Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Mart '11

 
Kategori
Dünya Kadınlar Günü
Okunma Sayısı
365
 

Damla damla

Damla damla
 

12 Eylül’den önceydi. Bir 8 Mart arifesi… O zamanlar 8 Mart’ı bugünkü gibi açıkça her alanda kutlamak mümkün değildi. Günü yaşayanlar bilir. Herşeyin yasal izine bağlı olduğu, birçok protestonun eylemin gizli, aniden, punduna getirerek yapıldığı günlerdi. Yaşadığım kentteki kadınlarla pazaryerinde bildiri dağıtacaktık. Bildiri dağıtacaktık derken şimdi her metro başında olduğu gibi bir dağıtım değil anlatmak istediğim. Pazaryerine gideceksin. Üzerinde “ 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü” yazılı, evet sadece bunun yazılı olduğu avuç içi kadar kağıtları etrafındakilerin seni fark etmeyecekleri bir anda aniden havaya atarak, uzaklaşacaksın, kaçacaksın. 

3-5 kadın çantalarımızda pul gibi bildiriler olduğu halde Pazaryerine dağıldık ve görevimizi başarıyla yerine getirdikten sonra buluşma noktası olan lokale geldik. Tabii arkamızdan da polisler. Ama tabii ki kimseyi görev başında yakalayamadıkları için elleri boş dönmek zorunda kaldılar. 

Bir başka 8 Mart arifesi daha. “Eşit işe eşit ücret”, “ Her işyerine kreş” için imza topluyoruz. Kadın çalışanların çok oldu işyerleri hedefimiz. Kenar semtlerin birinde kadın çalışanların oldu bir işyerine girip, derdimizi anlattık, imzaları aldık. Kapının dışına çıktık ki, ekip otosu bizi bekliyor. Gece karakolla sonlanıyor tabii.. 

Daha sonraları, yani 12 Eylül’den hemen sonraki yıllarda, 8 Mart’lar fısıltıyla kendi aramızda konuşur olduk. Sonra bir zaman geldi 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, oldu 8 Mart Dünya Kadınlar Günü. Önce isim ile başladı değişiklik. Sonra içerik ile. Bir baktık ki, kadının esamesinin görünmediği veya papatyalar şeklinde göründüğü partiler, iş dünyasındaki kadınlar, sadaka kültürünün çıkış noktası olan yardım dernekleri, herkes ama aklınıza gelebilecek herkes 8 Mart’ı kutluyor. İçini doldurmadan, sevgililer günü gibi, anneler günü gibi, denizcilik günü gibi, 8 Mart kutlanıyor. Bazı kesimler 8 Mart’ın duyulur olmasından hoşnuttu belki ama, 8 Mart neydi? Çoğu kutladıklarının ne olduğunu bilmeden 8 Mart’ı kutlar oldu. O zamanlar soğudum ben bu kutlama işlerinden. Yıllar yine yılların üzerine yığılırken, 8 Mart tekrar anlam kazanmaya başladı. Çiçekler, böcekler yine kutluyorlar 8 Mart’ı ama, toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin ortadan kalkması, her türlü ayrımcılığa karşı çıkılması, şiddetin her türlüsünün önlenmesi, kadın cinayetlerine dur denilmesi için yapılan etkinlikler de damla damla çoğalıyor 

Bir 8 Mart’da daha; 1857 yılında Newyork’lu dokuma işçisi kadınların, insanca bir yaşam talebi ile eşitsizliğe ve ayrımcılığa, güvencesiz çalıştırılmaya karşı, eşit işe eşit ücret için, kanı, canı pahasına verdiği mücadeleyi; her tür baskıya direnerek sürdüren, yoksulluğa, savaşlara ve şiddete karşı, kadın bakış açısını hayata yerleştirmek için kararlılıkla yürüyen tüm kadınları ve bu günü, emekçi kadınlar şahsında dünya kadınlarına armağan eden Klara Zetkin’i saygı ile selamlıyorum. 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 13
Toplam yorum
: 5
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 712
Kayıt tarihi
: 15.09.09
 
 

1959 Ankara doğumluyum. Şu anda yaşadığım şehir İzmir ve İzmir'de yaşamayı sevdiğim için kendimi İzm..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster