Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Aralık '08

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
548
 

Dananın kuyruğu kopacak, tabi dana öküz değilse!

Dananın kuyruğu kopacak, tabi dana öküz değilse!
 

Bir askıda üç el. Birlik beraberliğin simgesi-2007


Hepimizi saran bir sıkıntı tufanı var bugünlerde. Kaçınılmaz olarak, tasarrufa sürükleyen, lüksümüzden ödün verdiğimiz, hatta işlerimizin yoğunluğuna kendimizi kaptırırken, durup durup düşüncelere dalmaların ayyuka çıktığı bir süreci yaşıyoruz. Evet, kriz var. Tüm dünyayı böylesine etkileyen bu kriz bizi de etkilemeyi başardı nihayetinde. İşten çıkarılmalar, imalatların durması, nakit akışının sınırlanması, kredilerin kesilmesi derken önlemler alındığı ileri sürülse de en muhtaç durumdaki insan daha da muhtaç duruma düştü, orta tabaka iyice kemerlerini sıktı ve zengin kesim aynen yaşantısına devam etmekte.

Çoğu ekonomistlerin savunduğu ve orta noktada buluştuğu yegâne durum ise bu krizin önümüzdeki yılın ortalarına kadar seyredeceği yönünde. Bu demek oluyor ki sıkıntıları daha çok başındayız. Dikkatimizi toplamamızın şart olduğunu, savurganlıktan ve plansız hareket etmekten kaçınmamız gerektiğini bilmeliyiz. Öte yandan karamsarlığa kapılıp kendimizi hayattan pek tabi çekmemekte lazım. Çünkü her inişin bir çıkışı var, hatta daha da yükseğe sıçrayabilmek için illaki eğilmemiz gerekir diye bir atasözü de aklımızın bir köşesinde bulunmalı. Netice itibariyle, her şeyin bir formülü var. Bu yaşadığımız günleri en hafif hasarla atlatabilmek adına daha az harcama yapmalı, önceliklerimizi öne almalıyız. Dezavantaja dönüşmüş bu durumları avantaja çevirmek adına hani uzun zamandır yapamadığımız her pazartesi başlayıp da salı sabahı vazgeçtiğimiz diyetler vardı ya ona başlayabiliriz. Ayrıca hobilerimizi evimizin içinde gerçekleştirmeye gayret etmeli, geçtiğimiz kış satın aldığımız kıyafetleri gözden geçirip aslında yenilerine pek de ihtiyacımız olmadığını görebiliriz mesela. Bu tarz uygulamalar için elimize bir kâğıt ve kalem alıp liste oluşturmak belki de en güzel programlama yolu olabilir.

Kriz geldi diye krize girip kendimizi yemektense, bu sürecin atlatılacağı günleri düşünüp tatil planlarımızı önümüzdeki yılın yaz günlerine saklamak ta bir çeşit tedavi ve yardımcı faktör olacağı kanısındayım. Malum önümüz bayram, biz çalışanlar için tatil demek. Maalesef tatil günü gelince içimiz burulup değerlendiremediğimiz günler için üzülebiliriz tabi ama evde mis gibi uzanıp koltuğa, sevdiklerimizle hoşça vakit geçirip sevgimizi ilgimizi göstermemiz de bize iyi gelecektir. Her işte bir hayır vardır değil mi? Bu tarz sıkıntılar paramızın ve zamanımızın kıymetini de bize öğretiyor aslında. Nasıl da sonsuz bir güvenle kredi kartımızın limitlerini zorlayıp daha kazanılmamış paralarımızı harcardık ve taksitle ödüyoruz diye güvenip bankaların kölesi olurduk diye düşünmek için belki de iyi bir fırsatın içindeyizdir. Sayısını gün geçtikçe arttırdığımız ve peynir ekmek gibi edinmesi kolay olan kartlarımızı azaltmak gerektiğini anlamış oluyoruzdur, ha ne dersiniz? Şimdi paniğe kapılmadan işlerimizi yapmaya - çoğumuz on kişinin işini yapsak bile- üretkenliğin verdiği enerjinin mutluluğunu duymaya gayret edelim, elimizdekilerle yetinmenin, paranın hesaplı bir şekilde harcanması ne denli doğru olduğunu bilerek yaşamaya devam edelim. Hatta ekibimizle elele verip bu sıkıntılarda nasılda dim dik durabildiğimizi herkese gösterelim derim. Kendimize, sağlığımıza kesinlikle dikkat edelim. Sağlığımızı korumamız, aklımıza sinirlerimize hâkim olmamız önemli bu günlerde. Ve en önemlisi bir gün tüm bu pürüzlerden kurtulacağımızın ve dananın kuyruğunun bir gün kopacağını her şeyin yoluna gireceğini unutmayalım. Tabi dana öküz değilse.

Güzel günler.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Güzel yazı ablacım:)

TALHA ATAY 
 04.12.2008 17:55
 

Bir krizden çıkıp digerine girmekteyiz nasıl ki her on yılda bir ihtilallere alıştık isek krizlere de alıştık artık. Hamdolsun direncimiz yüksek, bizdeki krizleri Amerika İsveç gibi ülkeler yaşasalar herhalde bu kadar düşük geçinme seviyelerine alışamayacakları için ya intihar ederler yada ruhsal olarak kafalarını bozarlardı. Sizin de dediginiz gibi toplumda öyle bir kesim de var ki krizler onları hiç etkilemiyor hatta kriz donemlerinde başkalarının fakirleşmelerinden onlar nemalanıyorlar bile değil mi? Bir kesim krizde ise diger bir kesim kara geçiyordur. Şimdi nakit parayı elinde bulunduranlar için gayrimenkuller, şirketler bulunmaz fırsatlardır. Elinize saglık güzel bir yazı olmuş.

Alahattin Öztekin 
 04.12.2008 15:02
 

Kriz ve tasarrufla ilgili düşüncenizin tümüne katılıyorum..zaten kriz 94 yılı itibarıyla devam etmektedir..kriz değil, adeta yaşam biçimi olmuş ülkemizde..dediğiniz gibi harcamalarımızı kısarak başlamalıyız önlemlere..örneğin çoğunda 2-3-5 hatlı telefonları indirgemek, ütü fişini çektikten sonra, kalan sıcaklıkla bir gömlek daha ütülendiğini öğrenip uygulamamız gerekir diye düşünüyorum..Dayatmalı tüketim koşullarını ancak böyle yanıtlamalıyız diye de eklemek istiyorum..Çok güzel yazdınız, tebrikler, sevgiler

Mehmet Önkibar 
 04.12.2008 11:51
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 93
Toplam yorum
: 218
Toplam mesaj
: 38
Ort. okunma sayısı
: 1451
Kayıt tarihi
: 02.02.07
 
 

Elektrik mühendisiyim. Eğitimci bir ailenin kızıyım. Kelimeler ve rakamlarla geçen serüven dolu b..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster