Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Rumikorman (Korman Türkmen)

http://blog.milliyet.com.tr/rumi

10 Ocak '07

 
Kategori
Küresel Isınma
Okunma Sayısı
9654
 

Dalga boyu ve morötesi ışınlar

Dalga boyu ve morötesi ışınlar
 

Elektromenyetik ışınımlar dalga boyuna göre çeşitli sınıflara ayrılmaktadır. Bunlar, en uzun ve en kısa olana doğru: radyo, mikrodalga, kızılötesi, görünür, morötesi X-ışını ve gama ışınımlarıdır. Elektromanyetik dalgaları taşıyan foton adı verilen parçacıkların ihtiva ettiği enerji ne kadar fazla ise, dalga boyu o kadar kısa ve frekansı ise o kadar fazladır.

Dalga boyu 100 ile 4000 Angstrom arasındaki ışınıma Morötesi ışınımlar adı verilir. Gözümüz, 4000 ile 7000 Angstrom dalgaboyları arasına duyarlıdır ve bunun dışındaki ışınımı algılayamaz. Görebildiğimiz en küçük dalgaboylu ışınımı mor olarak algıladığımızdan, bundan daha küçük dalgaboyuna sahip olan ışınıma "morötesi ışınım" adı verilir.

Güneş, çok geniş bir dalgaboyu tayfında enerji yaymaktadır. Görülebilir mavi ya da mor ışıktan daha kısa dalgaboyuna sahip morötesi ışınımlar, stratosferdeki ozon tabakasınca büyük ölçüde emilirler. Fakat, bu ışınımın bir bölümü yeryüzüne ulaşır ve güneş yanıklarına veya insan sağlığı üzerinde başka olumsuz etkilere de neden olabilmektedirler.

Morötesi ışınımlar üç türe ayrılır: UV-A, UV-B ve UV-C.

Bunlardan UV-C, en kısa dalgaboyuna sahip (100 – 280 nanometre) ve ozon tabakasınca tümüyle emilirler ve yeryüzüne ulaşmazlar. UV-B, bir bölümü ozon tabakasınca emilen ve 280 – 320 nanometrelik dalgaboyuna sahip ışınımlardır. Bu ışınım, insan derisinin katmanlarına UV-A kadar çok etki etmezler; ancak, güneş yanığı, güneşten kararma, DNA mutasyonları ve cilt kanserine yol açarlar. UV-A ışınımı ise, dalgaboyu 320 – 400 nanometre olan ışınımlardır ve insan derisinin en alt tabakasına kadar etki ederler ve güneş yanıklarında ve kararmada rol oynarlar. Ayrıca, cildin yapısını bozarak kırışıklıklara ve sarkmalara bile yol açabilmektedirler. UV-A’nın cilt kanserinde rol oynadığı da düşünülüyor ve bağışıklık sistemine baskı yaparak gözlere kalıcı olarak zarar de verebiliyor.

Ozon tabakasının morötesi ışınımı büyük ölçüde emerek yeryüzüne ulaşmasını engellediğini biliyoruz. Fakat, ozon düzeyleri gün içinde ve yıl içinde değişkenlik gösterirler. Güneş gökyüzünde ne kadar yüksekse, morötesi ışınım düzeyi de o kadar yüksek olur. Yani, morötesi ışınım gün içinde ve yıl içinde değişkenlik gösterir. Tropikal kuşağın dışındaki bölgelerde en yüksek düzeye yaz aylarında, güneşin tepede olduğu gün ortası saatlerde ulaşır. Ekvatora yakınlaştıkça da morötesi ışınım düzeyi artar. Yüksek irtifalarda atmosfer seyreldiğinden, morötesi ışınım daha az emilir. Her 1000 metrelik yükselmede, morötesi ışınım düzeyi de % 10- 12 oranında artar. Bugün, çeşitli ölçüm aygıtları ve bilgisayar sistemleri aracılığıyla, dünyanın herhangi bir bölgesinde yeryüzüne ulaşacak morötesi ışınım düzeylerini önceden tahmin etmek olasıdır.

Morötesi ışınım, farklı yüzeylerce farklı oranlarda yansıtılıp saçılabilir. Örneğin, taze kar % 80, kumsaldaki kuru kumlar % 15, denizse % 25’e varan oranlarda morötesi ışınım yansıtabilir. Morötesi ışınım, denizin yarım metre altına bile yüzeydekinin % 40’ı oranında ulaşır. Bulutlu havalarda da morötesi ışınım düzeyleri yüksek olabilir. Örneğin, bu ışınımın % 90’dan fazlası hafif bir bulut örtüsünü geçebilir. Bulutlu bir yaz gününde, hava çok sıcak olmasa bile güneşten yanabiliriz. Işınların saçılması da farklı yüzeylerden yansıması gibi etki yapar ve toplam morötesi ışınım düzeyinin artmasına yol açar.

Dünyanın belli bölgelerinde (özellikle kutuplarda) ozon gazını parçalayan zararlı gazlar nedeniyle ozon tabakasının inceldiği de bugün herkesçe biliniyor. Eğer ozon tabakasındaki incelme bu denli hızlı olursa, çok kısa bir gelecekte küresel ısınma ile birlikte bu zararlı olan Mor ötesi ışınımlar da insan hayatında olumsuz etkileşimlere yol açacak ve tüm gezegenin bu zararlı ışınımların etkisi ile kavrulması kaçınılmaz olacaktır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Güzel bir inceleme olmuş..

Ayhan Özkan 
 10.01.2007 17:43
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 77
Toplam yorum
: 83
Toplam mesaj
: 18
Ort. okunma sayısı
: 8723
Kayıt tarihi
: 01.12.06
 
 

1968 Ankara doğumluyum. Selçuk Üniversitesi, Doğu Dilleri ve Edebiyatı, Fars Dili ve Edebiyatı Bilim..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster