhan, ayakları yere değmiyordu.

--Sen bir evlen, dedi Efe İsmail İlhan’ın arkasından bakarken, belki bize de sıra gelir dedi.

Kahvehaneyi kilitleyip Pangal Bakkala doğru yürümeye başladı. Efe İsmail yürüdükçe karnının acıktığını hissetti. Adımlarını hızlandırdı. İlhan elinde sefer tası ile Kahvehanenin kapısından girdiğinde Efe İsmail Masanın üstüne serdiği gazetenin üstüne bir tabağın içine de yoğurdun yarısını boşaltmış ve ekmeği eliyle parçalayıp koymuştu. İlhan masanın üstüne sefertasını koydu. Efe İsmail meraklandı,

--İlhami kardeş sefer tasında ne var acaba?

--Mercimek çorbası ve Bulgur pilavı yanında da lahana turşusu.

Efe İsmail hemen arka tarafa eve gitti ve biraz sonra elinde iri bir baş kuru soğanla döndü.

--Eğer bulgur pilavı varsa yanında da mutlaka kuru soğan olmalı dedi.

Bıçakla dörde kestiği soğanı masaya koydu. Eline aldığı kaşıkla iştahlı bir şekilde yemeye başladı. Efe İsmail’i gören İlhan da iştahla saldırdı mercimek çorbasına. Çok kısa bir zamanda mercimek çorbasını ve bulgur pilavını, acı soğanın ve lahana turşusunun eşliğinde bitirdiler. Masanın üstünde yiyecek bir şey kalmamıştı. Efe İsmail geriye doğru yaslandı, karnını ovuşturdu ve İlhan’ın da yüzüne bakarak,

--Allaha şükürler osun, karnımızı doyurduk. Yapanın, getirenin eline koluna sağlık, iyi doyduk be öyle değil mi İlhan kardeş dedi.

--Vallaha öyle oldu be İsmail abi, iyi doyduk dedi. Soğan da bayağı acıymış. Neydi öyle biberden berbat acıymış, turşu da güzel olunca çaldık kaşığı çıktı bulaşığı dedi. Şimdi bunun üstüne güzel bir çay gider mi diye sordu. Efe İsmail,

--Çok iyi olur İlhan kardeş dedi.

Efe İsmail hemen kalkarak çaydanlığı suyla doldurup ocağın üstüne koydu. Tekrar gelip sandalyesine oturduktan sonra masanın üstündeki bulaşık sefer taslarını ve kaşıkları kaldırıp ocağın yanındaki tezgâha koydu. İlhan da kalkıp masanın üstündeki gazeteyi toplayıp buruşturdu ve dışarıdaki çöp tenekesine attı. Sandalyesine oturan Efe İsmail cebinden sigara paketini çıkarıp masanın üstüne koymadan önce içersinden bir sigara çıkararak çakmağıyla yaktı. Dumanını ağzından keyifle üfledi. Sonra İlhan’a dönerek,

--Eve gittiğinde anana söyledin mi Elvan kızı isteyeceğimizi?

--Yok, abi nasıl söyleyeyim, daha elde yok avuçta yok. Hele bir işler yoluna girsin daha sonra inşallah. Hem tamam deseler ne yaparız ne ederiz.

--Yok İlhan kardeş sen bu işi beceremeyeceksin en iyisi ben söyleyeyim. Sen söylemenin tavını beklerken kız evlenip uçup gidecek, sonra senin de söyleyecek bir şeyin kalmayacak dedi.

--O kadar olur mu İsmail abi dedi İlhan. Durum oraya doğru mu gidiyor.

--Kız ne zamana kadar engel olabilir ki İlhan? Eninde sonunda kabul etmek zorunda kalacak, yoksa senin yapacağın bir şey yok. Yoksa sen bu kızı gerçek sevmiyor musun, gönül mü eğlendiriyorsun sen bununla dedi?

--Yok abi ne gönül eğlendirmesi, adam gibi seviyorum ama önceden benle dalga geçiyor sanıyordum, bana naz yapıyor sanıyordum ama Elvan’da gerçekten de beni seviyormuş, bu gün daha iyi anladım dedi. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 163
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 33
Kayıt tarihi
: 24.04.18
 
 

Uzun mu yoksa kısa mı olduğunu bilemediğim bir yolun sonuna adım adım yürüyorum. Yol arkadaşlarımın..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster