Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Temmuz '20

 
Kategori
Öykü
Okunma Sayısı
17
 

ÇYK/A-30 Yeni Malzemeler 1/9

A-30 Yeni Malzemeler (22 Aralık çarşamba)

Üsküdar Polis Karakolundan çıkan İlhan ile Efe İsmail’in yüzüne soğuk hava dalgası çarptı ama onların soğuğu falan duyacak halleri yoktu. Üç aydır uğrunda çalıştıkları kahvehaneyi sonunda açabileceklerdi. Müjdeyi Kahveci Musa’ya da vermek için Musa’nın kahvehanesine giderken yolda gördükleri camcıda ruhsatları çerçevelettiler ve gazeteye sarılı çerçeveler ellerinde olarak kahvehaneye geldiler. İçerde beş tane ihtiyar müşteri vardı, ikisi tavla oynuyordu, biriside onları seyrediyordu. Diğer ikisi de masada çayları soğumak üzere gazeteye dalmışlardı. Ocağa yakın bir masaya oturdular, Musa üç çay yaptı, getirip masaya bıraktı kendisi de oturdu.

--Ne oldu? Evrakları tamamladınız mı dedi. Efe İsmail,

--Tamam, dedi. Ruhsatiyeleri aldık, çerçevelettik bile.

--Yaa! dedi Musa, çok memnun oldum. Tebrik ederim İlhan kardeşim, Hayırlı Olsun.

Sonra sarıldılar, Musa gerçekten çok sevinmişti. Efe İsmail gazete kâğıtlarına sarılı olan Kahvehane Açılış Ruhsatiyesi ile Tatil Günleri Çalışma Ruhsatiyesini çıkartarak Musa’ya gösterdi. İlhan’ın omzuna vurarak onu da sevincine ortak olmaya çağırdı.

--Şimdi sıra çay kazanı almaya geldi dedi Efe İsmail. Yalnız cepte para kalmadı önce bankadan biraz para çekmemiz lazım dedi.

Çaylarını içip kalktılar, Musa garsona yine bir göz kırparak “Ben birazdan gelirim” dedi. Paltolarına sarılıp dışarı çıktılar. Soğuk biraz daha artmıştı, atkılarını da ağızlarına kulaklarına sardılar Önce bankaya giderek Efe İsmail’in para çekmesini beklediler. Yarım saatten fazla geçmişti ki bankadan çıktılar ve Musa,

--Şimdi de çay ocağı bulacağımız bir yere gidelim, kazanlara bir bakalım, davlumbazda lazımdır size bir de davlumbaz bakalım. Fiyatlarını öğrenelim sonra başka yere de bakarız dedi.

Geldikleri sokaklara benzer ara dar sokaklardan ve iki bina arasındaki idrar kokan kısa geçitlerden geçerek başka bir yere geldiler. İçeriye girmeden önce,

--Hemen tamam deyip almayın dedi. Biraz araştırıp bakacağız falan deyin. Sonra da çok hoşunuza giden bir şey görürseniz “çok pahalı“deyin ki pazarlık yapalım dedi.

--Tamam, Musa Efendi anladım, dedi Efe İsmail.

İçeriye girdiler, her taraf lokanta ve kahvehane malzemeleri doluydu. Yemek kazanından, karavanasından sefer tasına kadar, masasından sandalyesine kadar gerekli olan her şey vardı. Gelenleri görünce içerdeki masadan genç irisi gibi birisi kalkıp geldi ve

--Hoş geldiniz efendim diye neredeyse eğilerek selamladı.

Efe İsmail ise kendilerini karşılayan kişinin genç irisi bir toraman olduğunu sanmıştı ama adamın konuşmasından onun genç görünen ama yaşı yerinde biri olduğunu anlamıştı. Musa ise zaten önceden görmüştü, tanıyordu. Sadece İlhan karşısında hala bir çocuk durduğunu düşünüyordu. Adamın yaşının 15-16 olduğunu sanan İlhan Az kalsın “baban yok mu ufaklık”diyecekti ki tam o sırada Musa,

--Selamünaleyküm Sami Bey, nasılsın dedi.

--İyiyim efendim teşekkür ederim dedi, sonra da yana doğru çekilircesine bir hareketle buyurun dedi.

Musa, Efe İsmail ve onları takiben İlhan mağazanın dip tarafına doğru yürüyerek masaya kadar geldiler. Masanın önünde üstleri kahverengi deri gibi görünen iki tane sandalye vardı, başka bir delikanlı bir sandalye daha getirdi. Oturdular, havalardan, soğuktan falan kısaca söz ettikten sonra Musa,

--Sami Bey, bize bir çay kazanı bir de davlumbaz lazım dedi.

--Onlardan bol ne var ki, dedi Sami. Bilirsin kazanlarımızın hepsi de paslanmazdır, kaç demlikli, kaçlık olacak? Altının ocağı kahve ocaklı mı olacak dedi.

--Altının eskiden bir ocağı vardı dedi Musa, ocağın üstüne kazan alacağız. Bir de davlumbaz.

--Ocağın üstüne kaçlık kazan oturuyordu diye sordu Sami.

--Santimini bilmiyoruz da ip ölçüsünü alıp geldik dedi Musa.

ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 225
Toplam yorum
: 1
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 31
Kayıt tarihi
: 24.04.18
 
 

Uzun mu yoksa kısa mı olduğunu bilemediğim bir yolun sonuna adım adım yürüyorum. Yol arkadaşlarım..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster