Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Mart '19

 
Kategori
Anılar
Okunma Sayısı
133
 

Dalında Bırakılan Zeytin...

Zeytinler toplanıp bitmişti. Uzaktan konuşma sesleri, akortsuz türküler, çalı çırpının, toplarken kırılmış zeytin dallarının yakılmasından tüten ince dumanlar dağılıyordu bir sonbahar öğle sonunun üşüten yalnızlığına. Bir de, içerlek zeytinliğin dalında bırakılmış zeytin tanelerine, bitişik bahçe sınırında "hüday-ı nabit" yetişmiş kuş üzümünün kırmızı taneciklerine dalıp çıkan sığırcıkların, sakaların, serçelerin su şıkırdaması gibi telaşlı dalıp çıkmalarının kendine özgü sesi.

Nedense gelip hep bir yanı yanık yaşlı zeytine sırtını verip otururdu hep. Önce yavaş adımlarla zeytinliğin bozuk zemininde hafiften tökezleyerek, yavaştan her zeytinin önünde durarak, en uç dallarına kadar her birini mavi dumanlı gözleriyle sevip okşayarak sanki, dolaşır; sıkışan soluğunu hafiften vererek ve sık sık soluyarak dinlenirdi orada. Ne zamanki soluğu düzelir biraz, titreyen elleriyle gümüş sigara tabakasını çıkarır ceketinin cebinden, bilmem kaçıncı Yenice sigarasını yakardı. Daha birkaç nefes çekmeden bildik öksürük nöbeti başlardı başının etrafında anafor yapan sigara dumanları içinde.

-Kahretsin; bırkamadık gitti bu mereti. Bu gidişle bırakacağımız da yok, o bizi bırakacak...

Neden sonra etrafında yarı içilip atılmış sigara izmaritleri içinde soluğu dinlendiğinde, uzanıp yanına bıraktığı bastonuna uzanır zeytinliğin bir yanında kuşlara, arılara, nereden çıkmışsa tıslayıp bir kabuğundan başını çıkaran, bir içine çeken kaplumbağanın aheste gidişine dalmış olan bana seslenirdi.

- Gel buraya, kalkmama yardım et, yola koyulalım birazdan.

Sonra bastonunu dallarda dalıp çıkmakta olan kuşlara çevirerek konuşurdu bana bakmadan. Mavi gözlerinde uzun bir geçmişin parıltıları ve belirsiz, ikircikli bir kısa geleceğin karartılarıyla.

- Bak oğlum, zeytinin son tanesine kadar ağaçtan toplamak görgüsüzlüktür. Adaletine yakışmaz bu zeytinin. Bırakılır dalında bir kısmı ki, bu başakçıların, geri kalanı da börtü böceğin, kurdun kuşun hakkıdır. Bunu unutma sakın...

Sonra zeytinlikler arasındaki yola inerdik ağır aksak. Tatar arabalarında türkü tutturup dönenler. Yüklediği zeytin dalları arasında neredeyse görünmez olan atının peşindekiler, semerinin iki yanına uzunlamasına bağladığı küfelerden yer bulamayıp kıçına yanlamasına oturanlar ve koşuşturan çocuklardan oluşan bir kalabalığın içinde, yakın olan kasabanın yolunu tutardık. Ağaçlar içinden bir öğlen sonu güneşinde yıkanmakta olan denizden yansıyan parıltılar düşerdi yüzümüze. Ve deniz, deniz gibi kokardı.

Unutmadım hiç,,,

Akın Yazıcı
6 Mart 2019/İzmit

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Akın Bey değerli arkadaşım, o kuşlar ki yedikleri zeytinlerin çekirdeklerini değişik yöre toprağına bırakıp yeni zeytin ağaçlarının çıkmasını da sağlıyorlar. Sevgilerimle esen kalınız.

Şahin ÖZŞAHİN 
 07.03.2019 22:48
Cevap :
Aynen öyle; sevgi gibi dağıtılan yerde çoğalır yeniden. Sevgilerimle...  08.03.2019 8:34
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 174
Toplam yorum
: 420
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 363
Kayıt tarihi
: 07.05.14
 
 

1965 Ankara Üniversitesi Tıp fakültesinden asker hekim olarak mezun oldum. Gülhane Askeri Tıp Aka..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster