Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Nisan '13

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
718
 

Daktilo, yazı ve çay

Daktilo, yazı ve çay
 

2007 yılının eylül ayı. Üniversiteye başlamışım. En büyük hayalim yazar olmak. Edebiyat fakültesinde okuyanların yazmaktan yavaş yavaş soğuduğunu ve nihayetinde yazı işlerini bıraktığını hocalarımız söylemişti. Nitekim öyle de olacaktı; ama biz direndik. Madem yazıyoruz, şöyle modern zamana direnen bir daktilomuz olsa fena mı olurdu?

Kırbaş Mehmet’i bul

Daktilo aradığımı birkaç dosta söylediğimde bana, Edirneli Kırbaş Mehmet’i bul dediler. Adı Ali miydi yoksa? Buldum. Özdinç Pasajı’nda dükkânı var. Şimdilerde piyano, org, klavye falan tamir ediyor. Ama asıl işi daktilo. Tam aradığım adam… Elinde Silver marka bir daktilo olduğunu, şöyle bir elden geçirmesi gerektiğini ve bana da kırk liraya vereceğini söyledi. İki gün sonra daktiloyu aldım.

Artık daktilom vardı. Tuşlarına vurdukça çıkan sese kapılıp güzel yazılar yazabilirdim. Tanımadığım insanların bilmediğim hayatlarına dair hikâyeler uydurabilirdim. Kelimeleri, anne yadigârı bir kolyenin boncukları gibi dizerek şiirler yazabilirdim. Öyle de oldu. O yazı makinesi bana birçok şey yazdırdı.

Geri kafalılık mı? Hayır canım ne münasebet, biz ona geçmişseverlik diyelim. Hızla gelişen dünyaya ayak uydurmak  -uydurabilmek- gerçekten önemli. Ama bazı şeylere de sahip çıkmamız gerekmez mi? Modern zamanın bize sunduğu şeyleri elbette bilmek, almak, kullanmak gerekir. Fakat eskilerine de merhamet ederek, vefa göstererek…

Çaya methiye

Yazı işleri çaysız olur mu azizim? Edirne’de mekânlarımız vardı bizim. Tahmis Kahvesi ve Üç Şerefeli’nin bahçesi… Buralarda buluşup sohbet ederdik, kitap okurduk, yazı yazardık. Çayımız eksik olmazdı. Çaya methiyeler düzerdik.

“Şarap nedir bilmeyiz içtiğimiz ab ı hayat / Mey dilerse canımız yar elinden çay yeter” mısralarını hepimiz bilirdik. Çaysız sohbetin, aysız geceye benzediğini söylerler. Elhak doğrudur. 

Hadi şimdi gelin çay içelim.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Belli bu daktilodan güzel şeyler gelecek... Siz,Tahmis kahvesini; Üç şerefeli'nin bahçesini bildikten sonra herhalde Sayın Hasan Aktaş'ı da tanırsınız. Saygılar. Selamlar.

Erdal Ceyhan 
 08.04.2013 22:12
Cevap :
Merhaba, yorumunuz için teşekkür ederim. Mutlu ettiniz. Evet, o mekanlarda H. Aktaş Bey ile birkaç kez görüşme fırsatım oldu. Fakat şimdi kendileri Edirne'de değil. Selam ve hürmet.  09.04.2013 15:59
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 11
Toplam yorum
: 14
Toplam mesaj
: 5
Ort. okunma sayısı
: 802
Kayıt tarihi
: 15.05.08
 
 

Selâmdan sonra azizim, Seviyor hikâyeyi, şiiri, kalemi, kağıdı ve çayı... Marmara Gezetesi'nd..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster