Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Ağustos '16

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
17
 

Darbe Günlüğüm 7

Darbe Günlüğüm 7
 

.


Başta Hava Kuvvetleri  eski komutanı, aynı zamanda da Yüksek Askeri Şûra üyesi  Org. Akın Öztürk’ün, ayrıca diğer generallerin Anadolu Ajansı tarafından  basına dağıtılan sorgu sonrası ilk gözaltı görüntüleri hâlâ akıllarımızdadır.

Yüzlerce masum sivilin  katliam emrini vermiş olsalar bile o tablo beni üzmüş, keşke hiç yaşanmasaydı demiştim.

Ha, bunu söylerken, şâyet başarılı olsalardı, darbenin başarıya ulaştığı o sabah, binlerce insanı evlerinden  alıp sorgusuz sualsiz işkencehanelerine götüreceklerini de biliyordum.

Ama buna rağmen, insanî bir reaksiyon olsa gerek, elimde değil böyle düşünmüştüm.

Şimdi söyleyeceğim şeyi, Türkiye’de yaşayan bir bayana ya da askerliğini yapmamış birisine anlatmak imkansız. Ancak askerliğini yapan her Türk vatandaşı,  generallerin orduda ilahlık mertebesine kadar nasıl da yüceltildiğini iyi bilir.

Ordudayken kendileriyle sıradan bir asker olarak, tesadüfen dahi olsa, göz teması kurabilmenin yazılı olarak olmasa bile, fiilen yasak olduğu bir iklimden… Sorgudaki o  hâllerine.

Hiç şüphe yok, tüm o generaller ve rütbeli subay, astsubaylar, devlet mekanizması ve millet dışında, aile ve yakın çevrelerine de ciddî zararlar vermişler, ihtiraslarından dolayı, tarihe kara bir leke olarak geçecek  birçok  sosyal yaranın açılmasına sebep olmuşlardır.

Henüz yerine oturmayan taşlar, özellikle  devletin kendi içinde oturmayan taşların olduğunu hepimiz biliyoruz. Kim suçlu, kim suçlu değil?

Karar verecek olan bizler değiliz, ancak  sağduyuyu elden bırakmamak gerekiyor.

Örneğin  Org. Akın Öztürk polis sorgusunda, benim bir  suçum yok, hiçbir şeyden haberim yok demişti.  
 
Karineler, tanık beyanları ve Genelkurmay II.Başkanı Org. Yaşar Güler’in savcılık ifadeleri bu inkârı doğrulamıyor. Özellikle  rehin alınan, olay gecesi  darbeciler tarafından  elleri, ayakları kelepçelenen Org. Yaşar Güler’in  beyanları ne yazık ki  Akın Öztürk’ün söylediklerini doğrulamıyor.

Esasen bu yazı, Genelkurmay eski başkanı Org. İlker Başbuğ  tutuklandığında yaşadığım bir pişmanlıktan kaynaklanıyor. Adam ısrarla suçlu olmadığını söylemiş, ama ön yargıyla yaklaşmıştım.

Tabii bunda, -mazeret olmadığını biliyorum ancak- okumuş olduğum   belki de 500-600 sayfalık  “Karargah” adlı kitap  da etkili olmuştu.

Neyi değiştirir ki?

Gün, evet bir bakıma ülkeye sahip çıkma ama aynı zamanda da kendi adıma söyleyeyim; özeleştiri verme günüdür.

Kim ki benim bir suçum yok diyorsa,  iki kere dinlenilmelidir!

Diyeceğim bu kadardır.

Sabrın sonu ile

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 400
Toplam yorum
: 1354
Toplam mesaj
: 195
Ort. okunma sayısı
: 1735
Kayıt tarihi
: 08.01.07
 
 

>Haziran 1975 doğumludur. >Samimîyetsiz gözlerdeki, yapmacık sözlerdeki haset ve kıskançlık k..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster