Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Eylül '20

 
Kategori
Tıp
 

D VİTAMİNİ NEDİR ?

Sürekli yorgunum,

Sürekli başım ağrıyor,

Sürekli halsizim,

Sabahları yorgun uyanıyorum,

Ağrıya çok fazla duyarlıyım vs. vs. 

 

En seçeneğe evet diyorsanız bu yazıyı okumanızı öneririm !

 

D VİTAMİNİ NEDİR ?

D Vitamini, vücudumuzda ki tüm sistemlerde direkt yada dolaylı yoldan mutlaka güçlü etkileri olan son derece önemli bir vitamin grubu olarak geçmektedir. D vitamini diğer vitaminlerin aksine bir hormon gibi işlev görür ve vücudumuzdaki her hücrede D vitaminini algılamak için bir reseptör bulunur. Her canlı hücrede bu reseptörün olması bile önemini çok daha anlaşılabilir bir hale getirmektedir.

D VİTAMİNİ VÜCUTTA NASIL ÜRETİLİR ?

Cildiniz güneş ışığına maruz kaldığında vücudunuz bunu kolesterolden yapar.

D VİTAMİNİ HANGİ BESİNLERDE BULUNUR ?

Deniz mahsülleri, yağlı balıklar ve zenginleştirilmiş süt ürünleri gibi belirli yiyeceklerde  bulunur ancak D vitaminini tek başına diyetle yeterli miktarda almak neredeyse imkansızdır. Mutlaka bir sağlık uzmanı tarafından belirlenecek gerekli miktar ihtiyaç halinde vitamin-mineral takviyesi olarak alınmalıdır. . D vitamini eksikliği ülkemizde ve Dünya’da çok yaygındır. Dünya çapında yaklaşık 1 milyar insanın kanlarında düşük vitamin seviyelerine sahip olduğu tahmin edilmektedir  2011 yılında yapılan bir araştırmaya göre, ABD'deki yetişkinlerin% 41,6'sında Vitamin D seviyesi eksiktir. Bu eksiklik oranı İspanyollarda % 69,2', Afrikalı Amerikalılarda ise % 82,1'e çıkmaktadır. Bu çalışmaların sonucuda göstermekteki neredeyse her vatandaş belirli oranda D vitamini eksikliği yaşamaktadır.

D VİTAMİNİ EKSİKLİĞİNİN SEBEPLERİ NELERDİR ?

  • Çok koyu tenli olmak,
  • Yaşlılık,
  • Fazla kilolu veya obez olmak,
  • Çok fazla balık veya yeterli miktarda fermente süt ürünleri tüketmemek.
  • Yıl boyunca yeteri miktarda güneş ışığına maruz kalmamak,
  • Özellikle güneş ışığı oranının yüksek olduğu ilkbahar-yaz aylarında sürekli olarak güneş kremi kullanmak ve doğal güneş’e maruz kalmamak.
  • Kapalı alanda çok fazla vakit geçirmek,
  • Egzersiz ve hareket azlığı gibi durumlar Vitamin D eksikliğinizin oluşmasında en büyük sebepler olarak sıralanabilir.

En  büyük D vitamini kaynaklarından birisi Güneş ışığına doğru biçimde maruz kalmaktır.Sık sık güneşe maruz kalan insanların ciltleri, vücut ihtiyacını karşılamaya yetecek kadar D vitamini ürettiği için eksik olma olasılığı güneş ışığına yeteri kadar maruz kalmayan kişilerde daha düşüktür.

D VİTAMİNİ DÜŞÜKLÜĞÜ NASIL ANLAŞILIR ?

D Vitamini yaşam için hayati bir öneme sahip olmasına rağmen eksikliğini hemen kendinizde hissedemeyebilirsiniz. Bu yüzden sizler için hangi durumlarda D vitamini eksikliği akla gelmelidir bunu anlatmaya çalışacağız.

SIK SIK HASTALANMAK VEYA ENFEKSİYON KAPMAK

 

  • D vitaminİnin en önemli rollerinden biri, bağışıklık sisteminizi güçlü tutmaktır, böylece hastalığa neden olan virüsler ve bakterilerle savaşabilirsiniz. Çünkü doğrudan enfeksiyonla mücadele eden sorumlu hücrelerle etkileşime girer ve onların virüs ve bakterilerle daha güçlü bir şekilde savaşması için alt yapısını oluşturur. Ayrıca ve özellikle sık sık soğuk algınlığı yaşıyor ve sürekli gribal enfeksiyonla mücadele etmek zorunda kalıyorsanız düşük D vitamini seviyesine sahip olabilirsiniz.

 

  • Birkaç büyük gözlemsel akademik çalışma; Düşük D vitamini seviyelerinin soğuk algınlığı, bronşit ve zatürree gibi solunum yolu enfeksiyonlarına sebebiyet oluşturma konusunda etkileşim oluşturduğunu göstermiştir.
  • Bir başka akademik çalışma ise; yetişkinler için günlük 4.000 IU'ya kadar D vitamini takviyesi almanın solunum yolu enfeksiyonları riskinizi azaltabileceğini bulmuştur. Bu konuda mutlaka sağlık uzmanına danışın !

 

  • Bir başka çalışmada ise; D vitamini seviyesi ciddi oranda düşük olan Kronik akciğer rahatsızlığı teşhisine sahip KOAH'lı bireylerle yapılan bir çalışma. Çalışmada ciddi D vitamini eksikliği olan KOAH’lı kişilere bir yıl boyunca yüksek dozda D Vitamini takviyesi verildikten sonra önemli ölçüde yarar ve fayda gördükleri anlaşılmış.

 

 

KEMİK VE SIRT AĞRISI PROBLEMLERİ

 

D vitamini vücutta kemik sağlığının korunmasına çeşitli şekillerde yardımcı olur. En önemli etki şekli kemik ve eklem sağlığı için önemli olan kalsiyum emilimini artırır.

 

  • Yapılan bilimsel çalışmalar ve klinik gözlemimiz göstermekte ki; kemik ağrısı ve bel ağrısı, yetersiz D vitamini seviyesinin belirtileri olabilir. Bu konuda yapılan büyük gözlemsel çalışmalar; kronik bel ağrısı ile D vitamini arasında ciddi bir ilişki bulmuştur.

 

  • 9.000'den fazla yaşlı kadında D vitamini seviyeleri ile sırt ağrısı arasındaki ilişkiyi inceleyen bir çalışmada da; araştırmacılar eksikliği olanların günlük aktivitelerini sınırlayan şiddetli sırt ağrısı olmak üzere ağrıya daha yatkın hale geldiklerini ıspatlamıştır.

 

  • Kontrollü bir diğer çalışmada ise; D vitamini eksikliği olan kişilerin, normal aralıkta olanlara kıyasla bacaklarında, kaburgalarında veya eklemlerinde kemik ağrısı yaşama olasılığı neredeyse iki kat daha fazla olarak ıspatlanmıştır.

 

DEPRESYON

Depresif ruh hallerinin D vitamini düşüklüğü ile ilişkisi olabilir.

 

YARA İYİLEŞMESİNDE GECİKME

Özellikle cerrahi bir operasyon sonrası veya basit yaralanmaların ciltte geç iyileşmesi düşük D vitamini seviyesiyle ilişkisi saptanmıştır.

Diyabetik ayak yaraları, diş enfeksiyonlarında geç iyileşme durumlarınız vitamin D eksikliğine sebebiyet olabileceği gibi lütfen ilgili sağlık uzmanınızla iletişime geçiniz.

KEMİK YOĞUNLUĞUNDA AZALMA, KEMİK PROBLEMLERİNE YATKINLIK ve KEMİK ERİMESİ

D vitamini, kalsiyum emiliminde ve kemik metabolizmasında çok önemli bir rol oynar. Kemik kaybı teşhisi konan birçok yaşlı insanın daha fazla kalsiyum almaları gerektiğine inanılmakta ancak D vitamini takviyesi ve eksikliği her zaman gözden kaçırılmakta.

Düşük kemik minerali yoğunluğu, kemiklerinizin kalsiyum ve diğer mineralleri kaybettiğinin bir göstergesidir. Bu durum kişileri özellikle menopoz sonrası kadınları kemik problemine daha yatkın hale getirir.

Menopozda veya menopoz sonrası 1.100'den fazla kadında yapılan büyük bir gözlemsel çalışmada, araştırmacılar düşük D vitamini seviyeleri ile düşük kemik mineral yoğunluğu arasında güçlü bir bağlantı bulmuşlardır.

Bununla birlikte yapılan önemli bir çalışmada göstermekte ki; kemik problemlerinden önce ideal D vitamini aralığında bulunmak hastalık sonrasına göre daha koruyucu ve etkili olmaktadır.

 SAÇ DÖKÜLMESİ

Saç dökülmesi probleminin düşük D vitamini seviyesi ile ilişkisi bulunmaktadır.

KAS AĞRILARI

Kas ağrısının nedenlerini belirlemek genellikle zordur. Yapılan çalışmalar kas ağrıları ile D vitamini seviyelerinin direk ilişkisini bulmuştur. Düşük D vitamini seviyeleri kas ağrısı problemlerini daha fazla arttırmaktadır. Çocuklarda ve yetişkinlerde; D vitamini eksikliğinin potansiyel bir kas ağrısı nedeni olabileceğine dair bazı kanıtsal çalışmalar vardır ve yapılmıştır.

Bir çalışmada, kronik ağrısı olan kişilerin% 71'inde D vitamini seviyesinin eksik olduğu bulunmuştur. Çünkü; D vitamini reseptörleri ağrıyı algılayan nosiseptör adı verdiğimiz sinir sistemi hücrelerinde bulunur ve D vitamininin vücuttaki düşüklüğü bu reseptörleri daha hassas bir hale getirir. Dolayısıyla kişi ağrıya daha fazla duyarlı hale gelir ve ağrı hisseder.

Sonuç olarak;

Ülkemizde D vitamini eksikliği inanılmaz derecede yaygındır ve çoğu insan bunun farkında bile değildir. Bunun en önemli nedeni, D vitamini eksikliği vüutta çok önemli bir belirti vermez ve özel bir belirleyici durumu yoktur. Yani bir problemin sadece düşük D vitamini kaynaklı mı ? olduğu sorusunu anlamak zordur.

Yapılması gereken en önemli şey yazıda belirtilen durumlardan herhangi birine sahipseniz ilk işiniz ilgili sağlık uzmanınızla iletişime geçmenizdir.

Klinik psikonöroimmünoloji terapisti ve Uzman Fizyoterapist Ahmet Burak Sezgin fizyoterapi ve rehabilitasyon çalışmalarında bütüncül ve fonksiyonel tıp dahilinde çalışmakta olup hastalarının D vitamini seviyelerine büyük önem vermektedir. Bu konuda gerekirse ilgili uzman hekimlerle ilerlemekte ve başarı oranını arttırmaktadır.

Sağlıklı günler.

ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 34
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 38
Kayıt tarihi
: 15.01.18
 
 

Fizyoterapist Ahmet Burak SEZGİN Şanlıurfa doğumlu olup ilköğretim ve lise eğitimini Şanlıurfa'da..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster