Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Nisan '14

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
1582
 

Dar Bölge, çıkmaz sokak

Dar Bölge, çıkmaz sokak
 

Görsel alıntı


Biz toplum olarak dar bölgelere, caddelere, daraltılmış çıkmaz sokaklara alışmışız. Deryalara, Okyanuslara sığmayacak kadar geniş özgürlük ve demokrasi bizim neyimize. Her ihtiyacın bir haddi, hesabı olmalı. 

En iyisi geniş, fazla ne varsa öncelikle sınırları dar edilmeli, sonra yavaş, yavaş fazlalık giderilmeli daraltılmalı. Zaten mevcut güce güç katmak, gücü tekelde toplamak için bir kılıf hazırlamak gerekiyordu. Adına da Dar Bölge, Dar seçim sistemi demeliydik.

Bilindiği üzere fazla kilo, aşırı ilgi, aşırı sevgi, çok gezme, görme, konuşma, yazma, geniş giyinme sakıncalıdır. Bunları ve benzeri yaşam ihtiyaçlarının tümünü daraltmakta ve azaltmakta fayda vardır. Buna şimdiden alışmalıyız, çünkü gelecekte ülkemiz Dar Bölge, Dar Seçim sistemine girecektir.

Krallıkla idare edilen ülkelerin benimsediği bu yeni modelin gayesi ülkeyi tekelden yönetmek. Hemen, hemen her konuda örnek aldığımız bir çok ülkelerde bu seçim modeli ile yönetilmektedir.

Ülkemizde ise uzun zamandan beri bu sistem için hazırlık yapılıyordu. Muhteşem Saray’ın inşası bu günlerin habercisiydi. Yeni Başkan adayı sarayda sadece Noter görevini ifa etmekle sınırlı kalmayacağını çok hareketli ve bereketli olacağını söylese de, bu yeni sistemin nasıl bir sonuç getireceği hakkında şimdiden fikir yürütmek yanlış olur. 

Milletvekillerinin Belediye Başkanı olmak için kıyasıya yarıştığı bir dönem geçirdik. İşte o durum dahi bir işaretti. Dar Bölge Seçim Sistemiyle Milletvekilliği cazibesini kaybedecek. Menfaat, yarar, çıkar ilişkileri de daraltılacak, kimlik ve nüfuzun baskısı azalacak.

Parti liderlerinin büyüleyici konumları değerini kaybedecek. Parti liderine teslimiyet azalacak. Seçmen artık İl yöneticisiyle, İl temsilcisiyle daha yakın ilişki içerisinde olacak. Tüm Bölgelerde hizmet rekabeti başlayacak. Başarılı ve başarısız yöneticiyi parti lideri değil, halk belirleyecek.

Halkla birlikte hak, hukuk, adalet ve eşitlik ilkelerine bağlı daha şeffaf ve daha demokratik kurallar içinde hareket eden barışık bir yapı oluşacak. Yıkık viraneler, kırık kalpler tamir edilecek, emekliler daha çok mahmur, çalışanlar ise daha bayındırlı mamur olacak.

Elbette Dar Bölge Seçim Sistemi iktidarın gücüne daha fazla güç katacak. Tekelde toplanan yeni güç bilginlerden ve uzmanlardan oluşacak, bu yeni kadro Saray kanunları çıkaracak. Başarı merkezden değil, bölgelerden takip edilecek.

Emre amade dönemi yavaş, yavaş sona erecek. Seçmen artık partiye değil adaya ve adayın gösterdiği hizmet performansına bakarak oy verecek. Böyle bir seçim sistemiyle Milletvekili, Bakan, Vali, Kaymakam gibi unvanlar değişecek. Geçmiş yıllarda Bölge Valiliği unvanını görmüştük. 

Milletvekili unvanı Bölge temsilcisi, Bakan unvanı Bakanlık sözcüsü gibi yeni unvanlar gelecek. Valilerin yerine İstanbul ( Payitaht ) temsilcisi, Belediye Başkanı yerine Valiler, Kaymakamlar yerine Emniyet Müdürleri görevlendirilecek. Muhtarlık unvanı yerine Belediye Başkanı, Belediye Meclis üyeleri unvanı yerine Muhtar azaları görev alacak.

Artık ülke zenginleri değil, Bölge zenginleri, ülke fakirleri değil, bölge fakirleri ve yoksulları gibi yeni tanıdıklarla tanışacağız.

Dar Bölge Seçim sistemiyle ülkenin Payitahtı ( Başşehri ) İstanbul olacak. Yeni model seçim sistemiyle ülke yeni dönemde Başşehir İstanbul Dolmabahçe sarayından yönetilecek.

Binlerce İngiltere ve benzeri ülkeleri ülkemin bir taşına değişmem. Elin ülkeleri krallıkla idare ediliyor ve ilerlemiş ülkeler arasında yer buluyor ise, benim ülkem neden layık olduğu yere gelmesin.

Başkanlık sistemine geçiş, Dar Bölge, seçim sistemine adım, adım yürümekle, özgürlük ve demokrasiye ise santim, santim yaklaşmakla mümkündür.  

Dar Bölge Seçim Sistemi kimin gücüne güç katacağı, kime yarar, kime zarar getireceği şimdiden belli olmuştur. Ülkemize ve Payitaht İstanbul’a hayırlı uğurlu olsun.

Kıymetli okurlarımıza saygılar sunuyorum.

Mehmet BURAKGAZİ / MERSİN                        

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Merhaba Mehmet Bey. O sistemi gündeme taşıyanları o dar bölgeye hapsedip, bir daha ülke yönetimine getirmemek gerekiyor. Selamlar..

Mesut KARİP 
 15.05.2014 12:15
Cevap :
Kıymetli Mesut KARİP : Yollar dar sokaklara girmeli, yetkiler tek elde toplanmalı,uygun adımlarla Yeşil Saraya, santim, santim demokrasiye.Saygılar sunuyorum.  15.05.2014 16:27
 

Şairin biri demiş ki beni bu hayat değil koşuşturmaca öldürecek , bizi de bu düzen telef edecek candost...selam ve sevgilerimle.

Tülay EKER 
 29.04.2014 8:50
Cevap :
Kıymetli Tülay Eker: Adım, adım Yeşil Saraya, santim, santim özgürlük ve demokrasiye selam olsun.Saygılar sunuyorum.Daima sağlık ve mutluluk diliyorum.   29.04.2014 12:38
 

Sevgili Nahide Hocamın ifade ettiği gibi insanın üzerine zorla giydirilmeye çalışılan zoraki gömleğin patlamasına ve parçalanmasına sanırım az kaldı. Emeğinize yüreğinize sağlık değerli Mehmet Bey. Selam ve saygılar.

Hanife MERT 
 28.04.2014 9:36
Cevap :
Kıymetli Yazarımız, Sayın Hanife MERT: Nahide Hocamız gerçeği söylemiştir.Dar gömlek zorla giydirilince insan cefa çeker, gömlek parçalanır.Belki de biz yanlış düşünüyor, yanlış görüyoruz.Dileğim düşüncemizin tersi olsun.Saygılar sunuyorum. Sağlık ve mutluluk diliyorum.  28.04.2014 13:01
 

1915 de Çanakkale'de o eğitilmiş fransız ve İngiliz gururunu kıran o ölçüsüz hayranlığı unutan bu ulusun evlatları o yüksek karakterin kemiklerini sızlatıyor zaten nice zamandır.Zayıf ruhların o baş döndürücü ihtirasları,insanların parçalanmışlığını ve kayboluşunu hatırlatır sadece kıyıdan seyredenlerine,ki bunların huzursuzluğu ve acıları daha büyük olacaktır.Dehşetin nerede duracağı belli olmayan sistemlerin hayırsızlığından demokrasi,özgürlük,hak,hukuk ve adelet,herşey başını alıp gidecektir o zaman.Geride kalan ise zulüm ve zalimliklerden doğan baskılar ve boyun eğmeler; çoğu için de anlamsızlaşan ve önemini kaybeden bir hayat.Darda olan bir ulusun kurtuluşu,adı üstünde,dar alandan gelenle kurtarılamaz asla...Elinize yüreğinize sağlık Burakgazi bey dostum.Harika bir güncellemeydi.Payitahtın fermanlarını haykıracak tellal adayları çok nasılsa ülkemizde...Selam ve saygılarımla sağlıcakla kalınız.

Abbas Oğuz 
 27.04.2014 19:27
Cevap :
Kıymetli Öğretmenimiz,Sayın Abbas Oğuz : Ne çare ki insan hak ve hürriyeti, yaşam hakkı tek insanların tekelinde kaldı.Böyle bir zamanda yaşamayı, olanları görmeyi hiç arzu etmezdim. Lakin Can emanet, vade Yüce Yaradanın.Sevineceğimiz, günlerin çok ırakta olduğunu düşünüyorum.Ben kendi hakkımdan vazgeçtim ancak ülkemin hakkı çok önemlidir.Saygılar sunuyorum.Zahmetinize, yorumunuza teşekkür ediyorum.Daima sağlık ve mutluluk içinde yaşamanızı diliyorum.  28.04.2014 12:58
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 608
Toplam yorum
: 7071
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 2115
Kayıt tarihi
: 12.04.12
 
 

Bingöl'de, Baharın son ayında, ikindi üzeri un ambarı (kiler) arkasında, ebesiz, hemşiresiz, Emin..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster