Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Mayıs '13

 
Kategori
Doğal Hayat / Çevre
Okunma Sayısı
964
 

Damacana sularındaki tehlikeler ve su arıtıcı pazarlama oyunları !..

Damacana sularındaki tehlikeler ve su arıtıcı pazarlama oyunları !..
 

Sakalım yok ki sözüm dinlensin...

Bu milletin hafıza zaafiyetini değerlendiren uyanıklar köşe oldu... Köşe...

Geçen yıl yazmıştım; yine yazıyorum... Sularımızla oynuyorlar !..

Özellikle yaz günlerinin başlamasıyla su vurgunu akıl oyunları yeniden sergilenmeye başlıyor...

Ünlü meşrubat fabrikalarının birinin Bursa'da kuyu suyunu, ticarethanelere bedava daıttığını bilmeyen kalmadı sanırım.

Bir kasa Hokka Mola yanında iki kasa su (?) bedava !.. Kuyularda su bol... Su ticaretinden köşe olanların hadi hesabı yok !..

Tecrübeli (?) bir bakan, daha geçen ay söylemişti.. Bu millet, herşeyi unutur!..

Daha birkaç yıl öncesine kadar, 5-6 adet olan içme suyu şirketlerinin mantar gibi patlayarak bugün bine yakın sayıya ulaştığından haberiniz var mı?...

Merhum Sadık Ahmet'in meşhur sözünü yine anımsadım..'' Türkün Türk'ten başka düşmanı yoktur !.. ''

Nüfusumuz arttıkça patron zihniyetler de o derecede artış gösteriyor...

Vakıf Üniversiteleri adı altında yüzlerce çıkar amaçlı beton binalar...

''Özel sağlık kuruluşu ''adı altında yüzlerce hijyenden, donanımdan uzak beton binalar...

''AVM adı altında'', yeşili katleden devasa beton binalar...

''Kaynak suyu adı altında'' artezyen kuyularını saran beton binalar..

vs..vs...

Ne kadar kültürlü olursanız olun, Dünyanın hızlı gelişim sürecinde kaçıracağınız birçok bilgi olacaktır.

İnsan bilmediği konunun zır cahilidir.

Damacana sularının hijyen ve içerik yönünden tehlikeler arzettiğini duyunca, evime su arıtma cihazı almayı düşündüm.

Binlerce firma,yüzlerce şarlatan çıktı karşıma... Bilinçsiz ve sadece kan emicilik eğitimi almış, bir baltaya sap olamamış cehalet taburları, bakanlıkların belgelerini gösterirken bile telaffuz sıkıntısı içindeydiler... Denetimin olmadığı bu ülkede, ''Kör tuttuğunu öpüyordu .''

Bu konuda bilgilenmek için internet hazırdı...

SU ARITMA CİHAZLARIYLA İLGİLİ ARAŞTIRMA YAPMA İHTİYACI HİSSETTİM...

Bakınız ,çok ilginç bir yazı ... Okuduktan sonra,arıtnma cihazlarındaki aldatmayı ve cihaz satıcılarının ne kadar cahil insanlardan oluştuğunu algıladım.

..........

''Evsel tip arıtma cihazları günümüzde oldukça yaygınlaşmaya başladı.

Bir çok insan şehir şebekesi suyunun içiminin hoş olmadığını düşünerek damacana sularına yönelirken, hesap kitap sonucu damacana suyunun pahalıya geldiğini düşünenler ev tipi küçük arıtma cihazlarına yöneliyorlar.

Bir dönem sadece suyun sertliğini alan, ama bunun yanında suya sodyum ilave eden basit reçineli sistemlerin yerini artık reverse osmosis (ters ozmoz) adı verilen teknik alt yapısı güçlü arıtma cihazları almaya başladı.

Bu cihazların yaygınlaşmasında içme ve kullanma suyu kalitesindeki değişiklikler etkili olurken, arıtma cihazı üreticisi firmaların pazar arayışı çabalarının da önemli bir yeri bulunmaktadır.

Geçmişte arıtma cihazı pazarlama taktiklerinin başında suya klor ölçümünde kullanılan ortotolidin, tetrametil benzidin gibi maddeler katarak şehir şebekesi suyunun renginin değiştiğini, ama arıtma cihazından elde edilen suyun berraklığını koruduğunu göstermek yaygın bir tanıtım yöntemiydi.

Burada herhangi bir hile olmamakla birlikte su analizi konusuyla ilgisi olmayan normal bir bireyin bilgisizliğinden yararlanarak renk değişikliğini suyun kirliliğine dayandırmak gibi YANLIŞ YÖNLENDİRME yapılıyordu.

Bu renk değişiminin altında yatan gerçek şu şekilde özetlenebilir: ortotolidin, tetrametilbenzidin veya DPD tablet adı verilen maddeler suya ilave edildiklerinde sudaki klorla reaksiyona girerek sarı renk meydana getirirler, eğer katılan bileşik içerisinde bromfenolbule adı verilen madde de varsa mavi renk meydana gelecektir.

Bu renk değişimi kötü bir şey olmadığı gibi aksine suyunuzun yeterince klorlandığını ve sudan bulaşabilecek mikrobik hastalıklara karşı güvende olduğunuzu gösterir, yani arzu edilen bir şeydir.

Arıtma cihazları sudaki kloru yok ettiğinden daha sonra suya bulaşabilecek mikroplara karşı suyunuz korumasız hale gelecektir.

Gelelim bugünlerde yaygın olarak kullanılan daha teknik bir aldatmacaya?

Bir şekilde görmüş veya duymuşsunuzdur: su arıtma cihazı tanıtımı yapan kişi bir bardak çeşme veya damacana suyuna iki tane metal çubuk sokup bunları bir pile (veya elektriğe) bağlıyor ve sistemi çalıştırdığında suyun içerisinde kahverengimsi bir renk ve çökeltiler meydana geliyor.

Arıtma cihazından alınan suda ise bu tür bir değişiklik oluşmuyor ve pazarlamacı bu renk değişiminin ve çökeltilerin sudaki pisliğin bir göstergesi olduğunu ifade ediyor.

Buradaki olay kullanılan düzeneğin yapısından dolayı YANLIŞ YÖNLENDİRMEYİ AŞMAKTADIR.

Bu renk değişimi ve çökelti oluşumunun mekanizması şu şekilde özetlenebilir: yukarıda yapılan işlem ilköğretimde tüm çocuklara gösterilen ve yaptırılan basit bir elektroliz olayıdır, ancak bir farkla: kullanılan metal çubuklardan (elektrodlar) birisi özel olarak hazırlanmıştır.

Elektroliz olayında kullanılan elektrotlar genelde çelik veya benzeri bir metalden üretilirken, burada anot ucunda kullanılan elektrot yüksek miktarda demirle kaplanmıştır.

Eğer su iletkense buradaki demir elektrottan serbest bırakılarak ortama karışır ve az miktarda renk değişimi ve çökelti meydana getirir, eğer suda bir miktar sodyum klorür daha doğrusu klorür varsa hem iletkenlik artacak hem de demirle klorür reaksiyona girerek bariz bir sarımsı-kahverengi renk değişimi ve çökelti oluşacaktır.

Ancak ters ozmozla çalışan arıtma sistemleri suyun iletkenliğini ve özellikle de klorürü ileri derecede azalttıklarından renk değişimi ve çökelti oluşmayacaktır. Eğer arıtma cihazından alınan suya az miktarda sofra tuzu atasanız renk değişimi ve çökelti oluşumunun bu suda da olduğu kolayca görebilirsiniz.

Yani sudaki renk değişimi ve çökelti kirlilikten değil vücudun dengesi için suda bulunması son derece önemli olan klorür gibi doğal bir iyonun doğal olmayan bir şekilde serbest demirle reaksiyona sokulmasından kaynaklanmaktadır.

Bir çok su arıtma cihazı satıcısının, bu pazarlama tekniğini kullanmalarına rağmen olayın mekanizmasını bilmediklerinden dolayı bu tür yöntemlere başvurdukları, dolayısı ile müşteri konumundaki halkın yanı sıra satıcıların da konu hakkında bilgilendirilmeleri halk sağlığı açısından son derece önemlidir.

Yazımızın temel konusu olmamakla birlikte: ayakların su dolu özel bir kaba konarak elektrotlarla vücutta bir nevi masaj yapıldığı ve sudaki yukarıdakine benzer renk değişikliği meydana getirilerek vücuttaki toksinlerin atıldığını ileri süren cihazlar için de benzeri durum geçerlidir.

Burada da insan terinde bulunan klorür ayakların içine sokulduğu kaptaki demirle reaksiyona girerek renk değişimi ve çökelti meydana getirmektedir. Zaman içerisinde ayağın sokulduğu kaptaki suyun renginin daha az koyulaşması ise kapta bulunan demir miktarının azalmasından kaynaklanmaktadır.

Arıtma cihazları ile ilgili daha ayrıntılı bilgiye TSK Koruyucu Hekimlik Bülteni?nin 2009 Mart-Nisan sayısından ulaşılabilir: TSK Koruyucu Hekimlik Bülteni 2009; 8(2): i-ii. ''

............

Küçük çocukların ihtiyacı olan florür, klor yok ediliyor..minareller hak getire... Kireç yok etmek için icadedilen bu cihazları içme suları için kullanan fırsatçılara dikkat etmek gerekecek !..

Belediyelerin de bu konuda üzerlerine düşen görevi daha özenle yerlerine getirmeleri gerekecek !..

-En iyisi, her zaman keyifle içtiğim yakın köyümdeki, kaynak suyu- diyerek, arıtma cihazı soygunundan ve pis damacanalardan kurtuldum.

Belediye havuzlarından gelen ve  evimdeki çeşmemden akan suyun devlet denetiminde daha sağlıklı olacağına da inandım..

Şennur Köseli bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yok hocam, bizim mahallenin çingeneleri kadrolu; yıllardır tanıyoruz hepsini ve direkt geri dönüşüme gidiyor şişeler. Böylece karınları doyuyor. Ayrıca, 10 litrelik koca şişeyi maça nasıl götürsünler:)

Ata Kemal Şahin 
 23.05.2013 11:43
Cevap :
:)) :)) Benimki şakaydı tabi..Çingeneler,yaşam şekilleri,doğallıkları ve insani tavırlarıyla kalplerimizi fethetmişlerdir.Keşke tüm vatandaşlar,onların hayata bakış biçimlerinden ders alabilseydiler;bu çıkarcı soygun biçimleri,gıdalara hile yapacak kadar alçalmalar olmazdı.ATA Bey,tekrar teşekkürler...İstanbul'a selamlar...İzmir'den sevgiler..  23.05.2013 11:50
 

Goka Gola hikayesi ise başka. Uzun yıllar önce, diyelim yetmişler; İstanbul Bahçelievler'de fabrikaları vardı. Duvarında da bir çeşme! Kola üretebilmek için bol su gerek. O nedenle de fabrikayı suyu bol toprağa kurmak önemli. O kuyu suyu nice filtrasyondan geçirilerek saflaştırılır ve de içine mineraller katılarak işlenir ve kola üretiminde kullanıldığı gibi "Sofra İçeceği" adı altında hem satılır hem de ticarethanelere promosyon olarak verilir. Biz Bahçelievler'deki fabrikanın çeşmesinden bedava doldururduk bidonlarımızı da Bursa'da halka o hizmet veriliyor mudur bilmem! Türkiye kaynak suyu zengini ve daha ancak %20'sini kullanabiliyormuşuz! "Sofra İçeceği" denen garip şeyi neden içelim ki. Avrupa'da otellerde dahi çeşme suyu içilir. Bu medeniyetin işaretidir! Bizde de her 5-10 yılda bir birilerini zengin etmek için çark çevrilir. Arıtma Cihazı tanıtımı yapanlar inşallah bana da bir uğrar:)) Hocam, Lucifer da size bu yazınız için teşekkür ediyor! Selam ve sevgiyle.

Ata Kemal Şahin 
 23.05.2013 7:44
Cevap :
Çok emek verilmiş,harika bir yoruma önce şapka çıkarıp selama duruyorum...Ata Bey,üniversite hocalığımda,bilimsel dil-şive-ağız araştırmaları için fırsat buldukça yaz -kış seyahat ederdim.Ülkemizin özellikle,denize kıyısı olan dağlık bölgeleri dünyada görülmemiş zenginlikte kaynak sularıyla dolup taşıyor.Çoğu da denize,derelere akıp kayboluyor.80'li yıllarda Fethiye Saklıkent gezimizde dev çağlayan ırmaklarımızın,harika kaynak sularımızın nasıl boşa aktığını görüp içim sızlardı.O ve önceki yıllarda birkaç menba suyu firması vardı.Saklıkentteki suyun depolanıp susuzluktan yanan Arap-İsrail gibi ülkelere neden satılmadığı konusunda sızlanıp dururduk.Fethiyeli bir öğrenci velimle bu suyun pazarlanması ve şişelenip satabilmemiz için devlete başvuruda bulunduk.Kırk dereden su getirdiler de canımızdan bezdirdiler.Nitekim 5-6 yıl sonra İsrail'in o bölgeye el attığını ve çok kâr ettiğini duydum.Amanos Dağlarında,Feke-teke yörelerinde,her yöremizde su akıyor Türk,damacanaya bakıyor.Sevgiler.   23.05.2013 11:26
 

Doksanlı yıllarda İstanbul'da su kıtlığı vardı. Gece yarıları köşe bucak çeşme aranır, banyonuzu bile bidondan maşrapayla su alarak yapardınız! Sonra Terkos'a mikrop karıştı şayiaları çıktı ve filtreciler türedi. Yeşil gözlü, beyaz tenli huriler yemyeşil ormanlarda -şırıl şırıl suların yanında- filtre reklamı yapıyordu! Millet bunu da yedi, evler filtre doldu! Sonra sucular türedi. Bidonunuzla gidiyordunuz ve pompayla dolduruyorlardı. Filtrelerini de gösterip hava atıyorlardı. O da yasaklandı ve damacanacılar türedi. Filtrecilerin canı sıkıldı ve eski günleri özledi. Hemen bir dedikodu çıkarılmalıydı: Polikarbonat damacanalardan içindeki suya bir takım kimyasallar geçebilirdi. Bakanlık harekete geçti ve birçok su firması kapatıldı; ama sonra yine açıldı. Ben 10 litrelik pet şişelerden alıyorum, bitince de boş şişeyi çingenelere veriyorum hocam! (dvm var)

Ata Kemal Şahin 
 23.05.2013 7:42
Cevap :
...:)) Yani Türkün Türk'ten başka düşmanı olmamış demekk ki..Çingeneler de pet şişeleri yeniden musluk suyuyla doldurup,buzlu su pozuna sokup stad kapılarında satıyorlardır:))Bir ömürsüb Ata Bey... Devamına bakayım...:)  23.05.2013 11:12
 

Erikli, Sırma ve diğer şaşal su satan firmaların sularını elektroliz ettiğinizde aynı cihazlarla onlarda arıtma cihazlarındaki gibi çıkıyor aydınlatır mısınız?

Erdal KONCA 
 23.05.2013 3:47
Cevap :
Erdal Bey,bu olay,yazımda da belirttiğim gibi klorun varlığını gösteriyor.Güvenle içebilirsiniz.Adı geçen firmaların,fiatları yüksek;ama fabrikaları da çok sağlıklı...(Reklama girmesin de )Sevgiler...selamlar...  23.05.2013 12:10
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1522
Toplam yorum
: 9157
Toplam mesaj
: 558
Ort. okunma sayısı
: 1525
Kayıt tarihi
: 23.06.07
 
 

İnsan yontmakla geçti ömr-ü baharı... Güzel ve canlı heykeller yaptı... Kimisinin içi çabuk boşal..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster