Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Temmuz '15

 
Kategori
Yurtiçi Tatil
Okunma Sayısı
818
 

Datça'ya hiç gittiniz mi?

Datça'ya hiç gittiniz mi?
 

Hakan Oker


Uzun zamandır gitmek istiyordum, bir türlü eşimi ikna edememiştim. Sonunda kesin kararımı verdim, Datça ya gitmek için plan yapmaya başladım. Daha önce gitmediğim için fikir sahibi değildim, tecrübem sadece harita üzerindendi. Marmaris’e üç kez gitmiştim, söylenenler Marmaris Datça yolunun çok bozuk ve sıkıntılı olduğu yönündeydi (öyle değilmiş). Üniversiteden arkadaşım, Datça’dan aldığı evde emekli olmasının verdiği zaman zenginliği ile son bir yıl içinde epey tecrübeli idi. Kendisinden aldığım bilgilerle son kararımı verdim. On gün civarında kalacaktık, en iyi seçim apartlardı. Neyse bir evi kiraladık. Yolun uzunluğu ve olumsuz söylentilerden dolayı önce Bodrum, sonra feribotla Datça’ya geçmeyi planladık.

Yaz aylarında günde üç sefer yapan küçük feribotla bir saat kırkbeş dakikada Datça’nın kuzey sahiline geçtik, oradan arabayla on dakikalık mesafeyle merkeze ulaştık.

Sevgili okurlar, ben burada sizlere Datça’nın eski adıyla Knidos’un yaklaşık üç bin yıllık tarihine girmek istemiyorum. Ünlü matematikçiler, fizikçiler, mimarlar, ressamlar, yasa koyucular, doktorlar yetiştirmesine değinmeyeceğim. O çağların en önemli tıp merkezine sahip olduğunu vurgulamayacağım. Çıplak Afrodit heykelinden bahsetmeyeceğim. Dünyanın yedi harikasından biri İskenderiye Fenerinin mimarı Sostratos’un bu topraklarda yaşadığına hiç girmeyeceğim. Bütün bu bilgileri nasıl olsa çeşitli yerlerden okur, bilgi sahibi olabilirsiniz. Ben burada kısaca gözlemlerimi paylaşacağım.

İşin gerçeği bu paylaşımları yaparken çok düşündüm, nedeni Datça’nın da kirlenip bozulması. Zira Datça son beş yıl içerisinde hızla kalabalıklaşıyor, betonlaşıyor. Mevcut belediye üç katın üzerinde imara izin vermemesi iyi. ODTÜ nün 1980 lerden beri sürdürdüğü Eski Knidos ( Burgaz ) alanındaki çalışmaları o bölgenin sit alanına dönüştürülmesi de iyi bir haber.

Datça merkez, batı tarafındaki yüksek tepelere sırtını dayamış, güneyde Symi adasını önüne almış, doğusunda eski Knidos düzlüğü ile sakin bir kasaba görüntüsünde. Dediğim gibi artan yapılaşma kasabayı gelecekte etkileyecek gibi.

Denize girme alanı o kadar çok ki insan karar vermekte zorluk çekiyor, genelde kıyılar çakıllık. Kumsal severlere göre değil. Suyun berraklığı deniz severleri baştan çıkarıyor. Koy anlamına gelen büklerin her biri harika. En tanınanı ve uzun olanı Palamutbükü.

Datça’nın bademi meşhur ( hava koşullarından dolayı bana pahalı geldi ), domates ve salatalık çok lezzetli. Balı ve diğer otları mutlaka tadılmalı. Her yerde olduğu gibi her bütçeye göre yeme içme olanağı var. Balık ve yan ürünlerinin yendiği içkili Fevzi’nin yeri’nde kazıklandığımızı belirtmek isterim.

Datça'da kadınların çalışkanlıkları ve güler yüzlü olmaları dikkatimi çekti. Gerek pazarda olsun, gerek dükkan ve kafelerde bu rahatlıkla görülüyor. Datça henüz turizm merkezi görüntüsünü vermemesine rağmen bu sıcak ilgi farkediliyor. 

Datça’nın en önemli özelliklerinde biri de Can Yücel. Eski Datça dedikleri küçük köy ünlü şairimiz sayesinde gezginlerin uğrak yeri olmuş. Görülmeye değer.

 “Ne harika yer burası, nerden buldun bu Datça’yı? Elimle koymuş gibi buldum” yazısı hala eşinin oturduğu evin kapısında yazmakta, hoşuma gitti. Eski Datça'daki ev ve konaklama yerlerinin fiyatlarının Can Yücel’in ölümünden sonra artması düşündürücü.

Datça merkezinden batı yönünde yarımadanın ucuna gittiğinizde Knidos harabelerine varıyorsunuz, görmeden bu yöreden ayrılmayın.

Kuzey rüzgarlarını bolca alan, Datça’nın havası oldukça sağlıklı, nem oranı çok düşük. Bir söylentiye göre Tanrı, uzun yaşamasını isteyen kullarını burada yaşatırmış (Ünlü Tarihçi Strabon tarafından söylenmiş). Oksijen bakımında dünyanın ikinci, Türkiye’nin en zengin yeri olduğu söyleniyor

Kafasındaki belirsizliklerle gelen eşim inanın buradan ayrılırken, en az benim kadar gözü arkada kaldı. Sizi bilmem ama ben Datça’ya tekrar gideceğim. Daha anlatılacak, yazılacak çok şey var.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 479
Toplam yorum
: 257
Toplam mesaj
: 20
Ort. okunma sayısı
: 1497
Kayıt tarihi
: 01.04.07
 
 

1965 İstanbul doğumluyum. İTÜ Elektrik mühendisliğinden mezun oldum. Özel sektörde Kalite Bölümünde..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster