Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Mayıs '08

 
Kategori
Bilim
Okunma Sayısı
346
 

Dahilerim

Bilim:


Matematik: Euclid Geometrisi’ni ilk bozan Janos Bolyai ve kaos (kırınım) matematiğini daha 1830’da tasarlayan Pierre Verhulst birlikte. Bolyai, 3. Dünyalı olduğu için ona sempati duyuyor olsam gerek. (Ramanujan’a da öyle.) Onunla eşzamanlı ve farklı mekanda aynı işi yapan Lobaçevski, üniversite kampüsünü salgın hastalıktan korumuş olsa da, Çar’a karşı kimseyi gammazlamamış olsa da, bu açıdan geride kalır. Verhulst ise, 1790 tarihli Malthus’un matematiksel yanlışlığını kanıtlayarak, daha ortaya çıkmadan Marx’ı ve Darwin’i değilledi.


Fizik: Theodor Kaluza. Albert Einstein’ı 1900’lerde geçip, bilgisinin insanlığa ulaşmasına izin verilmediği için. Einstein sayesinde, 2005’te 1905’teki denli geride bulunduğumuz için. Einstein, Planck ve Heisenberg üçlüsü, paradgimatik faşizm yarattı.


Kimya: Dimitri Mendeleyev. Periyodik Tablo’yu bulmasaydı, bugün ‘kimya’ diye bir bilim dalı olmayabilirdi.


Biyoloji: Yanıt yok. Kesinlikle Charles Darwin değil. Ona karşıyım, hem cinsel seçmede, hem de en güçlünün sağ kalmasında. Tıp denirse, maymunlarda kafa naklini beceren ama bunu insanlarda uygulaması yasaklanan Robert White. Klonlama ve genetik manipülasyon, daha az yaratıcılık içeriyor. Asıl başarı, 21. Yüzyıl’da biyokimyanın kuantum fiziği matematiksel modelini tamamlayanda olacak. Kaufman bu konuda henüz emekliyor.


Sanat:


Dans: Butoh. Özelinde ‘Sankai Juku’ grubu (1980’ler).


Sinema: Animeler. Özelinde ‘Ghost in the Shell 1-2’ ve Mamoru Oshii.


Müzik: Uzun yıllar (15 yıl falan) Astor Piazzolla’nın ‘Pulsacion’ları ile, Miles Davis’in ‘Siesta’s arasında kaldım. Şimdi kesin ‘Pulsacion’lar.


Yazın: Bilimkurgu. Özelinde William Gibson ve ‘Neuromancer’i.


Heykel: İnanılmaz gelebilir ama bir Türk, İlhan Koman ve ‘Akdeniz’i. (Üstelik, dilimlerin aralarının gereğinden çok olduğunu düşünüyorum. Artı: Yaşamımın konusu olan asker kaçaklığı ile ilgili, Mehmet Aksoy’un ‘Meçhul Asker Kaçağı’nı o geometrik güzelliğe feda ediyorum.)


Mimari: Gökdelenleri ilk tasarlayan ve Rosa Luxemburg’un ve Karl Liebknecht’in mezar anıtını yapan Mies van der Rohe. Kesinlikle le Courbisier değil.


Resim: Yaşlı Pieter Bruegel. Bosch ondan daha iyi ama Bruegel, resmi dünyaya ve insana indirdi.


Tiyatro: Antonin Artaud. Kendisinin bile uygulayamadığı bir tiyatro hayal etti ve doğru yoldaydı, haklı çıktı.


Fotoğraf: Şimdilik Diane Arbus. Yaptığı % 1, yapabileceği % 10 verimlilikte bile olsa. (Aslında, Gorski idi ama onun başarısı ondan önce 2 kez becerilmiş, sonradan öğrendim.)


Felsefe:


Mantık: Aristo ve Lao Tzu.


Ontoloji: Aristo ve Lao Tzu. (Bu 2 satır üzerine onlarca makale yazabilirim, birlerce yazdım bile...)


Fenomenoloji ve Epistemoloji: Yok. Boş küme.


Hukuk: Hammurabi ve yasaları.


Ahlak: Boş küme.


Din: Ateizm. (İlk gerçek ateist üzerine farklı söylenceler var.)


Siyaset: Neçayef. Tam başarı. Yaşamıyla, dediklerini kanıtladı. Marx tersini yaptı. Sun Tzu, ondan daha büyük ama daha kuramsal, şerhlerle epeyi yanlışlandı da. 2 dünya devrimini yapan Lenin ve Mao, Hitler, Cengiz Han’nın yanında nasıl cüce kalıyorsa, geleceğin devrimcileri karşısında öyle kalacak, ilk olmak, en büyük olmak demek değildir.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Zaman zaman yazdıklarınızı anlayabilecek kapasiteye sahip olmadığımı farketsem bile, okumaktan hiç vazgeçmiyorum. Bu son yazınızı okuyunca, yazı hakkında yorum yapmak yerine, sizin hakkınızdaki düşüncemi yazmak istedim; siz bir deryasınız. Bu yazıyı yazabilmek için olağanüstü bir birikim gerektiğini biliyorum ve sizi bu anlamda çok takdir ediyorum. Yine de bütün bunlara rağmen, neden insanlara karşı - nasıl desem? - öfke, belki de bir anlamda nefret beslediğinizi anlayamıyorum. Çoğu kez benim de hissettiğim; hiçbir şeye kafa yormayan, yaşamı sadece yemek, içmek, eğlenmek ve boş konuşmaktan ibaret sayanlara karşı duyulan bir başkaldırı olabilir mi? Esenlikle kalın!

Tülin Aksoy 
 04.05.2008 13:08
Cevap :
Psikoloji ile ilgili metinlerimde kişilik yapıma ilişkin epeyi bilgi var. Sanırım önümüzdeki salı da, 'Hipergnozi' diye bir metin yayınlayacağım. Durumumu tümüyle açıkça anlatıyor. Benim gibiler, Türkiye'de az ama Dünya'da epeyi kalabalığız. Durumumuz kognitif psikoljiyle ilgili bir şey. 'Çok bilme saplantısı' denebilir, normal insan diliyle.  04.05.2008 14:41
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 2217
Toplam yorum
: 1121
Toplam mesaj
: 127
Ort. okunma sayısı
: 485
Kayıt tarihi
: 16.08.06
 
 

Serbest yazarım. 1960 doğumluyum. BÜ İşletme mezunuyum. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster