Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Ekim '09

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
293
 

Dağdan indim düze...

Çocukken okuduğum eşkıya içerikli romanlarda geçerdi bu deyim; ''Dağdan düze indi'' diye.

Kendince haksızlığa uğradığını düşünen, suç işlemiş ve yasalardan kurtulmak için dağa çıkan ve aylardır orada yaşayan, sık sık yol kesen, soygun ve baskın düzenleyen eşkıyalar; geceleri gizlice bir köye indiklerinde kullanırlardı bu deyimi; ''Düze indi, '' diye.

***

Aralarında Kandil Dağı'ndan, Mahmur mülteci kampından gelip teslim olan PKK üyelerine sorulan sorular

-Ne zaman örgüte katıldınız?

-Ne zaman Türkiye'yi terk ettiniz?

-Neden terk ettiniz?

-Kaç yıl kaldınız?

-Neden geldiniz?

-PKK ile ilişkiniz var mı?

Bu sorular karşısında alınan cevaplar o kadar masumane ki; sorgulamayı yürüten kimselerin beklentisi doğrultusun da... Yani, PKK ile de ilişkilerinin olmadıklar yönünde... Zaten evet cevabını beklemek de aşırı iyimserlik olur sanırım.

Teslim olanların madem ki PKK ile ilişkileri yok, şöyle bir soru çakılıp kalıyor kişinin kafasına.

-O zaman neden yıllarca TC yasalarından kaçıp, medeniyetten uzak dağlarda yaşadılar? Üstelik çoluk çocuk.

PKK teslim oluyor diye neden kahramanlar gibi törenle karşılanıyor bu kimseler?

-PKK ile ilişkilerinin olmadığı, TC silahlı kuvvetlerine ve masum vatandaşlara kurşun sıkmadığı, yollara mayın döşemediği bu teröristlerin alınlarında mı yazılı?

-Teslim olan kimseler tabii ki PKK ile ilişkim yok diyecek. Zaten isimleri belli olan lider kadroları da gelip teslim olmaz ki .

Kendiliğinden teslim olanlar da doğal olarak ''Benim PKK ile Hiçbir bağlantım yok, '' diyerek özgürlüğüne kavuşup ana kentlere dağılacaklardır. Bu da sözüm ona şu anki hükümetin başarı hanesine yazılacaktır. Ama yanılıyorlar.

Şu da bilinmelidir ki; şehitlerimiz bu gelişmeleri muhakkak izliyor ve kahroluyordur. Gazilerimiz, teskere alan askerlerimiz, psikolojisi bozulan şehit ve gazi aileleri de bakakalıyorlar... Çünkü sözüm ona Hiçbir eyleme katılmamış, PKK ile de Hiçbir ilgisi olmadığını açıklayan bu kimseler kahramanlar gibi karşılandığı gibi ileri ki seçimlerde milletvekili olup dokunulmazlık zırhına kavuşacaklardır.

Bu şekilde devam ederse de elli yıl sonra torunlarımız Kürtlerden Türk açılımı isteyeceklerdir.

Kürt, ya da demokratik açılım, adı her neyse emperyalist güçlerin şırıngaladığı bir çeşit örtülü af sayılır. Tıpkı Obama'nın Ermeni sınırını açın demesi gibi...

***

Geçtiğimiz hafta maliye bakanının 2010 bütçe tasarısı açıklamasında memurlara bütçeden toplamda yıllık %5 zam açıklaması oldu. Bu durumun bütün emekliler içinde geçerli olduğu tahmin ediliyor.

Başbakan emeklilere yaptığı zam oranını savunurken onların bir aylık maaşla ne kadar makarna, ekmek, tuz, soğan, bulgur, (...) vs. vs. alabileceğinin hesabını yapıp, zamlı maaşların bu alımları koruduğunu övünerek TV ler de açıklıyordu. Üstelik gülümseyerek.

Hiçbir zaman kaç ton su, kaç kilovat elektrik, kaç metre küp doğal gaz, ya da kaç kg et , peynir, zeytin, süt alabileceğinin hesabını yapmayan başbakanın maaşı da on bin lira civarında...Bir bakıma dünya da en az maaş alan başbakan da denilebilinir..Ama dünyanın en zengin on başbakanı arasında olduğunu yazıyor gazeteler...

Sekiz milyondan fazla ve yakınlarıyla beraber on dört milyona yakın emekli, oy veriyoruz ağlanacak halimize... Yazık...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 31
Toplam yorum
: 6
Toplam mesaj
: 5
Ort. okunma sayısı
: 523
Kayıt tarihi
: 01.05.09
 
 

29.05.1949 Uşak doğumluyum. Lise dahil eğitimimi uşakta tamamladım. Yıldız üniversitesi inşaat bölüm..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster