Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Kasım '07

 
Kategori
Haber
Okunma Sayısı
280
 

Dar kadrolar ve dar alanda demokrasi

Dar kadrolar ve dar alanda demokrasi
 

Türkiye öğrenmiyor.

Siyasete egemen olan liderin veya dar bir kadronun belirleyici olduğu anlayış ha bire yol kazasına yol açıyor.

Ana muhalefet partisinde yaşananlar gösteriyor ki Türkiye’ye farklı bir hedef çizmekten uzak bir yapı egemen. Seçim öncesinde proje ortaya koyamamalarının altında yatan bu içe dönük siyaset anlayışı bugünlerde siyasetin en konuşulan gelişmesi. Cumhuriyetin başkenti Ankara’da elde kalan son Çankaya ilçesine delege bazında hakim olmak isteyen Erdem ve Sav çekişmesi Baykal’ın tercihini Sav’dan yana kullanınca Erdem toplantıyı tek ediyor. Erdem, istifasını bildiren yazıyı CHP Genel Başkanlığı'na gönderdi.

Uzun yıllar görev yapmaktan büyük onur duyduğunu ifade ettiği Genel Başkan Yardımcılığı, Merkez Yönetim Kurulu ve Parti Meclisi Üyeliği görevlerinden istifa ettiğini bildiren Erdem, "Başta Ankara olmak üzere partiyi, bu tür küçük hesaplar yapan yöneticilerin vesayetinden kurtarmak kaçınılmaz bir ödev haline gelmiştir" dedi.

“Günaydın” demezler mi insana…

Karşılıklı suçlayıcı demeçleri Milliyet’ten takip edebilirsiniz. http://www.milliyet.com.tr/2007/11/16/son/sonsiy07.asp

Ülkenin hızla yoksullaştığı, özelleştirildiği, sıcak para cenneti haline geldiği ve sosyal devlet politikalarından uzaklaştırıldığı gerçeği bir tarafa etnik tehditle başa çıkmak durumunda olduğu bu dönemde “Atatürk’ün Partisi” iddiasıyla hareket edenlerin kamuoyuna verdiği resim “umutsuzluk”.

***

Tüm eleştirilerimi saklı tutarak Başbakan’ın DTP ile ilgili parti kapatmanın sakıncalarına yönelik açıklamasını olumlu buluyorum.

***

DTP’ye açılan kapatma davası partinin içerisinde yer alan “şahin”lerin amacına ulaştığının somutlaşmasıdır.

Seçim sonrası oluşan olumlu hava terörün tırmandırılması ile ağırlaştı.

Gelinen noktanın kimlerin işine geldiğinin iyi irdelenmesi ile anlaşılır olacağı gün gibi ortadayken, Başbakan’ın çağrısı üzerinde düşünülmesi gerekiyor. DTP’ye ısrarla PKK’yı “terör örgütü ilan edin” çağrısı karşılık bulmadı. Aksine partiye radikal söylemleri olan yapı hakim oldu. Radikal’de Murat Yetkin; Erdoğanın Kürt sorununa ilişkin “Kapsamlı Plan”dan söz ediyor.

“Babacan Irak-PKK operasyonunun tam göbeğinde yer alan birkaç yetkili arasında.
Babacan hem 2 Kasım'da Başbakanlık'ta Erdoğan ve ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice arasındaki görüşmede, hem de 5 Kasım'da Beyaz Saray'da heyetlerle görüşmeye geçmeden yapılan dörtlü görüşmeye katılmıştı. (Diğer üçü ABD Başkanı George Bush, Erdoğan ve ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Stephen Hadley idi.)

Dolayısıyla Babacan, 2 Kasım'daki görüşmeden sonra Rice tarafından açıklandığı şekliyle, Erdoğan'ın sunduğu 'kapsamlı planın' ne olduğunu bilen çok az sayıda kişiden biri. Bu görüşmeye dek, ABD'nin önceliği Türkiye'yi Irak topraklarına müdahaleden vazgeçirmeye çalışmaktı. Bu dörüşmeden sonra ise, Türkiye'nin PKK saldırılarına karşı cevap verme ve önleyici tedbir alma hakkı ABD tarafından kabul edildi.

5 Kasım'da Bush'un "PKK ortak düşmanımız" diye Irak'taki Amerikan askeri gücüne açık talimatı bundan sonra geldi. Buradan, henüz içeriği Türk Meclisi'ne de, kamuoyuna da açık olmayan 'kapsamlı planın' ABD yönetimi (ve zincirleme olarak Irak Kürt yönetimi) nezdindeki değiştirici etkisinden söz etmek mümkün.
Başbakan'ın son demeçlerinde, çelişki olduğu izlenimi uyandıran bazı ifadeleri acaba bu 'kapsamlı planın' parçası, oradan haberler veren işaretler olarak okumak mümkün mü? Nedir Başbakan'ın dilinin altındaki?” http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=239004

Murat Yetkin’in yazısının devamını linkten okudunuz sanırım.

Şimdi edindiğimiz izlenimlerin ışığında birkaç soru ile bitirelim

*DTP’nin PKK’yı reddedememesi kamuoyundaki kuşkuları veya genel kanıyı kanıtlamakta mıdır?

*Erdoğan ve hükümetinin sözcüsünün şiddetle PKK’yı reddedin demekteki ısrarının altında yatan; soruna yönelik ABD ile konuşulmuş hatta içerde de askerin onayını almış “Kapsamlı Kürt planı” mı var?

*ABD Türkiye’ye verdiği sözlere rağmen sorunun çözümü için ortaya çıkacak iklimi değiştirmek için düğmeye basmış olabilir mi?

*Fikret Bila’nın Milliyet’te yayınlanan eski komutanlarla yapılmış röportajlarında vurgulanan ortak yanıtların bugünkü süreç ile ne gibi ilintisi olabilir?

*Şiddetin tırmandırılması kimin işine geliyor?

*DTPnin olası kapatılması sonucunda uluslararası propagandanın ana teması ne olur ?

*Kaynak Milliyet, Radikal.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1116
Toplam yorum
: 2289
Toplam mesaj
: 135
Ort. okunma sayısı
: 817
Kayıt tarihi
: 28.09.06
 
 

Ankara'da yaşar, dünyalı,aynadaki görüntüsüne muhalif, vicdan hesapları yapmaktan yorgun, yaşanıl..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster