Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Ağustos '16

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
85
 

Darbe günlüğüm 27

Darbe günlüğüm 27
 

.


Filmlerde hep öyledir. Rakip iki unsur mücadele ediyorsa, taraflardan biri öldürücü darbeyi  yapar ve son noktayı koyar. Bu da  genelde final sahnesinde  olur. Bu sahne, film boyunca yaşanmamış bir aksiyon sarmalına sokar izleyiciyi.

Toplumsal bir  yanılsama içinde olanlarımız var. Çünkü 15 Temmuz 2016  gecesi yaşanan  askerî darbe görünümlü Türkiye Cumhuriyeti'ni işgâl hareketini, böyle bir filmin son sahnesi gibi değerlendirenlerimiz var. Yani tamam, son hamlelerini yaptılar, film de bitti…H ayır, bu tablo bir yanılsama. Hatta bir illüzyon.  

Yaşadıklarımız dehşet verici ve en önemlisi  “daha kötü ne olabilir ki?”  gibi hissettirebilir bize.

Ankara’daki Millî İstihbarat Teşkilatı’nın önünde nöbet bekleyen MİT mensuplarının, kendi ülkesinin hava kuvvetlerine ait savaş uçaklarının saldırısı karşısında, uzun namlulu otomatik silahlarla karşı ateş açmasını izledik hep birlikte…

Cumhurbaşkanına ve ailesine, Türkiye’nin, NATO’nun en iyi eğitimli onlarca adamı gönderildi suikast amacıyla… Gözlerini kırpmadan koruma polislerini taradı bu adamlar. Sanki filmin sonu gibi, olabilecek maksimum şiddet cereyanı kaplamıştı her yeri…

16 Temmuz sabahı film bitmiş gibiydi ama bitmedi. Haçlı-siyonist ittifakının ve “Darbeye karşıyız ama diktatörlüğe  de” diyen bazı yerli işbirlikçilerin üstü kapalı desteklediği PKK hareketi, ilk kozdu.

Satrançtaki gibi. Önce piyonlar ilerlemek zorundaydı. Saldırıya geçecekler demiştik, olan oldu. Kaç günde yine onlarca şehit… Sivil, asker, polis ayırım yapmadan hem de.

PKK’nın, iki  gün önce Diyarbakır’daki acımasız terörist saldırıda patlattığı bombanın açtığı çukuru görmeyenleriniz olmuş olabilir. Fotoğraflarına baktım, sanki uzaydan bir göktaşı düşmüş gibiydi. Metrelerce derinlikte bir meteor çukuru gibi...

"Askerî darbe görünümlü işgal başarısız oldu ama hiç değilse sizin canınızı  bu taraftan en derin şekilde acıtmak için gayretimiz sonsuzdur"  demek istercesine verilen bir mesajdı bu örgüt tarafından.

PKK hâlâ kurulduğu tarihteki, o dönem Türkiyesi’nin resmî ideolojisi olan "asimilasyoncu, inkarcı TC hikâyesini” anlatıp duruyor.  Türkiye’de birçok şeyin değiştiğini, bir dönem inkârcı olan rejimin, Kürtlerin varlığını kesin olarak artık kabul ettiği gerçeğini  gizlemeye çalışıyor.  Teröre bu sayede destek sağlamaya çalışıyor ve Kürtleri hâlâ  buna inandırmak için elinden geleni yapıyor.

Kürtlerin bu oyuna gelmemesi ve bu tuzağa düşmemesi lâzım.

Bitti artık. Dünya cezaevleri tarihine geçmiş, işkenceleriyle ünlü Diyarbakır 5 nolu cezaevi artık yok!! Kürtleri öldürmek için kurulmuş JİTEM adı altındaki özel savaş aygıtları artık yok!  

1990’lı yıllarda Kürtlerin kanına giren ve ortalama Türk halkının haberinin bile olmadığı onbinlerce faili meçhul cinayet artık yok !

Eskiden Türkiye’de her şey olabilirdiniz ama Kürt olamazdınız. Eski Türkiye’de insanlar Kürt kimliklerini inkâr etmek koşuluyla bakan olabiliyorken, bugün  bu kimliklerini açıklıkla söyleyerek bakan, başbakan olabiliyor. Geçen seneyi hatırlayalım;

"Yeni Gıda ve Tarım Bakanı Kutbettin Arzu'nun yanı sıra Maliye bakanı Mehmet Şimşek ve AB Bakanı Ali Haydar Konca'nın Kürt, Başbakan Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın ise Zaza olduğu biliniyor. HDP'li bakan Müslüm Doğan'ın ise Alevi-Kürt olduğu ifade ediliyor." ( Kabineye 4 Kürt, 1 Zaza, Hürriyet, 29 Ağustos 2015)

Daha önce söyledim, akıl almaz tezgâhlar tertiplendiğini anlamak için uzman olmaya gerek yok. Ülkede yaşayan Kürtlerin aklını  başını alması lazım.

Belli ki, FETÖ’nün alçak girişiminin ardından DHKP-C ve DAEŞ’e henüz görev verilmemiş.

Hazır olalım, teyakkuzda kalalım.

Üst aklın; suikast girişimlerine, belli kitlelerde infiale yol açacak, sansasyonel, sosyal, adlî ve politik, kışkırtıcı, masa başı, sunî, ısmarlama olaylarına, maillerine, videolarına, fotoşoplu ya da bağlamından koparılmış fotoğraflarına karşı  da üst bilincimiz hep açık olsun.

Sabrın sonu ile

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 398
Toplam yorum
: 1354
Toplam mesaj
: 195
Ort. okunma sayısı
: 1737
Kayıt tarihi
: 08.01.07
 
 

>Haziran 1975 doğumludur. >Samimîyetsiz gözlerdeki, yapmacık sözlerdeki haset ve kıskançlık k..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster