Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Mart '20

 
Kategori
Öykü
Okunma Sayısı
11
 

ÇYK/A 24 Duruşma Heyecanı 4/8

Bu sırada yürüyerek sokaktan cadde kavşağına kadar geldiler, tokalaştılar ve ertesi günü mahkeme salonunda buluşmak üzere ayrıldılar. İlhan ile Efe İsmail otobüs durağına doğru giderken Tahir de bir pide salonuna gitmek üzere yol alıyordu.

Biraz bekledikten sonra gelen Üsküdar otobüsüne bindiler. İstanbul trafiğinde yarım saatten fazla dura kalka yol aldıktan sonra Üsküdar’a geldiler. Otobüse binerken zaten kararmak üzere olan hava bulutlar nedeniyle de iyice kararmıştı. Caddelerdeki direklerde lambalar yanıyordu. Kar yağışı yanan elektrik lambalarının etrafında turuncuya çalan bir hale meydana getiriyordu. Yağmur başlayacak başladı derken kar yağışı başlamıştı. Gelen otobüse kendilerini zor attılar. Kendilerinden sonraki duraktan otobüse binenler üstlerinden karları silkeliyorlardı. Üç durak sonra yaşlı bir karı koca otobüse binince İlhan yerinden kalkarak kadına yer verdi. Efe İsmail de yer verdiyse de adam “teşekkür ederim ama ben daha gencim”diyerek reddetti. Daha sonra binen bir başka kadın Efe İsmail’in yerine oturdu. Sonra da yok yere İsmail’den rahatsız olup kötü kötü baktı.

Yarım saat daha geçtikten sonra mahallede Emin Ali Paşa camiinin önünde otobüsten indiklerinde kar yağışı biraz hızlanmıştı. Kocayol caddesini İlhan parkasının kapüşonunu kafasına geçirerek, Efe İsmail ise boynundaki atkısını başına ve boynuna sararak hızlı adımlarla yürüyerek kahvehanenin önüne geldiklerinde kar yağışı yeniden yavaşlamıştı. İlhan,

--İsmail abi ben eve gidiyorum, yemekten sonra belki çıkarım dedi.

--Ben de eve gidiyorum dedi, öğlenden kalan yemeği ısıtıp yiyeceğim dedi. Erken yat da erken kalk, yarın sabah erkenden görüşürüz dedi.

İlhan el salladı ve hızla eve doğru yürüdü. Havaların iyice bozduğundan beri bir haftadan fazladır Elvan’ı görmediğini düşündü. Sokağından geçsem mi derken aklına annesinin “akşama gelirken ekmek getir”dediğini hatırladı. Dönerek fırına baktı, fırın kapalıydı, İlhan da Pangal bakkala gitti. Dolapta tazeliğini yitirmiş iki ekmekten birini alarak parasını ödedi.  Elvan aklından çıkmıyordu, birden Elvan’ı yanında yürüyormuş gibi düşledi. Elini uzatıp elini tutmak istedi ama düş olduğunu biliyordu. Sağ tarafına baktı Elvan orada kendisine sıcacık gülümsüyordu. İçi ısındı, bir sevinç duydu, sonra da etrafına bakındı gecenin karanlığında kendisini gören kimsenin olmadığı kanaatine varınca düşündeki Elvan’a bir öpücük gönderdiğinde evin kapısının önüne gelmişti.

Evin kapısını çaldı, annesi açtı ve merakla sordu,

--Oğlum İlhan’ım geç kaldın, hayırdır inşallah, bu kadar geç kalmazdın.

--Kusura bakma ana dedi İlhan. Üsküdar’a gittikte anca geldik.

--Hayırdır oğlum, niye gittiniz Üsküdar’a diye sordu Zeynep kadın merakla, gözlerini dikmişti;

--Ana kahveye gittiğimden beri İsmail abi bir acayip davranıyordu, ben de çok dikkatliydim. Çayları içerken falan hiç konuşmadık, sadece havadan sudan falan konuştuk. Dördüncü bardakları içerken ben dayanamadım, “İsmail abi, yarın ne olur dersin, işler yolunda gider mi acaba” dedim. O da “ne bileyim, Tahir de başka haber getirmedi ki bilelim” dedi. Ben de “belki o da bilmiyordur, bilse gelirdi her halde değil mi?” dedim. Biraz durduktan sonra “İstersen çayı içtikten sonra bir dolanıp gelelim, ne dersin?” diye sorunca ben de “Olur” dedim. Çayları zor içtik otobüse bindiğimiz gibi Üsküdar’a gidip karakola damladık.

--Eee ne dedi Tahir Efendi? Size niye haber vermemiş?

--Tahir komiser bir haftadır hastaymış, evde yorgan döşek yatıyormuş.

--Vah zavallı vah. Eee siz ne yaptınız bu zamana kadar?

--Önce onun odasındaki diğer komiser arkadaşıyla konuştuk, adı Şerafettin’miş. Bize Selahattin’i bulup mahkemenin celbini tebliği ettiklerini söyledi. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 213
Toplam yorum
: 1
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 31
Kayıt tarihi
: 24.04.18
 
 

Uzun mu yoksa kısa mı olduğunu bilemediğim bir yolun sonuna adım adım yürüyorum. Yol arkadaşlarım..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster