Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Eylül '10

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
693
 

Darbeciler için suç duyuruları

Darbeciler için suç duyuruları
 

Darbeciler yargılansın, bir daha darbeler olmasın!


İzmir Eşitlik ve Demokrasi Partisi İl Başkanı Av. Arif Ali Cangı ve 12 Eylül madurları olarak bugün İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına darbecilerin yargılanması için suç duyurusunda bulunduk. Basın açıklamasında konuşan 12 Eylül maduru bir avukatın açıklaması suç duyurusunun içeriğini özetler gibiydi. Katılımcılara; "siz hiç ağır ceza mahkemesi duruşma salonunu gördünüz mü diye sordu? Yüksek tavanlı anfi tiyatro görünümlü, buz gibi duvarlı ve ürperten görünümlü büyük salondan söz etti. Hani ahşap bir bölme var dedi eli kelepçeli ya da jandarma eşliğinde insanların getirilip ayakta hakim karşısına çıktığı bölme var ya yani sanıkların konulduğu bölme, işte dedi 12 Eylül suçlularını orada görmek istiyorum. Başka bir şey istemiyorum." Umarım.... Ayaklarının titrediğini görürüz. Suç duyurusu metnini yayınlıyorum.

.... CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI’NA

ŞİKAYETÇİLER : 12 Eylül Madurları

ŞÜPHELİLER :

1-Kenan Evren (Gen. Kur. Eski Bşk.)

2-Nurettin Ersin (Kara Kuv. Eski Kom.)

3-Tahsin Şahinkaya (Hava Kuv. Eski Kom.)

4-Nejat Tümer (Deniz Kuv. Eski Kom.)

5-Sedat Celasun (Jandarma Gen. Eski Kom.)

6-Bülend Ulusu (TC. Eski Başbakanı)

7-Dönemin Bakanlar Kurulu Üyeleri

8-Sıkıyönetim Komutanları 9-Valiler

10-İl ve ilçe Askeri yetkilileri

11-İlçe ve İlçe Emniyet Müdür ve amirleri

12 Diğer askeri ve sivil özel görevlendirilmiş memurlar.

13- Dilekçe ekindeki şüpheliler listesinde adı yazılı olanlar.

SUÇ :
Darbe yapmak, anayasayı değiştirmek, hükümeti yıkmak, sistemli bir şekilde planlayarak ve tasarlayarak adam öldürmek, kasten yaralamak, işkence yapmak, eziyet etmek, hürriyetten yoksun bırakmak, cinsel saldırıda bulunmak vb.

SUÇ TARİHİ : 12 Eylül 1980 – 7 Aralık 1983

AÇIKLAMALAR :

1- )12 Eylül 1980 sabahı saat 03:59’da Türk Silahlı Kuvvetleri ülke yönetimine el koymuştur. Bu darbe emir-komuta zinciri içinde, yukarıdan aşağı, askeri hiyerarşi çerçevesinde cereyan etmiştir. Darbeyi yapan üst düzey komutanlar, Milli Güvenlik Konseyi adı altında anayasa yapılana dek yasama ve anayasada değişiklik yapma yetkilerini üzerlerine almışlardır. MGK kendisi hakkında kanun da çıkartarak yasal zeminin üzerine oturmuştur. Yasamayla beraber darbeci komutanlar birçok yürütme işlemini de yerine getirmiştir. Milli Güvenlik Konseyi, yukarıda ad ve soyadları yazılı Genel Kurmay Başkanı, Kara, Hava ve Deniz Kuvvetleri Komutanlarıyla Jandarma Genel Komutanı’ndan oluşan beş kişilik bir kuruldur. MGK, mevcut hükümeti yıkarak yerine Bülend Ulusu’ya kurdurttuğu hükümeti koymuştur. Askeri darbe sonucu yukarıda isimleri yazılı şüphelilerin emir ve talimatlarını uygulayan kamu personeliyle sivillerin tümü suç işlemiştir.

2-) Şüpheli Genel Kurmay Eski Başkanı Orgeneral Kenan Evren’in kendi ifadeleriyle sabit olan “darbe zeminini hazırlamak için şartların olgunlaşması beklenmiştir”. Şüpheli Kenan Evren’in emir ve talimatlarıyla suç tarihi olan 12 Eylül 1980 askeri darbesinden yaklaşık 6 ay önce suç belgesi Bayrak Harekat Planı hazırlanmıştır.

3-) 1 Mayıs 1977’de Taksim Meydanı’nda işçi bayramını kutlayan kalabalığın üzerine ateş açarak gerçekleştirilen katliamın 12 Eylül darbesini tetikleyen, plan ve raporları kozmik odalarda saklanan, derin bir suikast olduğu bilinmektedir. Maraş katliamı ve Çorum - Malatya olaylarının toplumsal çatışma çıkarmaya yönelik derin devletin sevk ve idaresinde, bir kısım insanların milli-dini duyguları tahrik edilerek yaptırıldığı gün yüzüne çıkmıştır. Türk-Kürk ayrımcılığı, Alevi-Sünni çatışması, şeriat-komünizm korkutmaları, şüpheliler tarafından yıllarca uygulanan psikolojik harekat planlarının ürünüdür. Toplumu kontrol altında tutmak amacıyla farklılıklar rejim tehdidi gibi gösterilerek ayrımcılık körüklenmiştir. Bu sebeple toplumda yarılmalar meydana gelmiştir. Üretilen kaos ortamında yasal olarak çözüm yoluna iktidardaki hükümetin karar vermesi gerekirken yapılan darbe, anayasal düzene açıkça müdahaledir.

4-) Darbe sonucu; TBMM kapatılıp anayasa ortadan kaldırılmıştır. Siyasi partilerin kapısına kilit vurulup mallarına el konulmuştur. 650 bin kişi gözaltına alınmıştır. 1 milyon 683 bin kişi fişlenmiştir. Açılan 210 bin davada 230 bin kişi yargılanmıştır. 7 bin kişi için idam cezası istenmiştir. 517 kişiye idam cezası verilmiştir. Haklarında idam cezası verilenlerden 50’si asılmıştır (18 sol görüşlü, 8 sağ görüşlü, 23 adli suçlu, 1’i Asala militanı). İdamları istenen 259 kişinin dosyası Meclis’e gönderilmiştir. 71 bin kişi TCK’nin 141, 142 ve 163. maddelerinden yargılanmıştır. 98 bin 404 kişi “örgüt üyesi olmak” suçundan yargılanmıştır. 388 bin kişiye pasaport verilmemiştir. 30 bin kişi “sakıncalı” olduğu için işten atılmıştır. 14 bin kişi yurttaşlıktan çıkarılmıştır. 30 bin kişi “siyasi mülteci” olarak yurtdışına gitmiştir. 300 kişi kuşkulu bir şekilde ölmüştür. 171 kişinin “işkenceden öldüğü” belgelenmiştir. 937 film “sakıncalı” bulunduğu için yasaklanmıştır. 23 bin 677 derneğin faaliyeti durdurulmuştur. 3 bin 854 öğretmen, üniversitede görevli 120 öğretim üyesi ve 47 hâkimin işine son verilmiştir. 400 gazeteci için toplam 4 bin yıl hapis cezası istenmiştir. Gazetecilere 3 bin 315 yıl 6 ay hapis cezası verilmiştir. 31 gazeteci cezaevine girmiştir. 300 gazeteci saldırıya uğramıştır. 3 gazeteci silahla öldürülmüştür. Gazeteler 300 gün yayın yapamamıştır. 13 büyük gazete için 303 dava açılmıştır. 39 ton gazete ve dergi imha edilmiştir. Cezaevlerinde toplam 299 kişi yaşamını yitirmiş, 144 kişi kuşkulu bir şekilde ölmüştür. 14 kişi açlık grevinde ölmüştür. 16 kişi “kaçarken” vurulmuştur. 95 kişi “çatışmada” ölmüştür. 73 kişiye “doğal ölüm raporu” verilmiştir. 43 kişinin “intihar ettiği” bildirilmiştir. Bu kara tabloda, 12 Eylül askeri darbesine zemin hazırlamak için, yapılmış olay suikast, toplumsal kıyım, planlanmış toplumsal olay adı altındaki cinayetler yer almamaktadır.

5-)İktidardaki hükümete bağlı olan şüphelilerin, iktidarın talimatları dışında hiçbir şey yapma hak ve yetkileri yokken, yasaları açıkça ihlal ederek anayasal düzeni yıkmaya yönelik yaptıkları eylem ve işlemler suçtur. Şüphelilerin emir ve talimatlarını uygulayan kamu personeli ve sivil kişiler de suç işlemiştir. İşlenen suçların cezalandırılması amacıyla yapılacak soruşturmalara engel olmak amacıyla 1982 anayasasına konulan geçici 15. Madde, 12 Eylül 2010 günü referanduma sunulan anayasa değişiklik paketini halkın çoğunluğunun onaylamasıyla yürürlükten kaldırılmıştır. Şüphelilerin işledikleri suçların soruşturmasına geçici 15. Madde engel olduğundan zaman aşımı kesintiye uğramıştır, zamanaşımı söz konusu değildir. Kaldı ki şüpheliler darbe günü ve devamında suç işlemeye devam ettiklerinden dahi zamanaşımı hiçbir şekilde dolmamıştır. İnsanlığa karşı işlenen suçlarda, çağdaş toplumların hukuk düzenlerinde zamanaşımı söz konusu değildir. Nazi Almanya’sında insanlığa karşı işlenen suçlarda zamanaşımın olmaması bu somut duruma emsaldir. Yukarıda ve ekli listede isimleri yazılı ve kovuşturma sonucu kimlikleri tespit edilecek şüphelilerin işlemiş oldukları darbe suçu nedeniyle doğrudan veya dolaylı olarak zarar gördüğümüzden şüphelileri şikâyet etmek gerekmiştir.

SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda açıklanan nedenlerle ve re’sen nazara alınacak durumlara istinaden; isimleri bildirilen ve kovuşturma sırasında isimleri tespit edilecek olan şüpheliler hakkında gerekli kovuşturmanın yapılarak, darbe yapmak, anayasayı değiştirmek, hükümeti yıkmak, sistemli bir şekilde planlayarak ve tasarlayarak adam öldürmek, kasten yaralamak, işkence yapmak, eziyet etmek, hürriyetten yoksun bırakmak, cinsel saldırıda bulunmak suçlarından cezalandırılmaları için gerekli kamu davasının açılmasını diliyoruz.

Saygılarımızla.

İMZA 12 Eylül Madurları

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

zamanın bilgeliğine öyle güveniyorum ki,haksız olan mutlaka bir gün gerekli sonuca ulaşacaktır,emeğine göz nuruna teşekkürlerimle,sınırsız sevgi ve içtenliğimle...

Şerife Mutlu 
 05.11.2010 21:56
Cevap :
Zamanın bilgeliğine güvenmek, elbette güvenimiz tamdır. Sorun insanların belleğinde... Yürek dolusu sevgilerimi gönderiyorum . Saygılarımla.  11.11.2010 8:52
 

Yargılanmasalar da...Her 10 yılda bir darbe olan ülkemiz de darbecilere karşı bu bile başarıdır.Saygılarımla...

GÜNEŞİNSULARI 
 15.09.2010 18:02
 

Sevgili Yapukay, dilerim yargılanırlar ve zaman aşımına uğramaz.Ellerine sağlık,sevgiyle kal..

Leylim. 
 14.09.2010 14:27
 

Cezaları almaları, mağdurları ve o dönemi yaşayanları tatmin etmez ama kesinlikle yaşayanlar yargılanmalı o dönemden. Sevgimle.

Olgun Ekinci 
 14.09.2010 10:22
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 221
Toplam yorum
: 1772
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1756
Kayıt tarihi
: 27.09.06
 
 

Evli bir kız çocuğu babasıyım. Yüksekokul mezunuyum. Bir kamu kurumunda çalışıyorum.16.03.2017 ta..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster