Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Ağustos '16

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
86
 

Darbe Günlüğüm 29

Darbe Günlüğüm 29
 

.


Önceki yazımızda, FETÖ /PDY’nin (Paralel Devlet Yapılanması) Türk Hava Kuvvetleri imamı olarak bilinen isminden bahsetmiştik.  
 
Bu kişi ilâhiyatçı ve Sakarya Üniversitesi akademisyenlerinden yardımcı doçent unvanlı Adil Öksüz.
 
Adil Öksüz’ün kilit bir isim olduğunu, hatta  istihbarat uzmanlarınca 15 Temmuz 2016 askerî darbe görünümlü Türkiye Cumhuriyeti’ni işgal hareketinin bir numaralı ismi olarak kabul edildiğini söylemiştik.
 
Fotoğrafına baktığınızda sümsük bir sefil algısı oluşturan darbenin bu kara kutusunun, nasıl olup da Türkiye Cumhuriyeti’nin anlı şanlı generallerine emirler verebildiği bir muamma.
 
Sadece bu da değil; o generalleri, alt rütbedekileri idamlık bir suça teşvik ve ikna edebilmesi zaten başlı başına bir konu.
 
Çünkü Adil Öksüz hem bir sivil, hem bir ilahiyatçı, hem bir üniversite hocası, hem de sümsük bir sefil görünümünde… Karizması falan da yok.
 
Zaten youtube da yayımlanan bir videoda Fethullah Gülen’in  bulunduğu bir mekânda, onun dizinin dibinde nasıl da kırıtık pozlar verdiğine herkes şahit oldu.
 
Tuvalette, -affınıza sığınarak-  kıçını yıkamaktan aciz bu adamın bir kara kutu olması ve bugüne kadar yakalanamaması ise tehlikenin korkunçluğu açısından mühim.
 
Gelelim asıl konuya; Türkiye Cumhuriyeti devleti, sivil  istihbaratını, askerî istihbaratını, tüm kolluk kuvvetlerini, bir aydan fazla süredir tek bir adamı bulmaya adamış. Adil Öksüz’ü…
 
Adam, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde işlenmiş belki de en büyük suçun faili sıfatıyla aranıyor. 
 
Bu, ülkeyi iç savaşa sürükleyecek bir suça teşebbüs edip, başarısız olmuş birisi. Tipine baksan, vur kafasına al elindeki diyeceğin birisi… Ama  adam ortada yok.   
 
Ağzımdaki baklayı çıkarıyorum; bu adam uluslararası bir istihbarat örgütünce bu konularda destek, eğitim, yönlendirme  ve himâye görmediyse ve hâlâ görmüyorsa, bu şekilde profesyonel bir hayâlet olmayı nasıl beceriyor? 
 
Cumhurbaşkanına suikast düzenleyen hain rütbeli yerli Rambolar bile, sadece kaçmak ve hayatta kalmak üzere eğitildikleri hâlde, kırsalda, köprü altlarında kısa bir süre içinde perişan hâlde yakalandılar.
 
Ama ilahiyatçı, hoca sıfatlı sümsük pejmürde, ülkede olağanüstü hâl ilân edilmişken, onu bulmak için devlet özel bir ekip ve hatta Sakarya’nın Acella yaylasında  bir karakol kurmuşken…
 
Tüm emniyet ve istihbarat birimleri kırmızı alarm vermişken…Hâlâ yakalanamadı !
 
Yurt dışına çıkış yasağını bırakın, adamın pasaportu iptal edildi.
 
Yrd. Doç. Dr. Adil Öksüz’ün hakkında yakalama kararı çıkartıldığı 19 Temmuz tarihinden bugüne kadar da Öksüz’ün birinci derecede akraba ve hısımlarının ev ve işyerlerinin aralarında bulunduğu 50’nin üzerinde yerde arama yapıldı. Aramaların yoğun bir şekilde olduğu yer ise Akyazı’nın yaylaları...(Sözcü, 16 Ağustos 2016)
 
Hülâsa;  CIA, Öksüz denen bu köksüzü, öyle bir eğitmiş, öyle bir örgütlemiş, öyle bir himâye etmiş ki, adam teknik takiplerden, fizikî takiplerden hayâlet gibi hâlâ kaçabiliyor. 
 
Ve bu köksüz, kara kutu olduğuna göre, umarım konuşacağı endişesiyle, boynuna tasma takanlar tarafından hayatına son verilmemiştir.
 
Sabrın sonu ile

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 398
Toplam yorum
: 1353
Toplam mesaj
: 195
Ort. okunma sayısı
: 1730
Kayıt tarihi
: 08.01.07
 
 

>Haziran 1975 doğumludur. >Samimîyetsiz gözlerdeki, yapmacık sözlerdeki haset ve kıskançlık k..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster