Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Kasım '09

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
659
 

Darbe Planları Karşısında Toplumun Sessizliği

Darbe Planları Karşısında Toplumun Sessizliği
 

Bir ülkede ardı arkası kesilmeyen darbe planları yapılır ve bu planlar sürekli olarak ortaya çıkarsa o toplum tedirgin olmaz mı? Olmaması imkânsız. Ama bizim ülkemizde durum bir hayli tuhaf. Ardı arkası kesilmeyen darbe planları ortalığa dökülüp, saçılıyor ama, toplumdan tek bir damla dahi çıt çıkmıyor. Memleketin anlı şanlı medyası ortaya dökülen darbe planlarını görmüyor ve bilinçli olarak sanki ıskalıyormuş gibi yapıyor. Aralarından sadece birkaç tane yazarı hafif yollu dokunduruyor. Hepi topu bu kadarcık.

Şu son Kafes Planını ele alın. Böyle bir planın onda biri uygulanmaya konsa vay haline memleketin. Ama hiç kimsenin böyle bir plana yönelik en küçük bir tepkisi dahi yok.

Düşünseniz e böyle bir planın uygulanması sonrasında memlekette ortaya çıkacak kaos ortamını. Bu planı hazırlayanlar onca insanın ölümüne neden olabilecek eylemleri rahatlıkla uygulamaya sokabileceklerini gösteriyorlar.

Korkunç bir şey.

Peki dertleri nedir bunların?

Söyleyelim.

Hükümeti çalışamaz hale getirmek ve halk nezdinde ve uluslararası kamuoyunda itibarını düşürerek iktidardan uzaklaştırmak.

Sonra ne olacak? Başları göğemi değecek? Mutlu ve mesud bir memleket mi ortaya çıkacak?

Her şey bir yana da bunlara prim verenlerde bir hayli fazla toplum içerisinde. Bu işlerin olmasını içten içe isteyip, darbe sever kimliğini gizleyip “yok canım, olur mu öyle şey canım?” diyecek kadar da kendilerini kamufle ediyorlar.

Cuntalar çıkıyor ortaya, darbe planları yapılıyor ama nedense ortaya çıkan bu planlara yüzünü çevirerek, bunların yalan olduğunu söyleyebilecek düzeyde insanlar pervasızlaşabiliyor. Sanki bu ülkede daha önce bol miktarda provakasyon örnekleri yaşanmadı.

Vaktiyle bu ülkede 6-7 Eylül olayları, 12 Eylül öncesi onca insanın öldürülmesi, sayılabilecek birçok bilim adamı ve aydın insanın katledilmesi, darbe sonrasında Muammer Aksoy, Çetin Emeç, Bahriye Üçok, Uğur Mumcu, Ahmet Taner Kışlalı, Necip Hablemitoğlu, Sivas Katliamı ve daha sayabileceğimiz birçok provakatif eylem olmadı mı?

Bu provakatif eylemler neye hizmet ediyordu acep?

Her zaman diyoruz, bu ülkenin paşalar cumhuriyeti olduğunu. Paşalar kendi imtiyazlarından ödün vermek istemiyorlar ama devrin değiştiğine dair de gözlerini kapatmışlar. Bir türlü açmıyorlar. Demokrasinin vazgeçilmez bir tercih olduğunu ve askerin bu tercihin dışında kalması gerektiğini anlamak istemiyorlar.

Nereye kadar anlamayacaklar, doğrusu onu da kestiremiyoruz ama dediğim gibi artık devir değişti ve herkes kendi görev sınırlarını bilmeli, bilmiyorsa da öğrenmeli.

Geçtiğimiz günlerde bir televizyon kanalında Yiğit Bulut’un sunmuş olduğu “Basın Kulübü” isimli programa gözüm takıldı. Sühey Batum, Ümit Kocasakal, Mete Göktürk ve Gültekin Avcı programın tartışmacılarıydı. Programı izlememe vesile olan şey, bu dört kişinin içerisinde olan özel birisi, namı diğer Sıra Dışı Savcı Gültekin Avcı’ydı. Kendisini ekranda görünce keyifle takıldım programı izlemeye.

Gültekin Avcı hakkında kısaca bilgi vermek istiyorum bilmeyenlere.

Kendisi eski bir Cumhuriyet Savcısı. Henüz genç bir isim ama görevinden ayrılmış.

Neden mi?

Ekşi sözlük şu bilgiyi veriyor.

Gültekin Avcı ile ilgili Ekşi Sözlük başka şeylerde yazmış. Kısaca alıntılıyorum bu yazılanları buraya.

Siirt E Tipi Cezaevi’n den Mehmet Yavuz isimli bir kişi Savcı Gültekin Avcı hakkında bakınız Ekşi Sözlüğe neler yazmış.

Ülkemizin haline en canlı örnektir Savcı Gültekin Avcı’nın başına gelenler.

“Okumayı seven mahkumlara kendi parasıyla kitap alan, piyasada bulunmayan kitapları mahkumlardan ödünç alıp okuyan, okuyup yazan mahkumları defalarca koğuştan odasına çağırıp sohbet eden, elleri, yanakları hatta ……………… öpülesi entelektüel, mert, erkek, delikanlı, yakışıklı savcı.

“Doğru söyleyeni dokuz köye tayin ederler düsturu gereği, Bayındır Cumhuriyet Savcılığından Kars Ağır Ceza Mahkemesi Üyeliğine tayini çıkarttırılan vicdanlı adam, ama yine de dosdoğru konuşmaya devam ediyor. Erzurum’da kitaplarını imzalarken şunları söylemiş.

Türkiye’de adeta bir Genelkurmay Cumhuriyeti gibi, biz askeri cumhuriyetten memnunuz, bizim generallerimiz her şeyi iyi bilir, bunlar Olimpos dağındaki tanrılardır, bunların hikmetinden sual olunmaz, bir general yanlış yapsa da memleket için düşündüğü bir şey vardır, dediğimiz sürece hiçbir zaman erdemli bir demokratik yönetime ulaşamayacağız.”

“Askerlerin de sivil mahkemelerde yargılanabilmesi gerektiğini söylediği için hakkında açılan ve hakimler ve savcılar yüksek kurulun’ca yürütülen soruşturma kapsamında, akli dengesinin yerinde olup olmadığının tespiti için hastaneden rapor istenmiş hukukçu”

moonlight1 bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

"kafes" mi dediniz... Hani şu "darbe yapacaklarını" GÜZİN ABLA'ya bile gönderen plan mı? Sahi bir düşünseniz, 1980'den 2002'ye kadar kimse bu ülkede askerin darbe yapacağından söz etmedi... 2002'den bu yana ortalık "darbe" lafından geçilmiyor... Bir "DARBE" sendromu yaşayan DİNCİLER... Bu şekilde de oy aldıklarını düşünüyorlar... Peki SİZE ne oluyor? Merak ettim de? Pek "demokratsanız" "darbe" söylemleriyle uğraşacağınıza, partilerin AKP CHP MHP DTP ve diğerlerinin ne denli DEMOKRAT bir örgütlenmeye sahip olduklarını anlatsanıza... Sizce DEMOKRATLIK.... "ORDU darbe yapacak" yaygarası mı sadece... Ne dersiniz? Bilmez misiniz? Be... ABD izin vermeyince ORDU darbe yapmaz.... "Hani bizim çocuklar iktidara el koydu" demişlerdi ya 1980 darbesi için... Korkmayın.ABD henüz bu iktidardan SIKILMADI... Ama sinyal veriyor. SIKILIRSAM, darbe yaptırırım ha diye.Bunu göremiyor musunuz?Baksanıza ya, hangi darbe Mustafa Kemal adına olmuştur.Hepsi Atatürkçülük adına. Az düşünün

UFUK KESİCİ 
 26.11.2009 9:43
Cevap :
Bence demokratlık sadece ordunun darbe yapma ihtimaline karşı durmak değil pek tabiki. Unutmamak gerekirki bir darbe anayasası ile yönetiliyoruz ve ilk elden o anayasanın değişmesi gerekir. Anayasanın değiştirilmesi ile birlikte diğer konulara adım adım geçilir. Oysa anaya değişkliği yönünde adımlar atıldığı dönemde kopan yaygaraları bir hatırlayın bakalım. O zaman neden Ordunun siyasetten uzak durması gerektiğini daha iyi anlarsınız.  01.12.2009 9:44
 

Nihat Bey, Ülkemizde ne yazık ki bir sürü kişi, olması gereken yerde olamıyorlar, lâyık oldukları koltuklarda oturamıyorlar daha doğrusu ayağı kaydırılıyor. Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar misali. Ülkemize, geleceğimize yazık oluyor, ne dersiniz? Selamlar...Gül Alkan.

Yurdagül Alkan 
 24.11.2009 19:39
Cevap :
Gül Hanım siz katılıyorum pek tabiki. Ülkemiz geleceği pek aydınlık görünmüyor. Şüphe yok buna. Bunun nedenide iktidar savaşları. İktidarın ucunu bırakmak istemeyenler ülketi adeta bir iç savaş cenderesinin içerisinde doğru sürüklüyor. Katkınız için teşekkür ederim.  01.12.2009 9:36
 

SON DÖNEMDE SİLAHLI KUVVETLERE SALDIRMA VE KARALAMA MODA OLDU. DARBEDEN BAHSEDENLER SİVİL DARBE YAPIYOR. DARBE PLANLIYOR DİYE İNSANLAR SUÇLANIYOR, OYSA GERÇEK DARBE YAPANLARA KARŞI SORUŞTURMA AÇILMIYOR. ÇİFTE STANDART GÖSTERİYORKİ AMAÇ DARBE KORKUSU YAYARAK İNSANLARI YOKSULLUK, HAYAT PAHALILIĞI VBG. ŞEYLERDEN UZAK TUTMAK VE ABD NİN İSTEDİĞİ BÜYÜK ORTA DOĞU PROJESİNİ HAYATA GEÇİRMEK. AMAÇ DARBEYİ ÖNLEMEK VE DARBELE MÜCADELE ETMEKSE ÖNCE 12 EYLÜLÜ, 28 ŞUBATI VE E MUHTURAYI VERENLER HAKKINDA KANUNİ İŞLEM BAŞLATIN.

kaya karakurt 
 24.11.2009 18:17
Cevap :
Silahlı kuvvetlere saldırmanın moda olduğu görüşüne katılmıyorum. Silahlı kuvvetler kendi asli görevinin içerisinde değil daha çok siyasetin içerisinde olduğu için eleştiriye maruz kalıyor. Kaldıki birçok olayla ilgili TSK üzerindeki ithamları TSK doyurucu bir şekilde yanıtlayamadı. Kuşkusuz dareb girişimi içerisinde olan herkesten hesap sorulmalıdır. Selamlar  01.12.2009 9:34
 

Bu planlar geçmişten kalma değil, 2009 yapımı. Ben anlamıyorum insanların bu duyarsızlığını. Acaba Ak Parti gitsin de nasıl giderse gitsinin mi peşindeler? Böyle bir sistemden beslenenleri anladık da, ya halkın büyük kesmi neden duyarsız? Yalanlamalara inanmak aksini düşünmekten daha kolay belki. Selamlar, sevgilerle...

moonlight1 
 24.11.2009 17:34
Cevap :
Halkın büyük kesimi duyarsız, çünkü medya konuyu işlemiyor. Canı istediği kadar veriyor ve habercilik yaptığını sanıyor bu hali ile. Darbeciler ve merkez medya birbiri ile şu veya bu şekilde dirsek temasında gibi görünüyor. Merkez medya denge politikası izliyor ve yeri geldiğinde darbecileri geri plana iten haberler yapıyor, yeri geldiğinde hükümetle ilişkilerini iyi tutma yolunu tercih ediyor ve darbe planlarını işte o zaman görmeye başlıyor. Dolayısı ile kamuoyunun tepkisel durumunu rahatlıkla kontrol altında tutabiliyorlar.  01.12.2009 9:40
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1512
Toplam yorum
: 3024
Toplam mesaj
: 195
Ort. okunma sayısı
: 1067
Kayıt tarihi
: 07.08.07
 
 

Yazarım... Okurum... Öğrencilik yıllarımda çok yazdım... Kompozisyon derslerinde yazdım... Duvar ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster