Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Hakan Karaduman (Akdenizli)

http://blog.milliyet.com.tr/akdenizli

14 Ocak '09

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
502
 

Dalga

Dalga
 

Burada İki tane yazı okudum; fena değillerdi. Derken yorum yazmak istedim, pek huyum değildir, bir de ne göreyim; hanımefendiler yoruma kapatmışlar yazılarını. Şöyle bir kimmişler, necilermiş diye biyografilerine baktım. Aman Allah’ım! Olamaz! Birincilikler, yurtdışları üniversiteler, falanlar, fıstıklar…

Tabii kendilerine aşırı güven, ben bilirim ayakları ve havalarındalar: yemezler.

Siz onu internetin çaylaklarına yedirin.

Sayfanın yoruma kapatılmasının ne anlamı olabilir?

Sıralıyorum birkaç tane: ben çok bilgiliyim, dünyaları yuttum, her şeyi bilirim, en iyiyim; aman değerimi bilin. Buradan geçerken üstün bilgilerimden üzerinize kusup gideceğim. Tantana etmeyin sizi ilkel yaratıklar! …

İçimden bu insanlara şunu demek geliyor: sizin toplam hayatınız belki bir ay kadardır, sizin tüm bildikleriniz bir gün.

En gıcık aldığım tiplerdir kendini bir b.k zannedenler! Ah-a bunu da buraya yazıyorum.

***

Gazeteleri şöyle bir dolaşıyorum. Köşeciler ilgi çekici. İki kampa ayrılmışlar: sağlı sol kamp ve sollu sağ kamp.

Sağlı sol kamp: şöyle diyorlar; “Efendim, son günlerin davası aslında arınmak için büyük fırsat. Dibine kadar gidilmeli.”

Sollu sağ kamp: “İnsanlar eskisi kadar hevesli olmayacaktır devlet için, devletin bekası için gayri resmi mücadele etmek için."

***

Amerika nükleer savaş halinde nasıl vergi toplanacağının kitabını yazmış. Devletleri çökse bile hayat damarlarının bir kısmı Ortadoğu petrollerinden geçtiği için BOP son ana kadar ödünsüz sürecektir: diye görünüyor.

***

MB uzun zamandır kalitesini yitiriyor. Çok fazla “sıkıldığından” yazılar ortalıkta boy göstermekte. Çok az insan yazdığı yazı üzerinde emekleşerek zaman veriyor. Şiirlerin çoğu ilk satırlarından pas geçiliyor. Çarpıcı yazı zaten çok azken seçkiler gösteri sanatlarına(?) yönelmiş durumda. Ha, bir de insan nasıl adam edilir, çocuklar nasıl köleleştirilir, insan kullanma kılavuzu vb. türünden dallama yazılara çokça rastlıyoruz.

Geç bunları anam babam, geç! Dünya nereye gidiyor diye ayağa kalk bir bak. Sünepe bilgilerini yeter artık üzerimize kustuğunuz...

***

Son zamanlarda roman yazarları çok eskilere giderek kurgular geliştirmekte ve tarihsel romanlar yazmaktalar.

Yahu, böyle bir ülkede yaşıyorsunuz-Paris çoğunun anavatanıdır- kalkıp yüzyıllar öncesine gidiyorsunuz: el insaf!

En kral romanlar “şimdilerde” çıkar. Görebilmek için girdikleri benmerkezci bencil çukurdan çıkmaları gerek. Anlatının roman değil, sadece anlatı olduğunu bilmeleri gerek. Hatta ve hatta, “Oğuz Atay anlatımı” saplantısından kurtulmaları gerek. Ve nihayet romanın edebiyatçıların elinden kurtulması gerek!

Bırakın artık şu geçmişin pelte zamanlarını. Bakınız dünya nasıl da hızlı dönüyor. O yüzden bu ülkede topu topu 3000(üç bin) okur var.

***

Bu yazıyı dalgasına yazdım. Malum dalga denizde olur ama dalgalar sarmış dört bir yanımızı. Her bir "yıldızlar arası" bir dalga.

***

seçkim: şarkıların geçmişi vardır, seslerin geçmişleri. yaşamın geçmişi az öncedir, hayatınsa saplanıp kaldıklarımızdır. yürüyenler ve şimdiyi kavrayanlar geçer geleceğe: http://www.dailymotion.com/relevance/search/portofino/video/xhvrq_dalida-love-in-portofino_music

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Her şeyde bir derinlik olmalı. Günümüzün sorunu, düşüncelerimiz kontrol altına aldıkça esaretimizin artmasıdır. Burada gördüğüm kadarıyla insanlar "basitliğe" ve non-eleştiriciliğe özendiriliyor. Düşünmeyen, eleştirmeyen, göremeyen kitleler daha kolay yönetildiği bir gerçekse, yazdıklarımda olabildiğince kısa ve kıt kelimelerle olabildiğince çok şeyler anlatabilmenin telaşı benimkisi. Malum devlet memuru olduğum için her şeyi olabildiğince açık yazamıyorum. Ama tersi durumda birkaç kelimeden fazla olmazdı eklemelerim. Sizin ilginizi çeken tarafsa felsefeye ilgi duymanız sanıyorum işi karmaşıklaştıran. Özet verirsem: en basit söylemle hayat çözümlemeleri diyebilirim. Çok teşekkür ederim, en içten saygı ve sevgilerimle. sağlıcakla kalın.

Hakan Karaduman (Akdenizli) 
 17.01.2009 10:44
 

Ya,sen ne nahif adamsın akdenizli. 2 yılda 2 kere eleştirecek oldum,ikisinde de zarif,saygılı cevaplarla konuyu kapattın.Genelde takip etmeme rağmen,bu kadar az eleştirdiğime göre demek ki, gerçekten hak ettiğinde eleştiriyorum.Tabii arada bir beğenileri de bildirmeli.Neyse,ağız tadıyla bir tartıştırtmadın ama sen daha dur. Öncekileri geçsek de, 2 konu daha var.Biri şu iddialı "Edebiyatçılar,romandan ellerini çeksin."cümlesi.Şunu biraz daha aç bakalım.Öteki,yazılarını genelde beğenmekle beraber,üslubunu yuvarlak ve üstü kapalı buluyorum. Bu tarz bir anlatım,hayal gücüne bağlı olarak sunduğu sınırsız imkanlardan dolayı zengin görünebilir ama açıklığın ve sadeliğin içinde fark yaratabilmek asıl zenginlik bence.Hem de daha anlaşılır.Gerçi öyle diyorum ama maşallah yorumlara bakıyorum;benden başka anlamayan da yok.Dalgalar;yıldızdan, yıldıza köpük,köpük.Kalemin kuvvetli diyorsun da,anlayışım kıtça galiba.Ya da, yazılarının bir yerinde gizli bir şifre çözücü var da,ben göremiyorum.

fegokce 
 16.01.2009 15:22
Cevap :
Yeniden merhaba. Sanıyorum verdiğim yanıtlar bana yeterli gelmiş olmalıydı. Dikkat ederseniz olabildiğince az kelime sayısıyla yazarım. Buradaki amacım en sıradan insanın da okuduğunda anlaşılır olmaktır. Sorularınıza gelirsem; edebiyatçılar adı verilen ülkemizde bir grup var. Bu insanlar sürekli geçmişte saplanıp kalmış, içe dönük, nostaljik kişiler. Dikkat edersiniz kitapevlerinin editörleri seçkilerinde aynı yazarları, aynı üslubu, yani sürekli aynılığı savunurlar. Benzer kitaplar bu insanların diğer benzer insanlara servis edilmesiyle çarkları döndürmekteler. Size güzel bir örnekleme yapacağım. Çok saygı duyduğum sayın Ezgi Umut hanımefendi okuduğu ikinci kitabımla ilgili yaptığı yorum, örneğin. Kitapla temel ve ana düşüncede ilgisi olmayan şeylerdi yazdıkları. Beni şaşırtmadı, çünkü bu anlayış hepsinde hakim. Eğer okuma şansı bulursanız kitaplarımı, sanırım daha ikna edici olacağım sizin için. Bir yazı derinleşebiliyorsa, önyargılardan ayrıldığında yükselir de...  17.01.2009 10:31
 

Yazınızı okuduğum an biraz fazla abartığınızı düşündüm. Nihayetinde sistem yazdıklarımızı yoruma kapamaya imkân veriyor, yazan arkadaşlarımızda özgür iradelerini kullanıyorlar diye düşündüm.
Ancak tesadüf bu ya ! Bende bugün bir beyefendiye ait bir yazı okudum, tüm yazıları yoruma kapalı, avrupada ikâmet eden genç bir arkadaşımız, gene normal karşılayacaktım. Haliyle okunacak bir yorum yok, mesajlara göz atayım dedim, burada uzun zamandır yazan bir arkadaşımızın sormuş olduğu olduğu bir soruya ve hatta bayram ve yılbaşı tebriklerine bile yanıt yoktu.
Ne diyeyim ? Gün gelir olgunlaşırlar, ayakları yere basar belki.
Esenkalın...

TEKBAŞINA 
 14.01.2009 23:08
Cevap :
aslında kızgınlığımı yeniden düşününce yaşadığımız koşulların da gizliden eşliğini biliyorum. ancak yine de insanın gücüne gidiyor. çünkü eğer yoruma ve diğer okuyuculara sayfanızı kapatmışsanız diğer insanlar sizi ilgilendirmiyor demektir. yüzleşmek yerine kendi yazılarının tartışılmaz ve mükemmel olduğunu iddialamak demektir-bence-. bazen bir yazı yazarsınız, ama yorum almak istemezsiniz, yazı öyle bir yapıdadır. ama tamamen kapatmayı hoş karşılamıyorum. çok teşekkür ederim, sağlıcakla kalın.  15.01.2009 10:23
 

bildiginiz gibi cag suratle degisiyor.sanayi toplumlari pr toplumlari olma yolunda.bu devinim ulkede hala farkli algilaniyor.yazinizdaki isaretler ulke gercekleri ayri kaldigim sure icinde degisen cok farkli birsey yok.belki biraz modern arac gerec kullanimi fazlalasmistir ama beyinlerde hala acilim zorlaniyor.Farkli beyinleri hala sosyal yasam abzorbe edemiyor her kezi standart bicimde olmaya zorluyor.Dunya senoryolarinin yeniden kurgulandigi su gunlerde artik olmamiz gerektigi yerlere dogru adimlarin atilmasi zamani geldigi kanisindayim. Saglik ve saygiyla

Newyorker 
 14.01.2009 20:24
Cevap :
merhaba, size katılıyorum. zaman asla beklemeyecektir. yaşadığım topraklar artık kaybedenlerin değil, geleceği yakalmış insanların yaşadığı mutlu topraklar olmasını diliyorum. çok teşekkür ederim yorumunuz için. en içten saygı ve sevgilerimle, sağlıcakla kalın.  15.01.2009 10:18
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 470
Toplam yorum
: 1750
Toplam mesaj
: 25
Ort. okunma sayısı
: 548
Kayıt tarihi
: 28.08.06
 
 

Ateşten denizleri mumdan gemilerle geçmeye" benzer hayatımız. Mutlaka mavi gökyüzü görünecektir. Gid..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster