Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Mart '16

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
218
 

Darağacında Şiir yazmak

Darağacında Şiir yazmak
 

Kimi şairler kendi iç darağacından kurtulmak için şiirleşirler


Günlere sığdırdık ömrün en güzel zamanlarını ve anlarda hatırladık birbirimizi. Dünya şiir günü, anneler günü, sevgililer günü, mutluluk anı… Hayatımın en zor zamanlarında bile bir gün vardı, beni en çok “Babalar günü” ağlattı bu zamana dek. Sevgilerin kalbe dokunduğu zamanların kimsesizliğini bilir misiniz? Bilemezsiniz çünkü siz yaşamadığınız her şeyin yaşamış farz ederek hayatınıza tat verecek sandınız belki de. Gel gör ki kendi içine doğru yapılmayan empati empati değildi zaten. Hep karşıya baktınız ama gördükleriniz o insanın anlattığı gibi değildi.

Kendi içinde ölümler yaşarken, ölmeden ölenlerdi insanlığı en iyi anlayan ve şairleri ayırıp çıkardılar kendi yalnızlıklarından. Kelimeler duyguların işçiliğini yaparken, asıl emek veren kaleme yön veren ve hayata Afrika’daki aç çocuğun, Suriye’deki babasını yitirmiş gencin acısını yüreğinde hissederek yazan şairlerin dünya görüşüne sahip olmalarının karşılığı mıydı bir günde hatırlamak, geçir hatırlanan şair değil ki, şiir. Bende neyin hevesiyle kaleme alıyorsam. İnsanların içsel yolculuğunda vazgeçmeyi bilemedikleri tek akıştı bu yaradanın verdiği enerjiyle insanların kalbine kelimelerle nüfuz etmek.

Kendi içimizde ördüğümüz bu dünyanın karanlığı bizi aydınlığa çıkmamıza fırsat vermez iken kalem oluyor bazen bir mum gibi içimizi şiirlerle aydınlatan. Bir bakıyorsunuz ki bir şairin kaleminden bu beni anlatmış diyorsunuz. Oysa “Şairim” diyen bir adama bakışınız nasıldı hiç gördünüz mü kendi gözlerinizle? Her insanın kendi içinde kurduğu darağacı vardır. Yok diyen varsa ne olur elini kaldırsın ki bilelim. En pozitif insanın bile Er kişi olma yolunda kendi içinde kurduğu darağaçlarından kurtuluşunun tek sebebidir başka uğraşlar. Şair için bu mecburiyet değildir, kurutuluş hissiyatın kendini var etmesinden kaynaklanır. Şair kendi darağacından bir başkasının, kendi hayatının yükünden de içsel savaşının sona erdirilmesi için kâğıda ve kaleme sarılır. Yazar da yazar…

Yazmanın sonunda bir tebessümdür belki de bekleyişi, bir paylaşım sonunda güzel bir söz belki gönlü alacak ama gel gör ki kalp yıkmak ayrı bir kolaydır bu ahir zamanda. Bilmezler şairler susar o an, Allaha yakınlıktır onun mısralara işleyişi, bilemezsiniz rıza hangi şiirde ve hakikatte gizli. O nedenle kendi kozmik bilincinizin hep yükseklerde olduğunu düşünmeyin. Eğer dünyayı şairlerin gözlerinden baksaydınız, ağlamaktan alamazdınız kendinizi, gece gündüze dönerdi içinizde, gündüz ise hep gece. Kırılgandır ruhlarımız bizim, rüzgâr bile fazla gelir bazen, hâlbuki size göre yüzünüzü okşayan meltemdir. Gel gör ki şairin kalemindeki kelimeler neler saklar içinde, müsaade edince şair döker yüreğini ve kalbine dokunan bir eser olur okuyan der ki bu şiir bana yazılmış, bu beni anlatıyor.  Beni şiire müptela kılan bir Orhan veli şiiridir;

“Bekliyorum 

Öyle bir havada gel ki, 

Vazgeçmek mümkün olmasın!”

Bu şiir şiir yazma hevesinde olan bir insanın hayatını değiştiren noktadır işte, Orhan veli ve ondan sonra nice şairler vardı ki hayatımın dönüm noktası oldu ve bir baktım ki her siluette bir ben gördüm mısralarında gördüğüm gibi

Ah ve ey aşk, sen nelere kadirsin ki kendimize sakladığımız bir avuç kelimeyi ruhumuzu katık ederek şiirlere işledik. Şimdi Rabbimin üflediği kelamı bizim içimizde aşka bulanan halleriyle en güzel şekliyle mısralaştırırken, kadir kıymet bilenlere hediye ettik bizler. Ne kadar zor durumda olsak bile gülümsedik hayata, en güzeli insanı bir gün değil her gün değer vererek hatırlamak. Dünya Şair günüm kutlu olsun o zaman tüm şairler adına.

NİYET ETTİM AŞK’A


Ey sevgili,
Beş vakit çağırdın sen beni,
Bu âlemde dedin yaşayış başka
Ben huzuru aradım huzurunda,
Vav gibi eğildim el pençe divan
Elif gibi dimdik durunca
Acılar gelse de ardı sıra
Gülümseyerek dedim ki
Niyet ettim aşk’a

Dilimde ismin zikrim,
İmanımla İslam fikrim,
Kul olur huzurundayım.
Ancak sana ibadet ederim.
Sen yetişirsin aciz kalınca,
Ben bilirim acizliğim nice,
Yandım pervane gibi,
Gözyaşlarımla araladım
Kapılarını duayla
Gelen tüm sıkıntıları,
Sildim şükürle,
Dönüşler elbet sana,
Nun mürekkebe düşerken,
Niyet ettim aşk’a

İmtihan yeri burası,
Nasipsiz kul yaratılmamış,
Kimse kimsenin rızkını,
Göz dikse de alamamış.
Âlemlerin en güzel yaratıcısı,
Huzurunda nicesinin duası,
Sana hu derken ağaçlar,
Sonbaharda düşen yapraklar,
Her an eserin kainat,
Ağır gelse de bize hayat,
Sığındık bizler affına,
Bismillah her hayrın başı
Euzü besmeleyle,
Niyet ettim aşk’a

BAKİ EVKARALI

 

http://www.facebook.com/bakican

http://www.facebook.com/yazarbakican

 

Tülay EKER, Abdülkadir Güler bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

" Elif " gibi dik durana, " Vav " gibi alçak gönüllü olana selam olsun... Şiiriniz de pek güzel...Dilinize sağlık...

Abdülkadir Güler 
 22.03.2016 20:07
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 122
Toplam yorum
: 30
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 627
Kayıt tarihi
: 13.03.14
 
 

1979 yılında Denizli'de doğdu. İlk, orta ve lise eğitimini Serinhisar ilçesinde tamamladıktan son..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster