Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Eylül '08

 
Kategori
İnançlar
Okunma Sayısı
1337
 

Dansözüm, gece programım, gündüz ekstram var!

Dansözüm, gece programım, gündüz ekstram var!
 

Dinimizi bin yılda öğrenememişiz de şimdi televizyonlardan mı öğreneceğiz?


Ramazan geldi ya, artık TV kanallarımız da aşırı dindarlaştılar, reyting uğruna. Paranın gözü âmâ olsun! Dün akşam saat 19:00'dan önce bir TV'de Zekeriya Beyaz Hocamız ve sunucu arasında geçen konuşmayla yatağımdan fırladım. Biraz dinlenmek için uzanmıştım.

Sunucu genç bayan, Zekeriya Beyaz Hocamızı almış karşısına;

- Bir seyircimiz soruyor hocam, diyor

"- Dansözüm, gece programım gündüz ekstram var! Orucum bozulur mu?"

Sunucu bu soruyu kendisi mi hazırlamış, tuzak mı bilemem. Laptopa bakıp okuyor güya.

Hocam için fark etmez. O ne tuzaklar gördü şu son yıllarda. Hepsine en ciddi şekilde cevaplar verdi maşallah, Allah adına, Müslümanlık adına! Tuzağa düşe kalka da bıkmadı.

Hoca kıvranıyor. Kıvıracak ama kadın zaten dansözmüş, hocanın hareketleri onunki kadar kıvrak olamaz. Her zamanki heyecanıyla, gözleri yine yerinden çıkacakmış gibi başlıyor anlatmaya.

- O ayrı şey, bu ayrı şey.

- Ne şeyi hocam?

- Yani dansöz hanım, işini yapıyor onun cezasını, günahını ayrı çekecek...

- Hocam yani namusunla dansözlük yapınca...

- Şimdi tamam, namusunla ama...

Hoca diyecek ama diyemiyor ki! Ağzında düğümleniyor cümleler. Belki de "Namusunla yapacak iş mi bulamamış da çıplak vücudunu sergiliyor Ramazan mübarek günü? Allah melasını versin!" diyecek. Diyemiyor hoca!

Ağzında bir şeyler geveliyor Zekeriya Hocamız ama yiyecek maddesi olamaz bu, çünkü oruçlu ve top atılmadı daha. Kelimeleri geveliyor ki bu da orucu bozmaz.

Sunucu yakalamış hocayı bırakmıyor, ikinci soruya geçiyor, sorunun cevabını tam alamadan.

Beyaz Hoca biraz rahatlıyor.

- Bir seyircimiz de şunu soruyor hocam,

- Açık saçık film seyretmek orucu bozar mı?

Bunlar seyirci değil, feleğin çemberinden geçmiş şeyler sanki. Ulen bu soru sorulur mu hocaya be! Hocamın böyle bir vukuatı var zaten. Kaldığı otelin televizyonunda, odasında porno film seyrettiği cümle aleme duyurulalı yıllar geçmedi, hepimizin hatırında.

Hocamız bir kahraman edasıyla, kendi seyrettiğine hiç değinmeden cevaplıyor.

- Şimdi, orucun sevabı ayrı şeydir...

Allah Allah! Hoca deminki soruya de benzer cümlelerle başlamıştı. Her halde cevap veremeyince zaman kazanmak için uyguladığı metot bu.

- Açık saçık film seyretmek orucu bozmaz. Niyet önemli, meraktan bakıyordur...

Bu sunucu var ya! Tuzak sorularla hocayı zor duruma sokmuyorsa ben de ne olayım. Ama hoca farkında değil.

- Hocam yeni mesajlar geliyor, günah olduğunu söylüyorlar...

Ne zaman hocanın cevabını dinlediler, ne zaman ileti gönderdiler, ileti adresi beyinlerine kazınmış mıydı, ne zaman sunucuya ulaştı?

Hocam bütün bu işlerin internet ortamında 30 saniyede olamayacağını düşünemiyor bile.

"Bir cevap vereyim de karizmayı kurtarayım, kimseye zararı olmasın!", derdinde.

Hocaya bir soru daha geldi ki ne soru! Saçmalık yarışmasına girse birinci olur.

- Hocam Allah'a Tanrı demek günah mı?

İyi artık Müslümanlar dışında tüm inananlar, Allah'a God, Gott diyenler hepsi cehennemlik. Yaşasın cehennemde yer kalmayınca ben de cennetliğim. Allah'a şükürler olsun hep "Allah" derim.

Hocam cevap vermek için aynı heyecanla bir şeyler söyledi ama ben pek not alamadım. Zaten sunucu da sıkıştıracağı kadar sıkıştırmıştı hocayı. Reklama geçtiler.

Bazen düşünüyorum da biz Türkler bin yıl önce Müslümanlığı kabul etmişiz. 751'de Çinliler ile Araplar arasında çıkan TALAS SAVAŞI'nda Türkler Arapların yanında yer alarak İslamiyete geçişte ilk adımları atmışlar ama esas Müslümanlaşmamız 10. yüzyıldan sonra gerçekleşmiş. Bin yılda Müslümanlığı öğrenememişiz.

Zekeriya Beyaz Hoca ne yapsın? Yukarı tükürse bıyık, aşağı tükürse sakal durumları. Adamcağız İslam adına her programa çıkıyor, hep de sazanlama durumlarına muhatap oluyor.

Diyanet İşleri Makamı'nın görevi ne acaba? Bütçeden en büyük payı alan bir kuruluş ama boşuna. İslamı bilmiyoruz. Televizyon programlarında hacılara hocalara saçma ile sapan ile sorular atıyoruz. Tabii saçma sapan sorular oluyor. Bu şekilde mi İslamı öğreneceğiz?

İslamcıyız diye 6 yıldan fazla iktidarda kalanların yönetimlerinde de açlığa, susuzluğa alıştırılıyoruz. 500 bin dolar peşin ödeyerek 4-5 milyona taksitle nasıl gemi alınacağı öğretiliyor. Düğünlerde, törenlerde keselerle nasıl para ve altın toplanacağını da öğrettiler sağolsunlar da öyle kodaman davetlileri, o sayıda nereden bulacağımızı öğretmediler.

Artık Müslümanlığı öğrenmemizin zamanı gelmedi mi? Nasıl olacağına bizleri yönetenler karar versinler ama öyle televizyon kanallarında saçma sorulara verilen saçma cevaplarla olmasın mümkünse!

Mustafa Mumcu 03 Eylül 2008 Saat:10:25

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yazının tamamına katılıyorum amaaaa ''Allah'a Tanrı demek günah mı?'' sorusu pek hoşuma gitti. O zaman, bu konuyla tanık olduğum bir olayı anlatmak da farz(!) oldu :))) Bilirsiniz, böyük böyük divamız, Bülentimiz Ersoyumuz, memleketimizin en bi müslüman geçineni. Bir akşam ütü yaparken magazin programı izliyorum (genelde ütü yaparken izlerim, iyi geliyor:)).. Bir baktım, Bülent Abla, kendine sorulan bir konuya sinirlenip ''mayn Gotttt, maaaaaaynnn Gottt!'' diyiverdi :)) Bunun oricınıl halini bilirsiniz siz ama ben bilmeyenler için yazayım. Almanca bir ünlemdir bu orjinali ''mein Got'' şeklinde yazılır efeee! Ve bildiğimiz ''Allah'ın'' demektir öz tükçesi veya ünlemin gerekliliğine göre ''Aman Allah'ım'' vazifesini görürü çoğu zaman :)) Bu durumda, Bülent Ablamıza da yer kalmamış cennette! Bırakın Allah'a Tanrı demeyi, hristiyan alemi gibi Got demekte!Üzüldüm bak şimdi! N'olcek bu memleketin hali Mustafa abi yaaa? :)))) Kal sağlıcakla..

Leyla ÖNDER 
 07.09.2008 11:53
Cevap :
Bülent Ablamız, çok kültürlü bir ablamız olduğu için fevkalâdenin fevkinde cümleler kuruyor. Bu arada yasaklı dönemlerinde Almanya'da Freiburg'da benim iyi tanıdığım Sabri Demirdöğen'in firmasına birkaç film çevirerek servetindeki akışın durmasını engelledi ya. Orada geçirdiği birkaç ay içinde öğrendiği birkaç Almanca kelimeyi kullanarak bunları üniversitelerde müniversitelerde öğrenmiş havalarına girecek tabii. Bu normal Leyla Hanım. Ama Allah'a "Gott" dediğine göre işi zor. Şimdi yeniden başlıyor jüri üyeliğine. Belki bu dönemde "Mein Gott" demez de "Aman Allah'ım!" der. Allah affedicidir ya, bu durumda yandı cennettekiler. Bu hatun cennete girerse orada huzur bırakmaz da. Bu memleketin hali Blog sayfalarında değil içki masalarında konuşulur sevgili Leyla. Birkaç kadeh attıktan sonra ortaya bir "N'olcek bu memleketin hali?" sorusu atılır ve en iyi çözümler üretilir.:)) Öyle değil mi? Saygı ve sevgilerimle.  07.09.2008 12:20
 

Yok..dostluğumuzu kimse bozamaz..Beyaz Hoca bile..Selamlar..

ali açıköz 
 04.09.2008 0:19
Cevap :
Sevgili kardeşim, şu "Estağfurullah" kelimesini ne güzel yazmışsın öyle. Sesli duymak isterdim. Yarın buluşalım Konak Meydanı'nda da bağırarak söyle kulağıma:)) Bir âlemsin sen ya Ali Bey! Beyaz Hoca bozar dostluğumuzu. Başka birisiyle de bozdu. Dikkatli olalım o zaman. Selam ve sevgiler.  04.09.2008 11:14
 

Azizim Mustafa bey, bu dini nasıl öğreneceğiz, diye haklı bir soruyla bitirdiğin için yazını, böyle yazdım.Yani genele hitaben..Ama ben defalarca Kuran hatmettim, din konusunda bilgiye ihtiyacım yok, diyorsan, benim de diyeceğim yok..Zaten kimseye din öğretmeye niyetim de yok..Herkesin dini kendine..! Ben Zekeriya Beyaz'ın da dini magazinleştirenlerden biri olduğu kanaatinde olduğumu belirtmek istedim, yazınıza katkı yapmaktı dileğim, niye böyle celallendin durduk yere, anlamadım. Görüşmeyeli kırk yıl oldu mu..:)

ali açıköz 
 03.09.2008 22:45
Cevap :
Bu güzel yorumun için sana teşekkür ederim. Artık aptallığıma ver. Her yazılanı tam anlayamıyorum, demek ki... Selamlar.  03.09.2008 23:30
 

Hükümetin dini öğretmesi dışında söylediklerinize katılıyorum. Zaten odaklığı tesçil edilen hükümet bir de din öğretmeye kalkarsa başına neler gelmez! Soruların senaryo olduğunu ima etmeniz çok doğru. Bu nedenle gerçekte ne dini öğrenme talebi var ne de dini öğretme arzı var. Al gülüm ver gülüm hikayesi, maksat reyting olsun. Dinin reyting için böyle magaziner bir olaya alet edilmesi bence günahların en büyüğü. Günahın sahipleri de olayın aktörleridir tabii ki. Ahmet Bey'in söylediği bu yönüyle doğrudur. Ahmet Bey dini anlamdaki hoca terimini kastetmiş. Prof. seviyesinde gerçek bir hoca bu günahı işlemez. Gerçekten de bilebildiğim kadarıyla Beyaz hoca sosyolojı alanında doktora yapmış. İlahiyat konusunda bir uzmanlığı yok. Yani teorik değil pratik hocaefendi. Anlatımınız güzeldi. Selamlar, sevgiler.

Hasan Basri Özgen 
 03.09.2008 21:40
Cevap :
Sevgili hasanbasri, bilinçli yorumun için teşekkür ederim. Ben hükümetler derken yalnız AKP'yi kastetmiyorum tabii. Gelmiş geçmiş tüm hükümetler. Ülkemizde İslamı tam anlamıyla bilen insan çok az. Çoğunluk gösteriş Müslümanı. Yorumunuzu beğendiğimi belirtmek isterim bu arada. Saygı ve sevgiler.  03.09.2008 23:52
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 325
Toplam yorum
: 2858
Toplam mesaj
: 684
Ort. okunma sayısı
: 3056
Kayıt tarihi
: 10.04.07
 
 

06. 06. 1945 İzmir doğumluyum ve İzmirli olmaktan da gurur duyuyorum. 1968 yılında birkaç yıllığın..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster