Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Haziran '08

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
1697
 

Datça'da zamanı yaşamak

Datça’ya gittiğim geçen yıl Eylül’de almıştım. Nurlu Badem demişti köyün kooperatifindeki görevli kişi. Orhan Baykal, Hasan Kinaş ve ben hem bal hem badem almıştık. Datça’da ballı, bademli, balıklı bir zamanı paylaşmıştık; Datçalı Mustafa Kaptanoğlu’nun evinde. Denizin, mehtabın, yakamozların, ezginin ve şiirin görkemiyle…

İzmirli akşamlarımda bir dinlence zamanını yudumlarken, arada bir iki atıştırıyorum. “Evet buna Datça’nın üç B’si derler. Bu bir Datça üçlemesidir. Bu şehrin en önemli besin kaynağıdır bunlar. Bal, badem, balık; Datça demektir kısaca” kim diyor bunları? Karı koca, iki eğitimci yazar dost Zühal ve Yücel İzmirli “Datça’dan İpsala’ya” adlı kitaplarındaki ilk öyküde. Datça’yı, doğayı, yaşamı bir güzel anlatmışlar. Kitabı okurken, Datça’dan başlayıp İstanbul konaklarına, Bursa’ya, Birgi’nin mistik ortamına, Çeşme’nin altmışlı yıllarına, Yunan sınırındaki ilçemiz İpsala’ya doğru kısa yolculuklara da çıkarıyorlar bizi. Salt ülkemizi değil elbette, bir de Hollanda’nın sokaklarında dolaştırıyorlar tahta nalınlarla, bisikletle….
“Datça’dan İpsala’ya” kitabının bu gezgin havasına kaptırmışken kendimi, Hasan Kinaş’ın “yarına hazır ol, Datça’ya gidiyoruz” telefonu, üzerimdeki kırgınlığı, yorgunluğu, tembelliği alıp götürdü. Ertesi günü Datça yollarına vuruyoruz otomobilimizi Hasan’la. Badem, balık, bal üçlemesini atlamadan, doğayı canlılığıyla yaşamaya, yazın dostlarıyla buluşmaya…

Biraz Datça bilgisi vereyim mi, bilgiçlik tasladığımı düşünmezseniz… Datça önce Karya'lıların, M.Ö. 1100 yılından sonra da Dorların egemenliği altında kalmış. Dorlar, Hexapolis Birliği altında altı şehir kurmuşlar. Bu şehirlerden biri olan Knidos, Datça yarımadası üzerine kurulmuş ve birliğin merkezi olmuş. Pers saldırılarına (M.Ö. 546) karşı koymak için Dorlar, Balıkaşıran denilen yerde kanal açarak yarımadayı ada yapmak istemişler. Ancak umulduğundan daha sert ve keskin çıkan kayalar, çalışanların el ve yüzlerinde yaralar açınca, tanrıların gazabına uğradıklarına inanarak vazgeçmişler. Persler dostça karşılanmışlar.

Perslerden sonra, Datça Yarımadası Atina'lıların, Roma'lıların ve 1282'de Germiyanoğulları'ndan Menteşe Bey'in yönetimine geçmiş.
Datça 1390 yılında Yıldırım Beyazıt tarafından Osmanlı İmparatorluğu'na katılmış, Sultan Reşad zamanında adı Reşadiye olarak değiştirilmiş.
Cumhuriyet döneminde Datça adı altında Muğla iline bağlı bir ilçe olmuş.

İşte antik Knidos kentinin yanı başındaki Datça’da şiir adına, sanat, kültür adına da güzel, olumlu şeyler oluyor. Datça’ya yolunuz düşerse, orada doğmuş, büyümüş ve şimdi de Datça’da üzerine halk deyişlerini, anılarını, dilini derleyen, aynı zamanda gönüllü rehberlik yapan Nihat Akkaraca’yı bulun. Kime sorsanız gösterirler evini size. 76 yaşındaki yaşlanmayan Akkaraca, “Datça’da Zaman” adlı anı, anlatı, öykü kitabının da yazarı. Bir anısını paylaşmak istiyorum. Geçen yaz Datça Belediyesi Özbel Mahallesinde 15 sokağa Lorca, İzzet Sarayliç, Mayakovski, Muhammed İkbal, Pablo Neruda, Yannis Ritsos, Shakespeare Nazım Hikmet…gibi dünyaca ünlü şairlerin adlarını vermişti. Özbel’de oturan, ama dükkânı limanda olan arkadaşına sormuş Akkaraca “şu anda evinizin bulunduğu sokağın adı ne oldu? diye. Arkadaşı da Burokoli diye yanıtlamış zorluk (!) çekmeden. Bir başkası da kendi biçemi ve algılamasıyla Neruda sokağı’na “Pablo Nerede” adını yakıştırmış. Bu denli farklılıkları, çeşitlemeyi, çelişkileri, halkımızın “anında yanıt” buluşunu yaşamak da ekinsel varsıllığımızdan olsa gerek!

Datça’ya kültürel, sanatsal bağlamda canlılık yaratan insanlardan biri de şair Can Yücel’di. “Mekânım Datça” adlı kitabı buraya verdiği değerin, önemin bir göstergesi değil mi? Can Yücel şimdi Eski Datça’da tepeden izliyor yaşamı ve insanları. Işıklar içinde yatsın.

Datça’da bulunduğum günler içinde başka yazarları, şairleri tanımak, dostlarla birlikte olmak da güzeldi.

Örneğin yakın zamanlarda “Ödünç Zamanlar” adlı öykü kitabı yayımlanan Suna Güler’i tanıştırdı gazeteci-yazar dostum Mehmet Emin Berber. Suna hanım limon ağaçları, yeşillikler ve çiçekler içindeki evinde Türk kahvesiyle bir dostluk sundu bize.

Oto tamircisi ve şair İsa İnan’ın şiir kitabı yeni çıkmış: “Gözlerinde Uyanmak”… İnan’ın kitabı da Kanguru Yayınları’ndan. Yasamının bir bölümü Datça’da geçen Deliler Teknesi ve Öykü Teknesi adlı iki derginin sorumlusu Aydın Şimşek dostumuzun, Datçalı iki sanatçıyı yazın dünyasına sunması güzel bir rastlantı olsa gerek.

Datça’da genç yaşında bir çok ödül kazanan şair Burak Tokcan’ı da andık. O da Datçalı. Kendisi şu anda Datça’da bulunmasa da, babası Şener Tokcan burada apart otel işletiyor. Bir öğleden sonra apart otelin önündeki çay bahçesinde Burak Tokcan’ın şiirlerini alkışladık dostlarla.

Datça’da Liman Başkanı olarak görev yapan Ümit Yaşar Işıkhan’ı da unutmamak gerek. Işıkhan’ın Datça’da geçen yıl başlattığı Şiir Buluşmaları, umutsuzluk, düş kırıklığı, gerilimli günlerimizde bir aydınlık, bir ışık, bir sevgi havası yaşattı. Birine ben de katıldığım için biliyorum; Datça Belediye Başkanıyla uyumlu bir çalışma yaparak, bu denli etkinlikler oluşturuyor Ümit Yaşar Işıkhan. Bir başka yazımda onun şiir çalışmalarına değineceğim.

Datça’ya yerleşen bir başka yazar dostumuz da Emine Azboz. Kızlan köyündeki evinde harıl harıl çalışıyor, dosyalar hazırlıyor, kitaplar yayımlıyor. Son iki kitabından biri roman, diğeri deneme. Yakın zamanlarda ardı ardına yayınladığı kitapların adını vereceğim şimdilik: Eğitim Softaları / Türkler, Din ve Edebiyat, Egenin İkizleri, Lozan’dan Sevr’e, Şafağı Arayanlar ve Gebekum…
Datça’yı tanımak için Datça’yı yaşamak gerek. Çünkü “Datça’da Zaman yekparedir” diyor Nihat Akkaraca. Çünkü yıllar önce “Mekânım Datça” diye imzasını atmış Can Yücel. Kuşkusuz gelecek günlerde başka yazarlar, şairler, sanatçılar da Datça’ya demir atacaklar. Datça için arada yazılarım olacak.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 178
Toplam yorum
: 278
Toplam mesaj
: 85
Ort. okunma sayısı
: 1432
Kayıt tarihi
: 01.06.08
 
 

1946 yılında Gaziantep’in Oğuzeli ilçesinde doğdum. İlkokulu aynı ilçede, ortaokulu Ceyhan’da, li..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster