Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Aralık '19

 
Kategori
Öykü
Okunma Sayısı
7
 

ÇYK/A-20 Keşif 13/13

Zaptın altına imzası açılanlar kağıt dolup da daktilodan çıkarıldığında iki nüsha zabıtı da imzaladılar. Sonra daktiloya arasına karbon kâğıdı konulmuş başka kağıtlar takıldı ve keşife devam olundu. Pera palas otelinin kasasından çıkartılarak alınan belge dosyasına takıldı. Otel Müdürüne soruldu.

--Sayın Orhan Koparan, otelinizde emanet kasa da kimler eşyalarını saklayabilir.

--Sayın Hakim, Otelimizin Müşterilerimiz için hizmete sunduğu Emanet Kasası. Otelimizin hizmete girişinden itibaren vardır. Otelde kalan müşterilerimiz yanlarındaki kıymetli eşyalarını Kasa defterine kaydettirerek bırakabilirler. Ayrıca kasa defterine emaneti alacak kişinin de adı yazıldığından sadece defterde adı yazılı kişiye verilmektedir. Ve emanet kasamız gördüğünüz gibi iki anahtarlı olup birisi bendedir. Diğeri de kasadan sorumlu olan muhasebecimizdedir. Hiç kimse tek başına kasadan bir şey alamaz.

--Peki otel dışındaki kişilerde emanet kasasından faydalanabilirler mi?

--Müşterilerimiz dışında pek kimse kullanamaz ama çok iyi tanıdığımız çok hatırlı eski müşterilerimiz de Emanet Kasasını kullanabilirler. Hakim,

--Anladım, demek ki Nusret Namık Kendircioğlu da sizin hatırlı eski müşterilerinizden dedi.

--Yaz kızım dedi, Hakim Zabıt katibine. Gereği Düşünüldü.

1- Fen Memuruna raporunu vermesi için duruşma gününe kadar mehil verilmesine,

2- Fen Memuruna mesaisine karşılık 15 Lira ücret takdirine,

3- Pera Palastan alınan belgenin dosyaya konularak Vasiyetname gibi değerlendirilmesine,

4- Mahkeme heyetine kanuni keşif ücretlerinin ödenmesine,

5- Keşif mahalline gelinen taksilerin her birine 30ar lira ücret takdirine

6- Yapacak başka bir işlem kalmadığından keşife son verilmesine karar verildi.

                     24.11.1976

                                     Kamile Boztopak                Baykal Eralp         

                                      Zabit Katibesi                   Sulh Hakimi

 

Yazan katibe kağıtları daktilodan çıkardı ve imzalandıktan sonra dava dosyasına taktı. Daktilosunu kapağını kapatarak hazır etti. Bu sırada Otel Müdürü Orhan,

--Hakim bey işimiz bittiyse birer yorgunluk kahvesi alır mısınız diye sordu?

--Eh alalım madem dedi. Gerçekten de yorucu bir keşif oldu.

Keşif bittiği için kâtibe hanım da rahatlama ihtiyacı hissetmişti. Hakim ve Efe İsmail birer sigara yaktılar. Tabii ki hâkimin sigarası filtreliydi. Geriye iyice yaslanan hâkim yorgunluk atıyordu. Hâkimin gözü İlhan’a takıldı,

--Ne dersin İlhan Aslantürk, Nusret Namık Kendircioğlu’nun vasiyetini yerine getirebilecek misin? Çok zor şartlar ileri sürmüş dedi. İlhan da hâkime,

--Hakim bey, bizim esas amacımız sadece kahvehaneye ruhsat almaktı. Ama belediye görevlisi bize “Ya tapu getireceksiniz ya da kira kontratı” diye diretince biz de dava açmaya mecbur kaldık. Ölmüş rahmetlik olmuş Nusret abiden kira kontratı alamazdık, dolayısıyla ruhsat ta alamazdık. O zaman da vasiyet tamamen yerine getirilemeyecekti. Bir şey daha söyleyeceğim ama yalnız size. Daha sonra söylerim. Nusret Abinin anası Seher hanım 1970 yılında koleradan ölmüş. Zaten bizim Türk kültüründe zayıfa yardım etmek vardır. Bu nedenle de vasiyet teki diğer hususlar bana ekstra yük olmaz.

--Doğru dedi hakim, sen gerçekten de Nusret’in aradığı özü sözü mert birine benziyorsun,

--Bilmiyorum, ben çocukluğumdan beri böyleyim, dedi İlhan.

--Sen ne diyorsun Efe İsmail dedi Hakim.

--Eğer Nusret abi sağ olsaydı, bu sözleri bu İlhan kardeş için mi yazdın derdim.

Bu sırada çaylar ve kahveler geldi ve rahat koltuklara gömüymüş olarak içtiler sonra da Otel personeli ile vedalaşarak otelden ayrıldılar. Taksilerine binerek adliyeye gitmek üzere yola çıktılar.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 176
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 31
Kayıt tarihi
: 24.04.18
 
 

Uzun mu yoksa kısa mı olduğunu bilemediğim bir yolun sonuna adım adım yürüyorum. Yol arkadaşlarımın..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster