Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Eylül '20

 
Kategori
Öykü
Okunma Sayısı
13
 

ÇYK/A-33 Cennet'e Gitmesi 2/6

--Evet, doğrudur ikisinin de haberleri yok.

--Abi şimdi bu arkadaşlar bizim hakkımızda kafalarında bir şeyler geçiyor mu acaba, Bu paraların üzerine bir planları var mıdır diyorum?

--Yok, İlhan kardeş eğer öyle bir şey olsaydı birisi bana bir şeyler çıtlatırlardı. Şimdiye kadar hiç öyle bir söz duymadım. Zaten Canip abi “Efe şunları al git burada başına bir şey gelir”dedi de bende onları aldım buraya getirip sandığa koydum. Sen içini ferah tut İlhan kardeş.

--İyi madem haydi gidelim artık, içerdekiler yanlış bir şeyler düşünmesinler.

Efe İsmail ile İlhan kahvehaneye geçmek için kalkıp ön tarafa geçenken tam tahta kapıyı kapattığı anda kahvehanenin önünden geçmekte olan Elvan’ı gördüler. Elvan bakkaldan dönüyordu. İlhan hemen Elvan’ın yanına koştu. İlhan Elvan’ın yüzüne bakınca bir şeylerin ters gittiğini ve uzun bir zamandır da Elvan’ı ihmal ettiğini anladı.  

--Nereden geliyorsun benim ay yüzlüm, ceylan gözlüm, yiğit sözlüm dedi.

--Ben nereden senin sözlün oluyorum yalancılar kıralı. Hani beni isteyecektiniz noldu?

--İsteyecez kız, sende ne koca meraklısı çıktın öyle? Hele biraz sabret gönül bağımın gülü.

--İsteyecez isteyecez deyip duruyon amma bir şey yaptığın da yok, yoksa sen beni kandırıp oyalıyon mu? Hele sen bana söyle anana beni söyledin mi?

--Söyledim tabii söylemez olur muyum, anam da biz şimdik nerden para bulcez de nasıl düğün yapcez heç bi hazırlığımız yok diyor.

--Ne hazırlığı yapcemiş anan öyle? Yoksa sana sandık sandık çeyiz mi yapcemiş?

--Dalga geçme Elvan, ne sandığı ne çeyizi? Sandık çeyizi değil amma biz evlenince hiç eşya lazım değil mi bize? Sen eski eşyalı bir eve mi gelin gelcen, ceylan gözlüm kıyar mıyım ben sana kız.

--Kıyıyon işte. Kaç gündür hiç arayıp soruyon mu? Bu kız sağ mı ölü mü, iyimi kötümü diyon mu hiç. Varsa yoksa kahve. Beni kaybettikten sonra doyasın kahvene.

--Biz evlendikten sonra bize baban mı bakacak kız Elvan? Valla ne güzel olur, kız beni iç güveysi alsanız ya, o zaman hiç çalışmam hep senin yanında olurun. Durmadan seni öper kokların.

--Terbiyesiz terbiyesiz konuşma, iç güveysi gelcemiş de, çalışmacemiş de, hep benim kıyımda oturup durcemiş de, beni öpüp kokleyip durcemiş de. Ben sana ne deyom. Beni sarıp sarmaleycesen, yanaklamdan öpüp kokleycesen, öyle boş boş oturmayacan. Gönderecen ananı beni istetecen.

--Ben istetmeyecem mi deyom Elvan’ım, ben de seni çok istemiyom mu? Lakin biraz sabret diyom. Hele bir dur, bir düşünelim deyom. Şimdi bir kere istedin mi bunun geri dönüşü yok.

--Neyin geri dönüşü yok İlhan, neyin geri dönüşü yok? Sen beni oynenilcek kız mı sanıyon?

--O nasıl laf öyle kız, ne oynanılceği, evlenip yuva kurulecek kızsın, başa tac edilecek kızsın, sen uğruna can verilecek kızsın. Oynanılcek kız ne demek kız, nereden çıkardın sen bu lafları.

--Ben çıkarmadım İlhan sen çıkardın. O ne demek öyle, geri dönüşü yok?

--Ne demek olacak Elvan bu düğün işine bir başladın mı hele durun biraz bekleyin de ben üç beş kuruş para kazanen de eşya alalım. Hele biraz sabredin de düğün parası biriktiren denir mi? Kız evi bunları düşünür mü hiç? Yok şunu isteriz yok bunu isteriz diye hiç akıla gelmeyen dünyanın masrafı çıkar. Bu masraflar da ne akıla gelir ne de göze gelir. Bir sürü para harcarsın ama ortada bir şey olmaz. Ben bunları diyom Elvan sen lafı neresinden anlıyon hiç bilmiyom ki. Ben gece gündüz seni düşünürken, rüyalarımda hep seni görürken senin bana dediğin lafa bak Elvan. Benim aklım senin gözlerinde kalmış, benim aklım senin dudaklarında kalmış.  Bana sımsıkı sarılışında kalmış, beni demirci körüğüyle harlanmış demir ocağı gibi her yerimi yakan, eriten nefesinde kalmış. Benim aklım külliyen sende kalmış, mecnun gibi sana ulaşmaya çalışan şu divane bedeni hele niye suçlarsın. Sen benim sana sevdamı bilmez misin de içime yeni cehennem ateşleri yakarsın.

--Yeter İlhan yeter sus, söyleme gayri, söyleyip de beni de yakma. Söyleyip de içimdeki yaralara tuz basma. Söylediğin her bir sözün benim ciğerime sıkılan dom dom kurşunu gibi beni parçalıyor. Sen benim seni nasıl sevdiğimi bilmiyor musun? Söylediğin her söz nara dönmüş demir gibi ciğerimi dağlıyor. Sen sevdiğim, bana hiç mi acımıyorsun.

--Ne yaptın yine deli kız, beni de ateşe attın kendini de. Gel sana bir sarılayım.

--Ne, burada sokak ortasında mı, sen delirdin mi yoksa beni öldürtecek misin?

--Ben ne söylediğimi biliyor muyum? Ha ben anamı biraz sıkıştırayım da size doğru bir gelsin.

--Haydi hayırlısı, gelsin bir çıtlatsın bakalım işlerin sonu nereye varacak.

--İnşallah iyiye varacak, iyi diyelim de sonu da iyi olsun, iyi haydi bakalım evine git artık.

--Haydi sana iyi günler İlhan, İsmail abine selam söyle.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 255
Toplam yorum
: 1
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 30
Kayıt tarihi
: 24.04.18
 
 

Gittikçe kısalan bir yolun sonuna adım adım yürüyorum. Ancak beni yol değil yol arkadaşlarım yoruyo..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster