Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Temmuz '08

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
331
 

Dağınık kasaba

Dağınık bir kasabaydı, güneyde. İlk öğretmenliğim. Kanatlarım yok, ama uçuyorum. Nasıl güzel bir meslek bu. Bildiğin her şeyi paylaşabilirsin, öğretebilirsin. Annelik gibi, bitmez tükenmez bir enerjiyle ha bire verirsin ama, önünde bir ağaç olmuş, sana bakar o fidanlar, eğilir elini öper. Biraz sonra anlarsın ki, seni fersah fersah aşmış, büyükannesini sever gibi bakar sana, sütünü helal etmeni ister gibi bakar. Ben o kasabanın gençlerine bir gıdım faydalı olduysam eğer, ne demek helal etmek, canım feda. Oturup kalkmayı bile öğrettiysem, öğretmeyi becerebildiysem, üstüne canım feda. Analar öyle değil midir, üstüne üstlük canlarını da vermeye hazır değil midir?

İşte o okulda, böyle öğretmenlerdik. Sabah ortaokullar, öğleden sonra liseliler gelirdi .

Öğretmen açığı vardı. Boş geçen bazı derslerden ücret bile alamazdık. Müzik , resim, fransızca gibi .

Öğretmenler odası akademik kariyer yapılan bir alan gibiydi. Hevesliydik. Tek tek öğrencilerin ailevi durumlarını, camekanı olanların uyku sorununu konuşurduk . Soğuk havalarda soba yakarlardı camekanda, sonuna geldiğinde baştaki sobada odun bitmiş olurdu, adam akıllı uyumadan gelirler, sonra da uyuklarlardı , görmemezlikten gelirdim. Kasabada bir imzamız kalsın istiyorduk. Buna pek hevesli olmayanlar da, az da olsa vardı tabii .

Felsefe öğretmenimiz genç, Adana civarından, oldukça sempatik, sevgi dolu, orta boylu yakışıklı denilebilecek, çok sevdiğim biriydi. Bana yalnız kaldığımız bir ara, kasabanın kütüphanesinde çalışan genç hanımı sordu. Çok beğeniyormuş, kabul etse, evlenebileceğini anlattı. Tanışmışlar filan. Aşıktı. Yalnızlık aşkını öyle büyütmüştü ki gurbette, dolu dolu aşıktı. Gözlerinden belliydi. Sevinçle karşıladım, ben evliydim, evliliğin şahane bir şey olduğuna inanıyordum. Her zaman da inandım .

Plan yaptık. Nasıl açılacağını, eğer kabul ederse ne zaman evleneceğini, ailesini, Müdür Bey, kiralık ev, çocuklar ..

Bu arada askerden dönen genç bir bey, matematik öğretmeni olarak atandı, öyle gençti ki babasıyla gelmişti, kalın camlı gözlükleri vardı, bunca yıl sonra bile, ilk gününü anımsıyorum. Kalacak yer sorundu, aldığımız maaşlarla ev açmak da sorundu.

Benim iyi kalpli felsefe öğretmeni arkadaşım, evini geçici olarak paylaşmayı kabul etti. Beraber kalmaya başladılar. Uzun zaman geçmemişti ki ;

Gece gürültüyle uyandık, tekrar uyudum.

Molotof kokteylinin üstüne zift sürmüşler, üstüne de camekan çivileri bulaştırmışlar, camı kırıp, içeri attıklarında, felsefeci tavana vurup aşağı düşmüş. Etlerini duvarlardan kazıdılar.

Şehre hastaneye ziyarete gittiğimde, elini tuttum .

­-Sen güçlü bir adamsın, benim içim rahat, üstesinden gelirsin, dedim .

-İçin rahatsa söyle ellerine, bu kadar titremesinler ‘dedi. Çok üzgündüm elbette. Sağ bacağının yarısı yoktu ve çarşafın altından belli oluyordu. Matematikçi kör oldu .

Kütüphanedeki kızı isteyemedik. Aşk bitti, hayır aşk duvarlarda, etleri ile beraber kaldı, kazıdılar zamanla.

1 Mayıs’tı o gece, bir eylem yapmak istendi, iki insan acıya gömüldü. Kim sağcıydı, kim solcu ne önemi var, yarım kalmış insanların politikalarının ne olduğunun ne önemi var Terör bu, acımasız, haince, arkadan, şerefsizce …….

İkisi de gittiler, kısa süre sonra ben de, yakın bir kasabaya gittim .

Yine söylüyorum, bir tek şey öğretmek için bile canımız feda, çok öğretilecek şey var ve gerçekten çok öğrenmesi gereken bir nesil var.

Ellerinizden öperim öğretmenlerim.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Hocam, yüreğinize sağlık... Hayalimdeki mesleği, hayal ettiğim bir tarzda yapmışsınız.Tek farkımız, ben uçsuz bucaksız bir köyde yapmak istiyordum,siz bir kasabada yapmışsınız.Şimdilerde yaptığımda bir nevi öğretmenlik ama yaşları biraz büyük talebeler.Onları küçük yaşlarda YAŞAMAYI ÖĞRETEBİLSEYDİK, şimdilerde hem kendileri mutlu olacak,hemde yetiştirdikleri çocuklar,kendileriyle barışık topluma faydalı birer birey olacaklardı diye düşünüyorum.

sezar pan 
 29.07.2008 14:26
 

Ne denebilir ki sevgili öğretmenin bir harf öğretene kırk yıl köle olunur diye öğrenmiştik ama işte bombalar ne yazıkki bombalar ayırıyor sevenleri... Duyarlılığınızı kutlarım sevgi ve saygıyla

Meral Yağcıoğlu 
 28.07.2008 11:36
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 50
Toplam yorum
: 44
Toplam mesaj
: 25
Ort. okunma sayısı
: 718
Kayıt tarihi
: 27.01.08
 
 

Biyologum ama öğretmenlik yaptım. Emekli oldum ve nihayet duygularımı, yaşadıklarımı, gördüklerimi p..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster