Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Haziran '12

 
Kategori
Öykü
Okunma Sayısı
161
 

Daha 17...Bölüm III (Can’ın kadını olmak...)

Ve ben seni çok sevdim

Dedikleri gibi

Yar elinden ZEHİR olsa içerim 

Tarantino'nun Kiil Bill Volume II de ki en son diyalogu asla unutamam... 

Arlin Plinton kostümü giyebilirsin. Ama sen Beatris Kido olarak doğdun. Ve her sabah uyandığında hala Beatris Kido olacaksın. Ve ne kadar bira içersen iç ve barbekü yaparsan yap ya da popunu ne kadar büyütürsen büyüt dünyada hiçbir şey bunu değiştiremez.

İlk soru: Elpasodaki hayatın gerçekten yürüyeceğine inandın mı? 

Evet, inandım, en azından denedim...

Çünkü senin gibi davranmayı öğrenmiştim,

İçimden geçenlerle, uyguladıklarım asla aynı olmadığı, iki türlü yaşamayı öğrendim. İtiraf ediyorum, asla samimi olmadım...

Mesela; ben yalnız kalmayı seviyordum,

Öteki ben mangal partisi yaptı,

Ben Sezen Aksu’yu seviyordum,

Öteki ben türkü dinledi,

Ben özgür olmayı seviyordum,

Öteki ben kalabalıkta yaşadı...

Ben makarna yemeyi seviyordum, öteki ben her yemeği yedi... 

Kendim gibi olmayı reddettiğim zamanlarda hedeflerime daha çabuk ulaşıyordum ki bazen bu eğlenceli bir hal alıyordu... Herşey gerçekmiş gibi oluyordu ve  buna ben bile inanıyordum... Bunu yapmalıydım, çünkü burada aile gibi değerlerim vardı...

Bilirsin, çok öfkelendiğimde, gözlerinin yaşına bile bakmadığım insanlar olmuştu... Kükreyip, hırçınlaştığım... Burada da oldu elbet... Bıraktım gittiler, yanlızca yumruğumu sıktım, içimde bir yerlere attım... Ailem için. 

Acılar insanı adam eder derler, adam olacak çocuk muyduk ta büyümüştük bilmiyorum ama en azından sensiz bir hayatın yürüyebileceği inancını denedim... 

Evet, bu senin hayatımda bir zamanlar var olduğun gerçeğini silmedi,

Silmediği gibi hep olacağı seçeneğini tahmin etmeme imkân bile yoktu... 

Ve yine en azından bu deneme  yıllar gibi yaşlanmak gibi kayıplarımın olmasına rağmen vicdanımda açtığın rahatsızlığı hafifletiyordu... 

Sensizlikten çıldıracak gibi olduğum zamanlarda, 

Burada ki hayatımda, beni oyalayacak yeni dertlerin olması başka bir uğraş doğuruyor, seni düşünmüyordum... 

Can'ın kadını olmak böyle bir şeydi işte... 

Sen, bensiz yapamazsın demiştin, 

Bırak buna ben karar vereyim dedim 

Sen, senin on beş cm yükseklikten korktuğun saçmalığını kimse anlayamaz demiştin, 

Şart değil söylemem kimselere, demiştim 

İncinirsin, üzerler demiştin, hayat herkese aynı davranıyor, üzülmekte var sevinmekte, demiştim... 

Kimseler sana ben gibi dokunamaz, demiştin, 

Susmuştum... En çokta bu sözün acıtmıştı canımı ya...  

Düştüm, kanadım yaralandım... Vazgeçmedim... Nasıl bir insan yaratmıştın benden? Bunları bana değil, ikimize de yaşatmaya hakkın yoktu... Ve ikimizin de samimiyetsiz hayatlarla başka hayatlara bedel ödetmesi hakkı hele hiç yoktu. 

Samimiyetsizlik ilerledikçe  vicdanım daha da acıyor. 

Diyorum demesine de... Bu sevgi öyle büyük ki, hergün öldürüyor... 

Sen orada ölüyorsun bende burada... 

Böyle olması gerek. 

Alıştım...  

 

DEVAM EDECEK... 

  

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 12
Toplam yorum
: 2
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 151
Kayıt tarihi
: 27.05.12
 
 

Biraz Mimar Biraz Teyze, Biraz Hala Biraz Avcı Çok yazar... Bayağı okur... Ma..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster