Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Ocak '09

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
3522
 

Davos'a mı inanalım yoksa BOP'a mı?

Davos'a mı inanalım yoksa BOP'a mı?
 

Davos Zirvesi'nde dün etkilerini yaşadığımız global ekonomik krizin üzerine bir kriz daha yaşandı. Aslında bu kriz, Ferit Şahenk'in Davos'un ilk gününde yaptığı ''İlk kez bir kriz Türkiye kaynaklı değil'' esprisini de boşa çıkardı.

Ekonomist Ege Cansen'e göre öyle Zirve, Forum gibi isimler verilmesine karşın Davos bildiğimiz panayırdan farksızmış. Her ne kadar dünyada paraya yön veren isimleri bir araya getirsede öyle büyük bir ehemniyeti yokmuş. Yani bu benim fikrim değil dipnotta söyleyeyim dedim.

Bu seferki krizin Başrollerinde Tayyip Erdoğan ve Şimon Perez var.

Perez'in ağır bir üslupla yaptığı konuşma sonrasında moderatörün kendisine daha az süre tanımasına kızan Erdoğan ''Siz öldürmeyi daha iyi bilirsiniz'' diyerek oturumu terketti. Bu olay başta Erdoğan yandaşları tarafından alkışlarla karşılandı. Her yerde bir zafer havası. Hatta dönüşte karşılamak isteyenler için konulan ek seferler ve dahası..

Peki gerçekten Türkiye bir zafer mi kazandı?

***

Sorunun cevabı anlamak için önce konuyu iyi anlamak lazım.

Şimon Perez konuşmasında sık sık Hamas'tan bahsetti. İsrail'in Hamas'a olan hassasiyetini biliyoruz. Öyle ki Perez ayağı hafif burkulup tökezlese bile suçu Hamas'tan bilecek durumda.

Gazze saldırılarını açıklamak için de sürekli ''Önce Hamas saldırdı biz bir şey yapmadık'' diyerek kendilerini anlatırken aslında bugün yaşanılan sorunlarda ülkesinin hiçbir hatası olmadığını da iddia ediyor.

Bu konuşmalardan sonra sözü Erdoğan aldı ve Perez'e kısaca ''Katil'' diyerek salonu terketti.

Burada görüntünün tamamını iyi görmek lazım. Ben bu ufak çapta krizi aile bireyleri arasında geçen anlık çatışmalara benzettim. Bilirsiniz, anne, baba, çocuklar, kardeşler, akrabalar arasında ara sıra atışmalar olur aradan birkaç gün geçince de o atışmalardan eser kalmaz.

Bunu söylüyorum çünkü Türkiye bir BOP ailesi üyesidir. Bu ailenin üyesi olarak öyle kabadayılıkla, toplantı terketmekle bu konudan sıyrılmak kolay değildir.

Diğer bir önemli konu Erdoğan Davos'ta hangi sıfatla bulunuyordu?

Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı.

O halde Türkiye Cumhuriyeti'ni temsilen gelen birisinin Hamas avukatlığıyla, Arap yandaşlığıyla ne işi olabilir? Bunlar bize ne kazandırır?

Şu anda Dünya üzerinde Hamas'ı savunan bir ülke konumuna geldik. Oysa orada konuşulması gereken daha önemli konular vardı. Türkiye büyük bir krizden ciddi anlamda etkilenen bir ülke oldu ve eğer doğru adımlar atılamazsa krizin etkileri daha da büyüyecek. Bunlar varken gecikmiş bir tepkinin hesabını yapmak yanlıştır.

***

Erdoğan'ın Gazze için tepki göstermesi savaş karşıtı her insan gibi doğru bir adımdı ama bir yandan bu tepki verilip diğer yanda başka işler yapılması ortaya karışık görüntüler çıkartmaktadır.

Dün bunları söyleyen Erdoğan'a bir İsrail'li çıkıp ''Sen önce ülkemizden aldığın madalyaların hesabını ver'' dese ne cevap verilecektir? Ya da bir başka İsrail'li ''Bizim ülkemizle silah ticareti yapıyorsunuz sonra da tepki gösteriyorsunuz'' dese mesela.

Politikada anlık gel-gitler sıklıkla görülür.

Önemli olan görüntünün genelidir ve genele baktığımızda dünkü görüntüye sevinmekten çok üzülmemiz gerektiğini görüyorum.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 278
Toplam yorum
: 309
Toplam mesaj
: 54
Ort. okunma sayısı
: 1335
Kayıt tarihi
: 16.01.07
 
 

Küçük bir kız çocuğu masumiyetidir yazmak, her satırı her cümleyi her kelimeyi tekrar tekrar gözden ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster