Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Nisan '12

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
495
 

Darbe Davası Samimiyetsizliği

Darbe Davası Samimiyetsizliği
 

Rüzgar nereden eserse...


Bugün, 12 Eylül 1980 askeri darbesinin baş sorumlusu olarak hakim karşısına çıkıyor Kenan Evren. 12 Eylül’le hesaplaşılacağını, hesaplaşılması gerektiğini söylüyor Başbakan. Evren, bugün hesap verecek bu ülkeye.

Yıllardır söylediğimiz ve son birkaç yıldır da 12 Eylül yıldönümlerinde miting düzenleyip tekrarladığımız bir talepti bu: Darbeciler ve darbe girişimcileri yargılansın!

Lakin bizim bunu söylediğimiz dönemlerde, tek bir tane bile mütedeyyin yoktu yanımızda. Ne mitinglerimizde ne de başka bir yerde görebildik, bugün darbe karşıtlığı yapan mütedeyyinleri. Tam burada bazı sorular gelmiyor mu kimsenin aklına gerçekten?

Her şeyden önce; 12 Eylül askeri darbesinin bir ürünü olanların, bugün varlıklarını borçlu oldukları darbeyle hesaplaşmak istediklerini söylemeleri, hiç kimseye garip gelmiyor mu? 12 Eylül darbesiyle önü açılan yeşil kuşak, 12 Eylül’le beraber yaygınlaştırılan Kuran kurslarıyla bugünkü örgütlenmelerini sağlayan kitle, kendilerini bugüne getiren bir hareketin mimarını yargılamak isterken samimi midir gerçekten?

Tuhaf gelmiyor mu gerçekten hiç kimseye; 30 yıldır darbe karşıtlığı üzerine tek bir söz bile etmemiş siyasal İslamcıların, 30 sene sonra birden bire darbe karşıtlığına soyunmuş olmaları?

12 Eylül darbesi olduğunda 26 yaşında olan Recep Tayip Erdoğan’ın, gerek o tarihte, gerekse il başkanlığı, belediye başkanlığı, parti genel başkanlığı yaptığı süre boyunca bir tek kez bile darbelerle ilgili ağzını açmamış olması; tam da yargı reformunu gerçekleştirmek istedikleri referandum döneminde birden bire darbe karşıtlığını gündeme getirmiş olması, hiç mi kimsenin aklında soru işareti bırakmaz?

Otuz yıl sonra düşen jeton

Darbe sonrasında 301. maddeden insanlar yargılanıp idam edilirken, “Bırakın komünistleri assınlar” diyerek için için gülen siyasal İslamcılar, 12 Eylül’den kazançlı çıkan tek grup oldu bu ülkede. Darbenin mağduriyetini ağırlıkta sol görüşlüler olmak üzere sağcı/ülkücü gruplar yaşamışken, bu darbeyle mağdur edilen siyasal İslamcı duyuldu mu bu memlekette? Tam tersine, yeşil sermaye güçlendirildi, önleri açıldı. Bugün iktidar koltuğunda oturan AKP, mevcut gücünü tamamen o darbeye borçlu yani.

Sırasıyla Refah Partisi, Fazilet Partisi, Saadet Partisi ve AKP kadrolarında siyaset yapanlar, 2010 yılına dek neden darbe konusunda tek bir söz söylememiştir? AKP tabanından bir tek kişi bile çıkıp, “Allah Allah? Yahu ne oldu da  biz birden bire darbe karşıtı olduk bunca yıl sonra?” diye sormuş mudur kendisine?

Henüz darbeyle hesaplaşmanın tam olarak ne anlama geldiğini bile bilmeyenler, biz yıllardır “bu darbeyle hesaplaşılmalı” dediğimizde boş bir ifadeyle suratımıza bakanlar, bugün darbecileri yargılayabileceklerini sanıyor.

Madem bu kadar darbe karşıtı bir duruşları vardı AKP ve tabanının, bizim karşı duruş sergilediğimiz sıralarda neden bir tekini bile göremedik yanımızda?

Bu işteki vıcık vıcık samimiyetsizliği gören hiç mi kimse yok yahu?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sayin yildiz,yazinizin tamamina katiliyorum.Bu arada sayin Acikgoz'e bir kac hatirlatmada bulunmak istiyorum.Oncelikle kisinin yasi ile bilgisini kiyaslamayi dogru bulmuyorum,tahminime gore kendisi o donemi yasamis birisi,acaba o zaman darbeye karsi cikabilmis mi merak ediyorum.Malum kendisi ve onun tarzinda dusunenler simdi muthis derecede darbe "karsitlari".Gozlerden kacan onemli nokta F.Gulen o donem darbeye alkis tutanlardan biriydi,ayni Gulen 28 Subat'tada Erbakan'in gidisine alkis tutmustu.12 Eylul'u yargilarken,Ozal ve 24 Ocak kararlarina dokunmadan,Nato ve emperyalizmin parmak izlerini gormeden,yuzde on secim barajina ve YOK'e dokunmadan yapilan yargilama,"dostlar alis veriste gorsun"tarzinda bir harekettir.Yeni Anayasa'yi bize dayatanlari,israrla gormek istemeyenler,CIA eski sefi Fuller'in son demecini iyi okusunlar.Diyorki"Islami hareketler sisteme entegre oldu...Diyarbakir,Kurt bolgesinin merkezi olacak..."Bu sozleri daha once Erdogan'dan duymustuk,saygilar.

arif cakmak 
 09.04.2012 20:35
 

Yaşınız kaç bilmiyorum,genç görünüyorsun...12Eylülde ne yaşadın veya cuntanın kime ne yaptığı konusunda ne gibi gözlemlerin oldu bunu da bilmiyoruz...Ancak, bugünün darbecilerine avukatlık yapıp eski darbecilerden müşteki olanlardan fazlasıyla etkilenmişe benziyorsunuz...AKP yi 12 Eylülün eseri gibi göstermek, AKP den önce bu ülkede yıllarca iktidar olduğu halde cuntaya karşı daima boynu eğik duran siyasilerin hazımsızlık gazıdır...Nitekim aynı cenah,bugünki yargılamaların önünü açan 12 Eylül 2010 referandumunda da hayır'cıydı...Yeni anayasa konusunda da ayak sürümeye devam ediyorlar netekim...Her şey ayan beyan ortadayken,hala, hayali senaryolarla avunup,olmadık yakıştırmalar yapmak aklı başında insanlara yakışmıyor...Ayrıca bu ülke bin yıldır Müslüman hamdolsun, Evren'in himmetine muhtaç değil.Ezanı da Kuranı da kimse susturamadı,susturamaz...

ali açıköz 
 05.04.2012 13:29
Cevap :
Yaşım 36, 12 Eylül'de 4 yaşındaydım ve hem darbeyi, hem sıkıyönetim dönemini hem de sonrasını ziyadesiyle izleme, dinleme vs şansım oldu. Akıl baliğ olduğunda da araştırdım zaten. AKP'yi 12 Eylül'ün ürünü olarak göstermek, 12 Eylül'ün Türkiye'de neleri değiştirdiğini çok iyi bilmekle ilgilidir. Aksini iddia etmek, kendi geçmişini değiştirmeye çalışmaktır. Referandumda hayır oyu verenler darbeyle hesaplaşılmasına değil, yargının hükümete bağımlı hale gelmesine hayır dedi. Zaten hükümet de bu gerçeği gizlemek için darbeyle hesaplaşılacağı sosuna batırdı konuyu. Tipik AKP taktiği yani. Ezanla ve Kuran'la kimsenin bir sorunu yok; Müslümanlık sadece AKP'lilerin tekelinde değil; konuyu hemen çarpıtıp bu noktaya getirme refleksinizden de kurtulun lütfen.  05.04.2012 17:58
 

inşallah öyle değildir?

Melih HORASAN 
 05.04.2012 11:03
 

Sizin gibi görenler muhakkak ki var. Fakat samimiyetsizlik keşkebir konuda olsa. artık kitaplar dolacak kadar fazla.Saygılar...

hssensoz 
 04.04.2012 22:36
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 79
Toplam yorum
: 411
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 1521
Kayıt tarihi
: 23.07.06
 
 

Milliyet Blog'un ilk yazarlarındanım. Uzun yıllar gazetecilik yaptım, sonra bir sabah uyandım ki ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster