Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Mayıs '13

 
Kategori
Anılar
Okunma Sayısı
2364
 

Davacı Avni, davalı devlet

Davacı Avni, davalı devlet
 

alıntı


Eskiden Bakanlığın, Personel Genel Müdürlüğü adı ,Özlük İşleri Genel Müdürlüğü idi. O zamanlarda faks yeni bir nimetti. Başka yerlere uğramıştı, lakin bize  henüz avdet etmemişti. Acil muhaberat telgrafla yapılırdı.

Bakanlıktan bir telgraf  geldi.”Kadıköy Cumhuriyet savcısı, Avni Yurdabayrak, almakta olduğu kadro ve maaşla, geçici yetki ile görevlendirilmiştir. Adı geçen geldiğinde, görevine başlama tarihin bildirilmesi rica”.

Yine eskiden sicil numaraları ne kadar az rakamlı ise, memurun görevdeki kıdemi ve hizmet durumu daha fazla olduğunu belirlerdi. Sicile baktık sekiz bin küsür, bu sicile sahip savcı en az 20-25 yıl çalışmış olması lazım.

Acaba savcı ne yaptı da geçici yetki ile gönderildi diye düşünmedik değil.Yetkili savcı'ya bir dosya açıldı, geçici yetki teli kendisi gelinceye  kadar dosyasına konuldu.

Aradan iki,üç hafta geçti beyaz saçlı, orta boylu, sevecen, hayatın çilelerini tatmış buna rağmen Onur’a sım sıkı bağlı bir beyefendi  içeriye girdi.

-İyi günler kolay gelsin,

-İyi günler buyrun,

-Ben yetkili savcı Avni Yurdabayrak.

-Ya öylemi? hoş geldiniz.

Sayın savcımız buyrun sizin odanız hazırlandı.Yok,yok oda şimdilik kalsın. Kadro durumu, iş hacmi, çoğunlukta olan suçların çeşitleri bunları konuşuncaya kadar vakit akşam oldu.

-Sayın savcımız  tahminen yalnız  geldiniz?

-Evet elbiselerim ve kitaplarımla geldim,

Dilerseniz otelde de kalabilirsiniz, ancak her ihtimale karşı Maliye Lojmanı da hazırlandı.Yok otelde kalmayayım. Lojman  olsun dedi. Gerekli olan bazı tefrişat malzemeleri ile donatıldı.Lojmanda kalmaya başladı.

Sabah mesaiye gelir, ancak makam odasındaki masasında oturmaz,misafir gibi koltuklarda oturur.Gelen misafirlerini dahi masasına geçmeden ağırlar. Bir kaç gün böyle devam edince, sordum. Sayın savcım, neden makamdaki masanızda oturmuyorsunuz.

Hah işte Burakgazi bende bu soruyu bekliyordum. “Kim bilir Bu Adliyenin savcıları, hakimleri, hatta İlin daire müdürleri diyecekler ki  acaba bu Avni Yurdabayrak ne yaptı da, Kadıköy’den  buraya geçici yetki ile görevlendirildi .

Allah şahidimdir bu olayda hiç bir suçum ve kusurum yoktur. Namert’in biri  Ankara’dan bana ricalı bir pusula getirdi. Okudum istenilen ve talep edilen rica kanunda yazılı değildi, vicdanımda yeri yoktu. Ricalı pusulayı aldım ve adamı kovdum. İki gün sonra geçici yetki ile buraya görevlendirildim.

Devleti temsilen Bakanlığı dava ettim. Davacı Avni oldum.Bakanlık adına Devlet Davalı duruma düştü. İşte o nedenle bu makam koltuğunda oturmuyorum. O koltuk davacı olduğum Devletin tahsis ettiği koltuktur. İnsan davalı olduğu kişinin, kuruluşun koltuğunda otururmu?. Aklanmadan o koltukta oturmam dedi.

Avni bey ile 5 aya yakın bir süre birlikte çalıştık. Bir kaç gün süren çalışma sonucunda birlikte hazırladığımız savunmasının bir bölümünde şöyle yazılıydı ”Takip ettiğim yol doğrudur. Sizden ihsan istemiyorum. Mevki makam sizin olsun “ 

Bizim merak ettiğimiz, Avni beyin  beklediği gün gelmişti.Ankara’dan bir telgraf daha,” Geçici yetki ile görev  yapan Avni Yurdabayrak almakta olduğu kadro ve maaşla İstanbul/ Kartal Cumhuriyet savcılığına tayin edilmiştir. Adı geçene tebliği ile görevinden ayrıldığı tarihin bildirilmesi rica”.

Peki neden Kadıköy değilde Kartal, öyle ya Kadıköy’e bir başka zatı muhterem atanmıştı. Avni  bey aklanmıştı, haklı çıkmıştı ama, açıkta kalmıştı. Kadıköy deki kadroya atama yapılmıştı da ondan. Sağlık olsun, aklandığıma sevindim dedi.

Biz Avni beye alışmıştık, Avni bey bize alışmıştı,Bir kaç gün sonra yolcu ettik.Daima haberleşelim diye,ev telefonunu vermişti.Kartal’da göreve başladığı tarihi tahmin etmemiz nedeniyle telefon açtım.Hal hatırdan sonra “ Davacı Avni ile, Davalı Devletin davası ne oldu dedim.”

Burakgazi  oraya geldiğim günlerde de söylemiştim.Bu konuda hiç bir kusurum,kabahatim  yoktu. Gerek Hakimler ve Savcılar Yüksek kurulu,gerekse Adalet Başmüfettişlerinin yaptığı tahkikat neticesinde geçici görevle bir başka yere gönderilmesini gerektirecek bir hal ve davranışın olmadığına, Bakanlıkça yapılan işlemlerin durdurulmasına  karar verildi.

Sayın savcımız  peki siz halâ sandalye de mi, yoksa makam koltuğunda mı oturuyorsunuz?. Burakgazi  artık aklandım, kin gütmek iyi değil. Devletimle barıştım. Devletime ait koltukta oturuyorum dedi.

Bazıları zan ederki sadece taşradan, Ankara'ya ricalı pusulalargider. Asıl Ankara'dan  taşralara daha çok ricalı pususalar gidiyor. Ricalı pusulaların gereğini yerine getirmeyenlerin başına bakın  neler geliyor.

Acaba;

Uğruna onurlar feda edilen. Kol ile gövdeyi birleştiren. Ayaklara, sırta dayanak olan.

Bele kadar içine gömülen. Yapıcılıkta yan destek olan. Her Canın rüyasına giren.

Üstüne oturanı kabartan. Cesaretlendiren, güç veren. Spor yaptıran, rahatlatan.

Kilo aldıran, kilo verdiren. Düşkün ettiren, kavga ettiren. Dönen  ve dönekli olan.

Böyle koltuğa, geçmişte veya şimdi kaç kişi Avni Yurdabayrak’ın yaptığını yaptılar/ yapabildiler

Devletin koltuğunda oturmadan bir yıla yakın, aklanmasını beklediler/ bekleyebilirler.

Koltuk tatlıdır, koltuk insana yapışmıyor ama bazı insanlar koltuğa yapışıyor.Hele bu koltuk vişne renkli ise insanı zincir ile kendisine bağlıyor.  

Kıymetli okurlarımıza saygılar sunuyorum.

 

 

Mehmet BURAKGAZİ  / MERSİN            

 

Cemile Torun, Abbas Oğuz bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Buna rağmen ben benim yazımı okuyan kişinin mutlaka yazısını okuyorum. 100'e yakın kişinin yazısını okuduğum halde hiç biri sayfama gelmedi. Herkesin gurubu var. Herkes diyor ki benim yazım iyi benim yazım okunsun. Herkesin yazısı binlerce on binlerce okunsun.Adam gibi okuyan 50-100 kişi bana yeter.Ve şairim duymuştursun "Kargalar sürüyle kartallar tek başına uçar. Anlıyorum ki ayıp olmasın diye yazılarımı okuyorsunuz. İstemiyorsanız sıkılıyorsanız okumayınız.

Kerim Korkut 
 10.06.2013 22:17
Cevap :
Kıymetli Korkusuz Kerim:Sayın Kartal,Beni karga olarak görmenize çok sevindim,Yüksekten uçmayı sevmem,hep alçaktan uçarım.Sesim güzel olmayabilir.Hatta kartalları bile rahatsız edebilir." Karga,karga gak dedi,çık şu dala bak dedi,çıktın baktım o dala,Bu karga ne kadar budala bestesini çok severim.Kartal hakkında bir beste duymadım.Biz kartalı tanıdığımız günden beri yazılarını okumaya devam ediyoruz.Kartal o tarihten beri gurubumuzda ikinci kayıtldır.Sayın Turgut Çelik,Çelikten sonra sayın Kerim Korkut kayıtlıdır.Ayıp olmasın diye yazı okunur mu? Mesele mahiyetini değiştirmeyin.Bakın size bir örnek veriyorum 365x3=1095 eder kayıtlarınızı kontrol ediniz.Cümle alem biliyor ilk işim Kerim Korkut'un yazılarını okumaktır.Başkalarına yazdığım yorumlarda bile sözleri dile getirmişim kusura bakmayın ilkin Kerim Korkut yazılarını okurum.Ağlamışsın ağlamak iyidir içerideki kirliliği temizler.Selam ve saygılar sunuyorum.Yaşlı gözlerinizden öpüyorum.   11.06.2013 1:53
 

Diğer arkadaşlar da aynını yapıyorlar çünkü. Bu adam hem çalışıyor hem de onca yazıyı yetiştiriyor, bizim yazılarımızı okumaya zamanı olmaz onu anlayalım demiyorlar. Hepsi de eğer yazılarını okursam sayfama geliyorlar.Hiçbiri beni dava adamı olarak görmüyor,blog yazarı olarak görüyorlar. Hatta blog yazarı olarak bile görmüyorlar,küçümsüyorlar.Canları sağolsun.

Kerim Korkut 
 10.06.2013 22:07
Cevap :
Kıymetli Korkusuz Kerim :Bir önceki yorumumda yazdım.Tekrar aynı konulara dönüş yapmam.Kaç kişiye yazdım Korkut çalışıyor, yorgun,bunca yazıyı nasıl yetiştiriyor.emek sarf ediyor. bin bir türlü sözü bir araya getiriyor demişim.Bu sözler sizdeki yorumlarda bile kayıtlıdır.Hiç bir zaman neden bizim yazılarımızı okumuyorsunuz diye bir söz söylemedim,bundan sonra da söylemem. Bilirim sizin ne arkaya, nede öne ihtiyacınız yoktur.Siz önsüz ve arkasız korkusuz Kerim'siniz.Yeni bir Atatürk'ün doğmayacağını biliyorum.Dünyada hiç kimse Atatürk olamaz.Siteminizde haklısınız,çünkü sitem sevgiden doğar.Amaaan Korkusuz Kerim'in sevgisini istemiyorum.Canlar karşılıklı sağ olsun.Sizi biraz olsun üzdüğüm için sevinçliyim.Siz beni çok üzdünüz birazda siz üzülün.Korkusuz gözlerinden öpüyorum.Sağlığınızı ve mutluluğunuzu diliyorum.Meydanlarda size bol şans diliyorum.Mersin'deki konuşmalarınızda yanınızda olmak istiyorum.( O günler gelince bizi tanımaz bile)   11.06.2013 2:10
 

30 yıl önce konmuş Kerim Korkut benim kendime verdiğim ismimdir.Bir yazımda kişilerin kendi adlarını anne babalarının yerine kendilerinin koymaları gerektiğini yazdım. Kendi düşüncelerimi önce kendim uygulamalıyım. Kendimi saklasaydım Milliyet Blog toplantılarına katılmazdım.Size o Ahmet ismini kim verdiyse ona sordunuz mu kimliğine baktınız mı diye.Benim yanımda arkamda bir Burakgazi olmasa bile yola çıkarım. Ben kimseye güvenerek bu yola girmedim.İnsanlar hazır Atatürk arıyorlar; Atatürk yaratalım demiyorlar.Beni destekleyip yazılarımı okuyup okumamakta serbestsiniz. Canınız sağolsun.

Kerim Korkut 
 10.06.2013 22:04
Cevap :
Kıymetli Korkusuz Kerim :Hatırlarsanız Kerim Korkut ismi benimle mahşere kadar gider demiştim.Ahmetleri,Mehmetleri gündeme getirip yeniden moralimi bozma.Bu mesele yoğun bakımda kalsın bir daha uyanmamak dileğiyle.Sizin yazılarınızı zevkle okuyan biriyim.Size en uzun fırçalı,kırıcı,üzen, düşündüren,sevgi ve saygının tadı tuzu olan yorumlar yazan bu biçaredir.İnanın yolunuzun açık olması için, başarılarınızın devamı için,sevilip sayılmanız için çok arzu ve istekte bulundum.Ben henüz emekleyen bir dönemde acemi biriyim.Olsun siz de Ananızın karnında öğrenmediniz ya.Zaten Kerim Korkut'tan başka hiç bir yazara telli,fırçalı, güldüren,düşündüren yorumlar yazamam.Bu Sadece Korkusuz Kerim ile benim aramdaki Sevgiden,saygıdan ileri gelmektedir.Yorum cevaplarını karıştırdım kusura bakmayın zaten kafa diye bir şey bırakmadınız bende.Terli alnınızdan öpüyorum.Selam ve saygılar sunuyorum.  11.06.2013 2:23
 

Hay Allah,aksiliğe bakın ki ben de koltuğu çok seviyorum.

Kerim Korkut 
 09.06.2013 20:32
Cevap :
Kıymetli Korkusuz Kerim :Doğrusunu söylemişsiniz,öyle olmasaydı,koltuğu çok sevmeseydiniz,bunca okurlarınızın karşısında kimliğinizi gizlemez diniz.Yani sadece sevmek yüzünden insan değişiyor Ahmet Kerim oluyor.Yazılan anı benim için önemli bir anıdır.hissesi siz hayali İnsan Korkusuz Kerim Korkut'a yetiyor.Selam ve saygılar sunuyorum.  10.06.2013 6:55
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 609
Toplam yorum
: 7068
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1973
Kayıt tarihi
: 12.04.12
 
 

Bingöl'de, Baharın son ayında, ikindi üzeri un ambarı (kiler) arkasında, ebesiz, hemşiresiz, Emin..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster