Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Ekim '12

 
Kategori
Gezi Rehberleri
Okunma Sayısı
445
 

Dağa Kaçtım~~Sultanhisar’da bir Pazar günü; Aydın Dağları’nın eteklerinde bir Karya Kenti: Nysa

Dağa Kaçtım~~Sultanhisar’da bir Pazar günü; Aydın Dağları’nın eteklerinde bir Karya Kenti: Nysa
 

Nysa Agorası


4 Mart 2012

İbrahim Fidanoğlu

Baharı karşıladığımız bugünlerde Aydın Dağları’na paralel seyreden Aydın – Denizli asfaltını takiben, yağışların bol olduğu her yılki gibi sular altında kalmış Büyük Menderes Ovası’nı sağımızda bırakarak; Umurlu ve Köşk kasabalarını geçtik ve Sultanhisar’a ulaştık. Restorasyonu devam eden 120 yıllık tarihi Çarşı Camisi’ni ardımızda bırakarak Nysa yokuşuna tırmanmaya başladık. Aydın vilayetinin bütün kasabalarında olduğu gibi Sultanhisar’ında da yol boyunca sağlı sollu dikili turunç ağaçlarının erişebildiğimiz dallarından alabildiğine turunç topladık. Buralarda turuncu salatalara ve pideye sıkarlar. Hafif acımsı tadı nedeniyle de portakal gibi pek fazla tüketilmez. Bu nedenle de turunç ağaçlarının diplerinde meyveleri ziyan olur gider. Aslında ekonomik değeri pek de parlak olmayan bu meyve ağacının ilerde daha iyi bir noktada olmasını dileyerek topladığımız turunçları arabaya koyup yola devam ettik. Kurtuluş Savaşı’nda Yunan işgaline karşı Batı Cephesinde Kuvayı Milliye direnişinin önemli figürlerinden olan Yörük Ali Efe’nin köyü Kavaklı’ya giden şosenin ikiye böldüğü Nysa antik kentinin 12.000 kişilik ihtişamlı tiyatrosu köşeyi dönünce birden karşımıza dikildi.

 

Nysa Tiyatrosu

Prof. Vedat İdil tarafından Yaşar Holding’in katkılarıyla yürütülen kazılar sonucunda kent hakkında kapsamlı bilgiler elde edildi. Vedat Hoca’nın Nysa ve Akharakha isimli kitabından aldığımız aşağıdaki bilgiler kentle ilgili yeterince bir yönlendirmeye sahip diyebiliriz. Biz de oradan alıntıladık.

 

http://dagakactim.blogspot.com/2012/03/sultanhisarda-bir-pazar-gunu-aydin.html

 

 

 İhtiyarlar Meclisi’nde boğa başı ve girlandlar

 

Nysa’nın Tarihçesi ve Bugüne Kalanlar

“Antik Karya bölgesinin önemli bir kenti olan Nysa, Aydın-Denizli karayolu üzerinde, Aydın'ın 30 km doğusunda bulunan Sultanhisar ilçesinin 3 km kuzeybatısında yer almaktadır. Aynı zamanda İzmir - Denizli demiryolu üzerinde bulunan Sultanhisar ilçesi böylece bağrında tarihin en değerli hazinelerinden biri olan Nysa Antik kentini saklamaktadır. Portakal ve limon bahçelerinin, zeytinliklerin ve incir ağaçlarının arasında gelişen modern ilçe bugün Nysa antik kentinin güney sınırlarına değin yayılmıştır.

Nysa, Aydın'ın doğusunda bulunan ve Eski Çağ'da Messogis olarak adlandırılan bugünkü Aydın dağlarının güneye bakan yamacında, kışın su taşmalarına neden olan, buna karşın yazın kuruyan Tekkecikdere adlı bir akarsuyun çevresinde çok dik bir boğazın oluşturduğu alanın her iki yanında kurulmuş olan eski bir yerleşimdir. Bu nedenle de romantik bir görünüme sahip olan kent, kuzeydeki bu Messogis Dağı'nın 1200 m yüksekliğindeki kütlesi ile oldukça iyi bir şekilde sınırlandırılmıştır. Kentin güneyi ise Büyük Menderes Nehri'nin vadisine doğru açıktır ve bugünkü Sultanhisar'ın kuzeyindeki yerleşmelere sınır oluşturur.

Nysa'nın kuruluşu hakkındaki bilgileri Augustus devrinin ünlü gezgin ve coğrafyacısı Amasyalı Strabon (M.Ö. 64-M.S. 21) ile tarihçi Byzantion'lu (İstanbul) Stephanus'un (M.S. 6.yüzyıl) anlattıklarından öğreniyoruz. Nysa, Eski Çağ'da özellikle eğitim alanında ünlü olan bir kentti ve Strabon da bu kentte eğitim görmüştü. Antik kentteki Gymnasion ile kütüphane kalıntısı Nysa'daki bu eğitim yapılarını oluşturmaktaydı. Nysa adı özellikle Helenistik devir krallık ailesi kadınları arasında oldukça sık rastlanan bir addır. Byzantion'lu Stephanus, Ethnica adlı eserinde Eski Çağ'da Nysa adını taşıyan on kentten Karia bölgesindekinin Suriye kralı Seleukos'un oğlu I.Antiochos Soter (M.Ö. 281-261) tarafından eşi adına kurulduğunu belirtir. Strabon'a göre Nysa Poleponnes'teki (Yunanistan’ın güneyindeki yarım ada; Mora yarımadası) Sparta'dan gelen AthymbrosAthymbrados ve Hydrelos adlı üç kardeş tarafından kurulan üç ayrı küçük yerleşmenin sonradan büyük bir kent halinde birleşmesi ile olmuştur ve Athymbros da bu yeni kentin kurucusu olarak anılmıştır. Bu nedenle antik kent başlangıçta Athymbra olarak adlandırılmış ve zaman zaman da Antiocheia olarak tanınmıştır. Kentin adının M.Ö. 2.yüzyılın başlarında Nysa olduğu bilinmektedir. Nysa'nın tarihi konusunda çok şey bilinmemektedir. Bununla birlikte, Seleukosların Anadolu'da kurdukları askaeri koloniler halindeki kentlerin yanında, küçük yerleşmelerin synoikismos (birleşme) yoluyla tek bir sivil kent halinde oluşturdukları kent kurma politikasına uygun bir şekilde kurulmuş olan Nysa'nın Kral III.Antiochos (M.Ö.223-187) tarafından ele geçirildikten sonra Asyl (sığınma) hakkı istenilen bir kent olma ayrıcalığını elde ettiği bilinmektedir.

 

 Tiyatronun sahne yapısında yer alan Diyonisos şenliklerini anlatan eşsiz frizlerden…

Nysa, Romalıların yönetimi altında sikke bastırmıştır ve antik kentte basılan Kistophoros türü sikkeler M.Ö.133-111 yılları arasında tarihlenmektedir. Birinci Mithridates savaşı sırasında Nysa'lı Chairemon adlı varlıklı bir kişi Romalıları desteklemiş ve bunun üzerine Mithridates tarafından yakalattırılıp, öldürülmüştür. Nysa'da çok varlıklı ailelerin olduğu bilinmektedir. Örneğin, Chairemon'un akrabalarından Pythodoros bunlardan birisiydi ve Pompeius ile Caesar'la da yakın dostluğu vardı. Marcus Antonius'un kızlarından birisi ile evlenen Pythodoros'un bu evliliğinden olan kızı Pythodoris ise önce Pontus sonrada Kapodokya kraliçesi olmuştu. Strabon, Pythodoris'i iyi bir yönetici olarak tanımlar. Kentin gelişmesi özellikle Roma İmparatorluk çağı içerisinde, Strabon'un ölümünden sonraki dönemdedir.

 

 Tiyatrodan Stadyum vadisine bakarken…

M.S. ilk 3 yüzyılda, yani Roma İmparatorluk çağı içerisinde Nysa'da neler olduğu konusunda çok fazla bir bilgimiz bulunmamakla birlikte bazı yazıtlarda İmparator Vespasianus, Hadrianus, Pius, Marcus Aurelius ve Commodus'un adlarının yanı sıra İmparator Gallienus'un küçük oğlunun adına da rastlanmıştır. Bizans çağında kent 12. yüzyılda Selçukluların yönetimi altına geçmiş, ancak kısa bir süre sonra yine Bizanslıların hakimiyeti altına girmiştir. Nysa'nın 1402 yılında Timurleng tarafından istila edilmesinden sonra kent yavaş yavaş önemini kaybetmiştir. Kentte bugün görülen kalıntıların büyük çoğunluğu Roma ve Bizans çağlarına aittir.

 

 

Yazan: İbrahim Fidanoğlu

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 140
Toplam yorum
: 15
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 848
Kayıt tarihi
: 02.09.12
 
 

  Ben ve iki eski dostum; bilgi dağarcığımızı doldurabilmek ve şehrin keşmekeşinden uzaklaşab..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster