Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Temmuz '20

 
Kategori
Öykü
Okunma Sayısı
18
 

ÇYK/A-31 Açılış 3/9

--Kahve boş değil Taylan abi dedi, Kahve Çatal Yürek Nusret Abimin. Birazdan gelip içecekmiş dedi ve gitti.

Timur ve Taylan birbirlerine bakıştılar. Bir dakika sonra Efe İsmail yanında İlhan ile döndü ve İlhan’a boş sandalyeyi göstererek,

--Buyur Abi dedi İlhan’a kahven hazır. İlhan geçti oturdu ve kahveyi alıp,

--Hoş Geldiniz, Şeref verdiniz dedi.

Masadakilerin hepsi mesajı almıştı, masaya oturanın boyu posu şekli şemali ve hatta adı değişik olsa da gayrı onun adı Nusret’ti. Bu post Nusret’in postuydu. Kahveleri içtiler ve Şerbetli Taylan, Karaşın Timur müsaade istediler.  Onlarla beraber Koçukaralı Abuzer de müsaade istedi ve Sakallı Seyfi ile beraber kalktılar. Şerbetli Taylan ile Karaşın Timur çıkarken Ali Canip’e teşekkür etmek için uğradılar ve dışarıya çıkınca da bekleyen adamlarının elindeki paketi alarak Efe İsmail ve İlhan’ın yanına gidip, Şerbetli Taylan,

--Hayırlı Olsun demek ve Hayırlı Olsun Hediyesi vermek adettendir dedi.

--Evet dedi Karaşın Timur, azımızı çoğa say, kusurumuza bakma dedi.

--Estafurullah dedi Efe İsmail,

--Ayağınıza sağlık dedi İlhan geldiniz bizi mutlu ettiniz.

Karakoçulu Abuzer ise basarak yok etmek için geldiği kahvehanede böyle bir durumla karşılaştığı için zaten şaşkındı ve ne diyeceğini bilemedi. Ancak hemen bir çare bulmuş olmak için,

--Kusura bakmayın dedi, açılışı dün gece geç vakitte öğrendim bu sebeple hazırlıksız geldim. Bunu telafi etmek için size bir teklifim var. Bu benim hususi, hoşunuza gittiyse Hayırlı Olsun Hediyesi olarak size vermek isterim. Kabul ederseniz çok memnun olurum, eğer bu renk hoşunuza gitmediyse müsaade edin yarın ikindin size o renkte bir hususi hediye edeyim dedi.

İlhan hayatı boyunca böyle bir teklifi şimdiye kadar hiç duymamıştı, bundan sonra da duyacağını sanmıyordu. Soran gözlerle Efe İsmail’e baktığı anda Efe İsmail,

-- Abuzer Bey, hediyenizi almış kadar olduk, nazik teklifiniz için çok teşekkür ederiz, diyerek teklifi kibarca reddetti.

--Allah kolaylık versin, Allah utandırmasın dedi ve sakallıyı da peşine takıp diğerlerine de bir el işaretiyle çağırarak otomobillerine binerek gittiler.

Kahvehanenin açılışına akşama kadar neredeyse tüm mahalle geldi. Sadece mahalle mi? Nereden haber aldıysa Nusret’in kız kardeşi Esmahan ve kocası Celal da geldi. Esmahan kahvehanenin üstünde “Çatal Yürek Kahvehanesi” yazdığı için çok memnun oldu. Nusret ağasının verdiği karara bir kere daha saygı duydu. Gelip hayırlı olsun diyenler arasında tanımadıkları çoktu. Öğleyin Musa hayırlı olsun diyerek kendi kahvehanesine gitti. Tanımadıkları arasında merak edenler de vardı, başka niyetle gelenler de. Bazıları da neler olup bitiyor, kimler gelip gidiyor diye çetele tutanlar bile vardı. Hususi taksilerle gelenler Efe İsmail’e Hayırlı Olsun Hediyelerini bırakıp gidiyorlardı. Bu olup bitenlere İlhan bir anlam veremiyordu. Tanımadığı bir sürü kişiler gelip birer çay veya kahve içip gidiyorlardı. Kapının önleri bile çelenkten geçilmiyordu.

Kahvehanenin bu şaşaalı açılışı Zeynep kadının kulağına kadar gelmişti. Evde hızlı hızlı gezinip merak etmeye başlamıştı; “bu gelip gidenler kim?”Küçücük bir kahvehaneye niye İstanbul’un diğer taraflarından hatta karşı taraftan gelip de bir çay içip gidiyorlar? Daha dün askerden gelmiş bir saf oğlanın bu kadar arkadaşı olamazdı. Bu nasıl bir iş, bu oğlan nelere bulaşmış dedi.

Sadece Zeynep kadın değildi böyle düşünen, Efe İsmail bile aynı tür düşünceler içindeydi. Efe İsmail’in açılıştaki tek düşüncesi “Açılacağı gün önceden belli olsun, Millet duysun kahveye müşteri gelsin, ayağı alışsın”diye düşünmüştü. Bu kadar insana kim niye haber vermişti. Haydi, Şerbetli Taylan ile Karaşın Timur Nusret abinin eskiden tanıdığı kişilerdi tamam ama diğerlerinden pek çoğunu kendisi bile tanımıyordu. Koçukaralı Abuzer’in de buraya hayırlı olsuna gelmediği belliydi. Bir hızla kahvehaneyi dağıtmak ve sakallı ile adamların intikamını almak için gelmişti belki ama hele içeriye girdiği anda Şerbetli Taylan ve Karaşın Timur ile karşı karşıya kalması ile de düşüncesinden anında vaz geçerek hızlı bir U dönüşü yapmıştı. En kötüsü ise dağıtmaya ve sahibini hacamat etmeye geldiği kahvehaneden giderken bir hediye verme zorunluluğu duyup da aklına ilk geldiği yalana sarılıp bir hususi almak zorunda kalmasıydı.

  İlhan desen onun hiç hayaline bile sığmıyordu bu olanlar. Mahallenin ahalisinin kahveye gelmesini beklerken, hatta arka komşu Turgut amcayı çağırıp çay kahve söylerken bile insanların kahvehaneye gelmeyeceğini sanıyordu. Ama hiç tanımadığı bir sürü insan gelmişti. Kelli felli adamlar kocaman kocaman Amerikan hususilerine binip gelmişlerdi. Giderken de bir sürü hediye bırakmışlardı. İçini açıp bakmamışlardı ama paketlerin içinde demlik veya çay bardağı olmadığı kesindi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 247
Toplam yorum
: 1
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 30
Kayıt tarihi
: 24.04.18
 
 

Gittikçe kısalan bir yolun sonuna adım adım yürüyorum. Ancak beni yol değil yol arkadaşlarım yoruyo..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster