Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Aralık '08

 
Kategori
Haber
Okunma Sayısı
724
 

Dağ köyünde halk mahkemesi

Dağ köyünde halk mahkemesi
 

Yerel gazetenin ana sayfası. İlginç iki haber alt alta!!!


Güzelbahçe’ye bağlı Payamlı köyünün muhtarı, Osmanlı Dönemi Anadolu Kentleri Araştırmalarını 11 kitapta toplayıp yayınlayan, İzmir Kent Kitaplığı Dizisinden, İzmir'le ilgili 3 kitap yayınlayarak İzmir'in tarihine önemli katkıda bulunan, çevirmen ve araştırmacı yazar, evinin yanındaki bağda yetiştirdiği üzümlerden yaptığı şarapları markalaşma yolunda hızla ilerleyen İlhan Pınar, her zaman gülen yüzüyle, sinirleri alınıp, yeryüzüne bırakılmış kanatsız bir melek olarak tanımladığım ender insanlardan biri.

Yıllar önce, Payamlı köyüne yerleştiğinde, köylü tarafından yadırganan, yabancı olduğu için evine su bağlanmayan İlhan’ı, aynı köylü bir süre sonra muhtar olması için ikna edip, 28 Mart 2004 Yerel seçimlerinde iş başına getirmişti.

İlhan da sanki kırk yıldır bu işi yaparmış gibi çarçabuk yeni işine adapte olmuş ve gün be gün köyün çehresini değiştirdiği yetmez gibi köyün ruhunu da değiştirmiş, en başta unutulmaya yüz tutmuş imece yöntemini yeniden hayata geçirmişti. İlk zamanlar imeceyi angarya gibi görüp yan çizmeye çalışan köylü bir süre sonra ‘’Katılmazsam ayıp olur’’düşüncesiyle gönüllü olarak çalışmalara katılır olmuştu.

350 Yıllık köyün yollarına parke yaş döşenmesi, köy mezarlığının temizlenip, ara yolların açılması, heyelan tehdidi altındaki köye iki büyük istinat duvarının yapılması, köy arazisinin 25 dönümüne badem, 12.5 dönümüne ceviz ağacı dikilmesi, atıl ve harap durumdaki köy okulunun onarılıp işlerlik kazandırılması, çocuklara oyun parkının yapılması bu imece usulü ile sağlandı.

Bütün bu çalışmalar sırasında İlhan, eli belinde işi izleyen, adam olmadı. Herkesle beraber kazmayı vurup, kürek sallayan, iş yapılacak yere herkesten beş dakika erken giden biriydi.

Şaşılacak bir şekilde kurulduğu yıl kara geçen Tarımsal Kalkınma Kooperatifi’’nin kurulması, köyün kızlarının da liseye gidebilmesi için köye servis konması, köy kadınlarına biçki dikiş ve nakış kursu açılması yetmedi İlhan bir de köye Senfoni Orkestrası getirip konser düzenledi.

Yeni yapılan muhtarlık binasının bir odası, öğrenciler için etüt odası olarak düzenlenip 4 bilgisayarı çocukların kullanımına verdikleri gibi, oluşturulan kütüphaneyi de çeşitli kitaplarla zenginleştirdiler.

Özellikle yaz aylarında köyün alt yüzü ile üst yüzü arasında husumetlere yol açan su kullanım dengesizliğini çözmek amaçlı, her eve bir su sayacı takılıp, kış aylarında bedava verdikleri suyun, yazın on iki tona kadar ücretsiz, onun üstünün paralı yapılması, sanırım köyde adalet duygusunun gelişmesine büyük katkıda bulundu.

27 Kasım’da ege bölgesinin en yüksek trajlı yerel gazetesinde çıkan haberle, İlhan’ın yeni bir dehasını daha öğrendim. Dün bayram nedeniyle bir araya geldiğimizde de detaylarıyla kendisinden dinledim.

Halk Mahkemesi

Temsili hakim; Muhtar, Bilirkişi ve üyeler ise köy ihtiyar heyeti.

Evet, İlhan köyde halk mahkemesi kurulmasına ön ayak olmuş. Sınır ihlalinden, koyun, keçi, eşek gibi hayvanların üzüm bağları, meyve bahçelerinde yarattığı tahribata kadar bir çok konu, köy meydanında kurulan temsili mahkeme ile çözümlenmeye başlamış. Mahkemenin suçlu bulduğu kişi ya da hayvan sahibi ya davacının zararını ödüyor ya da sorun çözümlenemezse konu yargıya götürülüyor.

İlhan bu uygulamayı, ''Köy Yasası’nda muhtar ve ihtiyar heyetinin uzlaştırma yetkisi''ne dayanarak yaptıklarını, bunun yargılama anlamında olmadığını anlattı. Bu şekilde yılda bazen 5 bazen 30 davanın çözüme ulaştığını, köylünün bu sayede mahkemelerde hem vakit hem para harcamaktan kurtulduğunu, yargı organlarının gereksiz yere meşgul edilmediğini düşünürsek yapılan uygulamanın ne kadar yerinde olduğunu görebiliriz.

Orda bir köy var. Bizim köyümüz. İstenirse sevgi, saygı, özveri ve dürüst çalışmayla nelerin başarıldığının kanıtı bir köy.
Bir kez gidin görün bu güzel ve örnek köyü. Sarnıç Çay Bahçesi'nde kahvaltı edin ya da kuş sesleri eşliğinde manzaraya karşı bir kahve için. Hatta şansınız varsa belki muhtarın boş anına denk getirip bir çay içimliği zamanda hoş bir sohbeti de gerçekleştirebilirsiniz. Konuşturun muhtarı. Mütevazidir, kendiliğinden anlatmaz.

narçiçeği

Ezgi Umut bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Cumhuriyetimizin ilk kuruluşunda buna benzer imece çalışmaları yaygın bir şekilde yapılmıştır.ilk İzmir Valisi Kazım Dirik Köylülerle birlikte Kazma/çapa/küreklerle bu gün bile kullandığımız İzmir'in kazalarına/köylerine giden yolların yapımını anlattığınız şekilde yapmış bu yüzdendirki İzmir ve çevresinde her köyde Kazım Dirik adına bir okul yada çeşme yapılmış yada adı bir caddeye verilmiştir.

muhammet 
 24.12.2008 19:34
Cevap :
İmece eski bir gelenektir dediğiniz gibi. Kazım Dirik Paşa'nın sarp dağ yolunu köylüye kazma, çapa ile açtırdığı Karaburun yolu ve yol üzerindeki Paşa Çeşmesi hala işlerliğini koruyor. Teşekkürler katkınız için, sevgilerimle...  24.12.2008 23:49
 

Gönüllü olmak böyle birşey işte. karşılıksız, menfaatsiz, sadece kendi gönlünü doyurmak için yola çıkmış bu insanları kutluyorum. Ve bunlardan bir tanesini de burada anmak istiyorum. İhtimal sen de tanıyorsun hatta belki bu kişiyi. Çünkü tahtacı aleviler diye bir galerin var. Ben kaz dağlarına,tamamen kendi çabası ile, çok güzel bir etnoğrafya müzesi kurmuş olan, köy enstitüsü mezunu Sayın Ali Kurdar dan bahsetmek istiyorum. Gezenler bilir, tahta kuşlar müzesi nasıl güzel ve önemli bir yerdir. Gönüller dolusu selam ve sevgiler

Yıldız... 
 14.12.2008 21:50
Cevap :
Yıldızcığım Tahta Kuşlar Müzesini bir kaç yıl önce gezmiştim. Kendiliğinden içinden gelerek bir şeyler yapan insana her zaman hayranlık duymuşumdur. Teşekkürler katkın için, sevgilerimle...  14.12.2008 23:18
 

İlgiyle okuduğum yazınız, eski bir Türk geleneğidir. Adı Halk Mahkemesi olarak konursa 12 Eylül öncesini çağrıştırabilir. Her köyde Danışma ve Çözüm Kurulu adıyla, avukata da danışıp etkin olarak çalışırsa, mahkemelerdeki tıkanıklık da azalabilir. Başarılar dileğimle, iyi bayramlar.

Ayten Dirier 
 11.12.2008 12:43
Cevap :
İsmin çağrıştırdığı dönem önemli değil bence. Köyde halkın katılımıyla bir iç mahkeme kuruluyor olması önemli. Kendi küçük uyuşmazlıklarını yine kendi aralarında adilce çözebilmeleri, bu uygulamadan hoşnut olmaları önemli. Teşekkürler katkınız için, sevgilerimle...  13.12.2008 22:06
 

Zaten rejim tehlikede; bir de bambaşka çağrışımlar yapan bu mahkemeler çıkmasın başımıza! Uygulama Anadolu'da yaygın zaten. Her köyde, mezrada faklı adlar veriliyor. Fakat bir bütünlük olsun diye ben bu uygulamaya "HAKÇATANLAR HEYETİ" adını öneriyorum. Saygıyla...

Mehmet Sağlam 
 10.12.2008 23:29
Cevap :
Aman öğretmenim, ne diyorsunuz siz? Masum bir mahkeme uygulamasının rejime ne zararı dokunabilir? Faydası bile olur. Devletin mahkemeleri gereksiz yere doldurulmamış olur. Teşekkürler katkınız için, sevgilerimle...  10.12.2008 23:48
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 74
Toplam yorum
: 1164
Toplam mesaj
: 290
Ort. okunma sayısı
: 1502
Kayıt tarihi
: 17.06.07
 
 

Emekliyim ama, yaşamdan değil; işimden. Eşim ve iki kızımla birlikte İzmir’de yaşıyoruz. Yazmak, oku..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster