Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Mayıs '10

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
712
 

Dağılma Sürecinde AB

Dağılma Sürecinde AB
 

AB, Dağılma Süreci Bayrağı


Kurulduğundan beri çeşitli isimlerle şekil ve ad değiştiren Birlik, sonunda Avrupa Birleşik Devletleri olamadan dağılma sürecine girmiş bulunmakta. Çin, Rusya ve Hindistan atağa kalktıkça AB ve ABD çöküşe doğru hızla ilerlemekte. Peki ne oldu da böyle oldu?

Aslında yanıt çok basit, nedenleri sıralayalım;

1-AB dinamizmini ve vizyonunu yitirmeye, enerjisini kaybetmeye, yaşlanmaya, fobilerine yenilmeye başladı. Diğer yandan genç asya üretmeye, çalışmaya, yeni bilgi ve teknolojileri hayata geçirmeye başladı.

2- Eylül'ün 11 de Cumhuriyetçi Bush ve yandaşlarının planladığı eylem yürürlüğe kondu. Bush, Ortadoğuyu, Afganistan'ı işgal etti, bu işgalle sözde trilyonlarca dolarlık ekmek kapısı uyuşturucu ve petrol enerji yataklarını ele geçirecekti ama işler hiç istediği gibi gitmedi.

3-Rusya ve Çin'den istediği desteği alamadı Bush. Yavaş yavaş Dolar ve Bush itibar ve Güven kaybetti, körfezdeki Arapların paraları Amerikan bankalarına akmamaya başladı, bu fonsuzluk ortamında ABD hemen kan değişimine gitti ve siyahi ilk adı Hüseyin olan Obamayı göreve getirdiler. Obama, Siyahi tarafıyla Mısır'dan ve "Hüseyin" tarafıyla Türkiye'den islam dünyasına sıcak mesajlar verdi fakat DEMOKRAT bir Başkan'a yakışmayan şekilde Bush'un politikalarını devam ettirmesi samimiyet ve güven sınavını geçirtmedi. Dolar yine eridi. Son zamanlarda "İsraile soğuk davranma" görüntüleri körfezdeki arap sermayesi tarafından pek de yutulmadı hani. Fonlar yeterince gitmedi.

4-AB'ği, kendisine dinamizm katacak, yatırımcı ve çalışkan ruha ve genç nüfusa sahip, tirilyonlarca dolarlık başta BOR olmak üzere madene sahip Türkiye'yi Birliğe almada çok geç davranarak tüm Türk halkının NEFRETİNİ aldılar, her geçen gün AB'ne Türkiye'den destek azaldı, dahada azalıyor. Türkiyede en iğrenilen Devlet başkanları Sarkozy ve Merkel oldular. AB'ni sırtında taşıyan Çalışkan, Protestan, emekçi Kuzey Avrupa; zamanla tembel, katolik-Ortodoks, gerici kaderci Güney Avrupa'nın yükünü taşıyamaz oldu.

5-Gerek AB ve gerek ABD tüketim toplumu olan islam ülkelerinde en sevilmeyen katagoriye yükselerek, zaten pahalı olan mallarını daha az satabildiler, bunun yerine Avrupa kalitesini yakalamaya başlayan ucuz Çin malları, Türk Malları ( hele ki One Minute'ten sonra daha sempatikleşti Türk ürünler) ikame etti, ürettiklerini de satamayan AB ve ABD'nin ekonomisi alarm vermeye başladı. Avrupa gittikçe kendi geri kalmış Orta çağına doğru yürümeyi hızlandırdı. Aferin AB sana!

6-Kendisine ne Doların ne de Avronun yar olmayacağını anlayan tüm yatırımcılar bir türlü çıkmayan ve halbu ki daha çok güven duyulacak Rus - Çin ve Asya ortak para birimi yokluğunda, yatırımı Altın'a döndermeye başladılar.

Sonuç:

AB'nin Yunan krizi asla yerinde saymayacak tüm tembel Güney Avrupayı, hizmet ve dil eğitimi sektöründen başka bişi üretmemeye başlayan İngiltereyi hızla saracak bu kriz.

Alınacak tüm acil önlemler sadece kısa vadeli işe yarayacaktır, zaman zaman düzelmeler görülsede AB ve hatta ABD yapmış oldukları siyasal hataların ( Adaletsiz politik vizyon ve eylem plan ve programı) sebebiyle hızla dağılma, parçalanma sürecine koşmaktadır. Yatırımcı asla ne dolara ne Avroya güvenmemelidir, Parasını asla bir AB bankası yada ABD bankasında tutmamalıdır.

AB'nin önce ağır krizlere gark olması sonrada Avro'nun can çekişmesinin ve ardından da başta isveç ve Danimarka olmak üzere tek tek halkının AB den kopmasının, sonunda birliğin tamamen yok olma sürecine girmesinin Avrupa'ya çok ağır bedelleri de olacaktır. Balkanlarda AB'ne girmeyi bekleyen yeni dağılmış eski Yugoslavya milletleri Avrupalılık bilincinden uzaklaşıp tekrar Milliyetçi ve mezhepçi hesaplaşmalara gidebileceklerdir.

Türkiye yıllardır sürdürdüğü Avrupalılık hayalini Birliğe giremeden bitirecek, Kıbrıs ise çözümden daha da uzaklaşabilecektir.

ABD dolarından nefret eden İran gibi ülkeler, rezerv para olarak Avroya yönlenmişler ve Avro dolar karşısında rezerv para olarak değer kazanmıştı, şimdi bunun yerine rezerv değer tamamen altın olmaya başladı yeniden, altın değerleride çok daha fazla olacaktır.

Bütün bunların yanına önümüzde ki yıllarda iklim değişimlerinin oluşturacağı göç sorunları, su kaynakları, denizlerin yükselmesi, tarımsal üretimin artan nüfusu besleyememesi, gibi sorunlarıda ekleyince Dünyayı hiçte güzel bir gelecek beklemekte. gerçeği bilen tüm bilim adamları sadece grönland da eriyen buzların denizleri 7 metre yükselteceğini söylemekte, bu süreç hızla devam etmektedir.

Peki ya çözüm nedir?

İnsanlığın kendi sorununu çözmesi için önce insanın kendisini yeni baştan tanımlaması gerek. Yıllarca Dekartla, Max Weberle ve diğer sahtekar Kapitalizmin babası Adam Smith ve yağdanlıkçısı Keynesle bizler oyalandık ve kandırıldık. Bunlarla yetişen nesiller Dünyayı bu hale getirdi işte. Gerçekten çözümün ne olduğunu bilmek isteyen ve ilgilenen varsa "Çalınan Hayatlar" ı ve yazdığım diğer kitaplarımı üzerinde düşüne düşüne okusun.

En derin saygılarımla

Ayhan Özcimbit

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 722
Toplam yorum
: 418
Toplam mesaj
: 14
Ort. okunma sayısı
: 3660
Kayıt tarihi
: 23.01.09
 
 

A.Ü İktisat Fakültesi mezunuyum, daha önce Kazakistan ve Hollanda'da eğitmenlik ve tercümanlık iş..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster