Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Şubat '09

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
873
 

Davos’ta Kriz Rüzgârları (4)

Davos’ta Kriz Rüzgârları  (4)
 

Erdoan'ın koltuğu boş kaldı ama boş kalan yalnız o koltuk olmayacak gibi..


Günlerdir hepimiz izliyoruz değil mi yazılı ve görsel basında. Bir Davos tartışması, bir anlık bir durum ne fırtınalar kopardı. Kopmaya da devam edecek. Bunu da yazdık. Yazanlar oldu. Daha bu konu çok su kaldıracak dedik. Öyle de oldu..

Belki zaman açısından küçük çaplı bir toplantıydı Davos’ta Sayın Başbakan Erdoğan’ın katıldığı. Ve belki de bu yüzden zaman kısıtlıydı. Bunu bilemiyoruz. Ama hangi haberi, hangi köşe yazısını açıp okuduysam, hemen hepinde ortak görüşler hakimdi. Ülkemizde sağından, soluna herkes Başbakan’ın haklılığını teslim ediyordu. En sert muhalif olan CHP bile!. Sayın Baykal’ın, Sayın Bahçeli’nin siyaset sahnesinde “Erdoğan’ı haklı bulması” pek de alışagelmiş bir şey değil. Bunu da gördük. Demek ki, milli menfaatler söz konusu olunca akan sular duruluyormuş. Ama bu durumu Türkiye’nin ve Başbakan’ın aleyhine alkış tutanlar da yok değildi hani. Bunların en başında da DTP geliyor. Onlar da kendi alemlerinde… Bununla ilgili de dün bir yazı yazmıştım.

Davos rüzgârları, fırtınaya dönüştü. Ortalığı kasıp kavuruyor. Avrupa basını hemen hemen her gün Türkiye ve Erdoğan’ın Davos’a attığı son dakika golünü konuşuyor, tartışıyor. Genel bir kanı olarak da, tahmin edeceğiniz üzere Erdoğan’a yükleniyorlar ve onu haksız buluyorlar.. Dış basının bu konuda neler dediğini önceki yazımda belirtmiştim. Ama dedik ya sular pek durulacak gibi değil..

İtalyan Corriere della Sera gazetesi, Davos’ta ağırlığını koyan liderlere not vermiş. En yüksek not Almanya Başbakanı Merkel’e (9) verilirken en düşük not 4 ile Recep Tayyip Erdoğan’a verilmiş. Gazete Erdoğan için <ı>"Uluorta Perez ile kavgası yarı diplomasi felaketiydi.” yorumunda bulunmuş.

Mesela,. Oldukça ciddi ve çok okunan bir gazete olan Alman Bild gazetesi. Bu gazete, Davos'ta yaşanan gerilimin ardından Tayyip Erdoğan'ı hedef alan haber bilgilere yer veriyor. Gazete, konuyu <ı>'Başbakan Erdoğan Yahudi karşıtı mı?' manşeti ile okurlarına duyururmuş. Aynı zamanda <ı>'Gecekondulardan dünya elitliğine yükselen bir Disney masalı' diye bir başlıklı haberde de kısaca Tayyip Erdoğan'ın hayatını özetlemiş. Bu kadarla da kalmamış tabiki… Erdoğan'ın yaptığı konuşmanın <ı>'Dünya Ekonomik Forumu'nda bugüne kadar yapılan tek İsrail karşıtı konuşma olduğunu' vurgulayan Bild Gazetesi, hem Erdoğan’ın hem de Türkiye’nin anti-Semitist siyaset izlediğini açık açık haykırmış.

Bakın son tahlilde yaptıkları tespitte ne diyor gazete.. Erdoğan'ın aynı anda hem Müslüman, hem serbest düşünceyi destekleyen; hem geleneksel, hem de modern olduğunu alaycı bir üslupla anlatan gazete, 'Erdoğan çoğunlukla iki yüzlü Roma tanrısı Janus gibi hareket ediyor' ifadesine yer vermiş.

Bu tanım ilginç !.. Kim bu Janus derseniz; Kendisi Roma mitolojisine göre İanus yada Janus olarak adlandırılan bir tanrı oluyor bizatihi. Romalıların inancına göre evlerin kapılarını bekleyen bir Tanrıydı. Aynı zamanda, fiziksel olarak tek kafalı ama iki suratlı olarak resmediliyor. Yüzlerinden biri geçmişe bakıyor, diğeri ise geleceğe. Rivayete göre de “<ı>Ve o iki yüzüyle Janus hep bir kapının önünde duruyor. Çünkü o, ardında ne olduğu bilinmeyen kapıların tanrısı. Kapılardan o sorumlu olduğuna göre, kapıların açılıp-kapanmasının, başlangıçların-bitişlerin, geçişlerin-kalışların, gidişlerin-dönüşlerin hesabı da ondan soruluyor” Acaba Başbakan da mecazi anlamda “iki yüzlü” mü bulunuyordu?

Amerikan Yahudileri şimdiden kazan kaldırmaya başladılar ve bunun etkisi de yeni Obama yönetimine yansıyacaktır. Zira Yahudi lobisinin ABD’deki gücü ve etkisi biliniyor. Bunu kullanacaklardır. Her halükarda Erdoğan’ı ve Türkiye’yi anti-Semitist ilan edeceklerdir. Buna en çok destek verecekler de elbette Ermeniler olacaktır. Davos krizinin hemen arkasında Yahudiler kışkırtıcılığa başladılar bile. İsrail’de yayımlanan Haaretz gazetesi, Türkiye’deki Musevi Cemaati’nden kaynaklara dayandırdığı haberde, Bursa’daki bir sinagogun ateşe verildiğini iddia etmiş. Haberde, olayda yaralanan olmadığı belirtilmiş ama sinagogdaki hasarın tam olarak bilinmediği ifade edilmişti

Batı’da tüm bunlar ola gelirken, Doğu’da ise tam bir zıt durum hakim. Başta İran olmak üzere bir çok İslam devleti Erdoğan’a ve Türkiye’ye alkış tutuyor. Lübnan Başbakanı Sinyora, Davos'taki tartışmada İsrail Cumhurbaşkanı Peres'e karşı tavrı ve konuşması nedeniyle Başbakan Erdoğan'ı tebrik ediyor. Daha dün İran’dan büyük Ayetullah Nasir Mekarim Şirazi<ı> ağzıyla “Erdoğan Nobel barış ödülüne aday gösterilmeli “ derken, bugün Suriye’den de benzer yorumlar geldi. Suriye'de iktidar partisi, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Davos'ta İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres karşısında takındığı <ı>"hayranlık verici ve cesur tavrı" çok muhteşem bulduğunu belirterek Erdoğan’a yazdığı <ı>mesajda " İsrail terörizmini destekleyenler karşısında dik durduğu ve Filistin halkına yönelik cinayetlere karşı dünyada yükselen çığlıklarla dayanışma gösterdiği “ vurgulanarak<ı> “ olayları çarpıtmaya kalkanlara cevap vererek insanı hayran bırakan cesur bir tutum sergilediniz" ifadesi kullanılmış.

Türkiye bir süredir İsrail ile Arap Dünyası arasında dürüst arabuluculuğa soyunmuştu. Belki Erdoğan’ın Hamas’ı savunarak Perez ile ağız kavgasına girmesi Türkiye’de beğeni ile karşılandı ama eş değerde başka yönde de bizi Batı’dan uzaklaştırdı. Şimdi pirinçteki bu taşlar nasıl ayıklanacak acaba ?

Roma mitolojisinde Janus için "Eşik tanrısı" diye de söz edilir. Bir kez eşikten içeri adım attığınızda, geriye dönüş yok. Artık kaderiniz Janus'un elindedir. Yoksa Alman Bild gazetesi gizli şifrelerde “dünya barışının kaderi Erdoğan’ın elinde” mi demek istedi, yoksa Türkiye’nin kaderi Erdoğan’ın elinde mi demek istedi ?


Göreceğiz !...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Davosta,Türkiye Başbakanına yapılanlar milliyetçilik duygularımız bakımından hoş görülecek şeyler değil. Ancak bunun karşılığı Kasımpaşa ağzıyla değil milli menfaatlerimiz bakımından diplomasi ağzıyla verilmeliydi.

Hilmi Polat 
 02.02.2009 22:21
Cevap :
Evet.. Asıl mesele budur. Bir çok insan gibi ben de bunu ifade etmeye çalıştım. Başbakan'ın sözünün kesilip, fiziksel muamele yapılması ve onunla tahrik edici bir uslupla konululması karşısında herkes milliyetçi bir durum sergilemiştir. Doğrusu da budur. Ama sonrasında herkes Peres ile diyalogunu beğenmemiştir ve bugün herkes o davranışını eleştiriyor. Daha yumuşak ve tahrik edici, hakaretler içeren bir konuşma olmamalıydı. Türkiye ortadoğu'daki barış sürecinde, eline geçen fırsatı kaçırmıştır. Şuan sırtımızı sıvazlayan bir tek Arap ve müslüman devletler var. Batı karşımızda.. Araplara da güven olmaz. Ee, sonra ne olacak ? Yalnız kalacağız. Erdoğan da hala biz haklıyız demeye devam edecek !..  03.02.2009 17:05
 

Dünya'nın Kaderi kimin elinde bilinmez? Fakat gazete de siz de kendinize göre bir tespitte bulunmuşsunuz. Büyük reiste kendine göre bazı çelişkilerde bulundu, tepkim moderatöreydi gibisi... Milli menfatler doğrultusunda hareket etmek gerekirse bizde doğuya kayıyoruz, Tahran da Fahri Hemşehrilik ünvanı alan başbakan gibi...

Can Karder 
 02.02.2009 15:37
Cevap :
Bu tespitler elbetteki, herkesin kendi tespitleridir. Benimde kendi tespitlerim vardır. Ama geneli, Avrupa ve dünya'nın tespitlerini baz alarak yorumlanmış halidir. Bu bir.. İkincisi, Tahran birilerine fahri hemşehrilik veriyorsa, bu bizi şaşırtmaz. Onlara hayırlı olsun.. Biz almayalım....  02.02.2009 16:25
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 671
Toplam yorum
: 745
Toplam mesaj
: 86
Ort. okunma sayısı
: 2483
Kayıt tarihi
: 26.06.06
 
 

Anadan doğma bir İzmirliyim ve bu şehirli olmaktan gurur duyuyorum.. Hem bu şehirde doğmuş, hem b..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster