Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Eylül '10

 
Kategori
Gelenekler
Okunma Sayısı
938
 

Davullar kimin için çalıyor !

Davullar kimin için çalıyor !
 

 

Londra'nın İstanbul'a dönüşünü severim. Daha birçok şehrin de İstanbul'a dönüşünü severim. Elbette sevmediklerim de var. Mesela, Lerwick'in dönüşünü hiç sevmem. Yüreğimin bir yarısı orada kalır!

Benim güzel yurdum insanı ulusal hava yolumuzla uçmayı sever. Sağında solunda oturan Türk'tür çünkü. "Estanbol'a mı giden gardaş?" der koltuk komşusuna. Sanki başka şehre gitme ihtimali vardır da uçağın! Bağdaş kurar oturur. Cigara sarmaya kalkan dahi olur. Host ve hostesler halden anlar, yüzleri güler. "Pek muhterem hanımefendiler ve beyefendiler, uçağımıza hoş geldiniz." diyen kaptanın anonsunu dikkatle dinler. Buram buram ülke kokan kabine rağmen verilen yemeklere şüpheyle bakar, uçağa nasıl soktuğu belirsiz köfteleri, salatalıkları çıkarıverir!

THY ile çok sık uçmuyorum. Genellikle saatleri uymuyor. Hafta içi B737, A321'lerle uçuluyorken, hafta sonları yolcu sayısının artması nedeniyle A330, B777 gibi 250-300 kişilik büyük uçaklar veriliyor Londra hattına. Heathrow Terminal 3 de tıklım tıklımdı yine. Bir de anlayamadığım ne var, biliyor musunuz? Hurç gibi torbalar sokuyorlar kabine. Baş üstü dolaplara da girmiyor, hostesler de nereye koyacaklarını şaşırıyorlar.

Bu uçuşumu A330-203 ile yaptım ve yer konusunda şanssızdım! Cam kenarı 15A, devasa kanadın üzeri! Kanadın perçinlerini saymaktansa, Allah vereydi de yanıma iki laf edebileceğim bir komşu düşseydi. O anda düşüncemden ürktüm, aklıma ayfonlu Leda geldi; "yanım boş kalsa da olur tanrım." dedim içimden. Yüzüme yerleşen tebessümü 15D'deki ufaklık yakaladı!

"Silaw, abi."

Gözlerimi çocuktan uzaklaştırdım ve bana Kürtçe seslenen, yanımda dikilen kişiye doğru kaldırdım başımı. En fazla yirmi beşinde olmalıydı komşum. Esmer ve bıyıklıydı. Herhalde 3-4 gündür de tıraş olmamıştı. Herkes gibi o da beni doğulu sanmıştı. Eskiden bıyıklarım varken ve bir de kaşık kaşık kırmızı biber yediğimi görünce insanlar, benim İstanbullu olduğuma asla inanmazlardı! Aslında doğulu da sayılırdım. Tüm çocukluğum Erzurum, Ağrı ve Diyarbakır'da geçmişti ve iyi de Kürtçe konuşuyordum o zamanlar.

"Kurdî qise dikeyt abi?" diye devam etti yanıma otururken.

"Bibûre! Ez nizanim Kurdî. Biz Türkçe konuşsak kardeş."

"Bizim orali misen abi?"

"Na, sizin orası neresi?"

"Tikenli Bayir Köyi abi."

"Yok, ben Kadıköy'denim! İsmin ne senin?"

"Berfan, abi."

"Benim de Ata."

"Pêy dilxoşim... Memnûn olmişem abi."

Başını önüne çevirdi Berfan. Kemerini bağlamasına yardım ettim. Londra'da ne yaptığını sormaktan vazgeçtim. Konuşmuyordu ve terliyordu. O anda aklıma bambaşka bir şey geldi ve ürktüm! Gözümü ondan ayırmıyordum. Kalkış anında oldukça tedirgin oldu. Kemer ikaz ışıkları söner sönmez de yerinden kalktı ve arkaya, WC'ye yöneldi. Ben de arkasından! WC doluydu ve ikimiz arka arkaya beklemeye başladık. Beni fark etti.

"Abi, hâ bu uçmahtan çoh korkhiram. Karnim himencek cir cir oli." Mantıklıydı açıklaması. Gülümsedim. Yerimize yine arka arkaya döndük!

Tedirginliği devam ediyordu. Vardı bir sıkıntısı. Yemeğine de dokunmadı, sadece suyunu içti.

"Berfan kardeş, bir sıkıntın mı var?"

Duymadı ! Başka bir alemdeydi sanki!

"Berfan..."

"Hâ, buyir abi."

"Bir sıkıntın mı var diye sordum."

Derin bir iç çekti, yüzünü sıvazladı, bana döndü.

"Ne sen sorasen ne ben anlatayim abi. Geçtigimiz ay böyik abimi kaybetmişek. Yengem dul kalmiştir. Benim hemi yengem hemi ablamdir, büyigimdir; ama töre geregi şemdi yengemle everecekler beni! Abi, benim sevdigim gız vardir. O'na yazik degil midir? Öldürecegim kendimi de bunin kime hayri vardir?"

Doğunun törelerini iyi bilen biri olarak Berfan'ı çok iyi anlamıştım. Berdel, bekar küçük kardeşin ölen abinin eşiyle evlendirilmesi doğuda sık karşılaşılan bir töre gereğiydi.

"Londra'da mı yaşıyorsun Berfan?"

"Belê. Kıbrısli bi gömlekçide son üticiyem abi. Heç getmek estemedim köye âmma diger abilerim, 'gilmezsen, nâmıssısız biz gelir seni vururik' dediler. Getmeyeyim de ne yapayim abi? Hâ bugüne değim abla demişem, Dilba Yenge demişem; hâ şimdi avradim nasil olir abi? Sevdigime, Naza'ma ne direm abi?"

Ağlıyordu Berfan! 15D'deki çocuk Berfan'ı annesine gösteriyordu. Yüzyıllardır uygulanan törelere karşı gelinemezdi. Belki de hata, doğduğu toprakların acımasızlığındaydı.

"Keşke bir an önce Naza'nla evlenseydin Berfan."

"Ah abi ahh! Âmma Naza'mla konişacagim. Gedince Dilba Yenge'me de gezlice soyleyecegim. Üçimiz birlikte yaşayacagiz âmma Dilba Yenge'm dûnya ahiret ablam kalacahtir âmma Naza'm da huca nekahli hanımim olacahtir."

"Bu, kanunlara aykırı Berfan."

"Kim göreceh bizi gâvur ellerde abi?"

Aslında Dilba tarafını da düşünmek gerek. Kim bilir o kadın da ne acılar çekiyordur. Bugüne dek kardeşim dediği kayınbiraderi ile başgöz edilecek olmak onun da hoşuna gitmiyordur ve belki de Berfan'ın bulduğu çözüm en iyi çözümdür. Acımasız töreler insanları kendi çıkış yollarını bulmaya itmektedir.

Sanki konuşmak biraz iyi geldi Berfan'a. Uçuş boyunca uyudu! İniş anonsu yapılıncaya kadar da uyanmadı.

"Abi, sâna nomarami veregim. Bir ay kadarım sonıra Dilba Yenge'mi de alir dönerik. Londra'da olirsen, bi çayımizi içmeye gelesen." dedi ayrılırken!

"Khwahafeez, Berfan!"

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

merhaba sahin, sana kurtce ile ilgi bir anim; Rahmetli babam doguda bir ile tayin oldu. Ailecek geldik ilk gecemiz ordu evinde gececek. Biraz gec ulastik. Odalar yerlesme falan. Asagida restorana hep birlikte indik.Garson cok gec oldugundan bahisle pek bir yiyecek icecegin kalmadigini soyledi. Sivil kiyafetli peder askere bak bu cocuk(abim) senin taraftan (cok iyi konusur abim) basladilar konusmaya. Derken bir masa yapildi inanmak zor. Rahmetli derdi benim yildizlar ise yaramadi senin lisanin kadar! Daha sonralari arasira abime sorarmis; sana iyi davraniyorlarmi derdin olursa bana gel. Hem biz hem babam o askerin her derdine kostuk ve yardim ettik. Kulaklari cinlasin! Saglik ve saygiyla

Newyorker 
 25.12.2011 3:00
Cevap :
Ben de ana dilim gibi Kürtçe konuşuyordum çocukken. İstersen konuşma, yaşadığım yerlerde Türkçe konuşan öyle azdı ki. Oralarda onlardan göründün mü pek mutlu olurlar. Teşekkürler dost, sevgilerimle.  25.12.2011 19:14
 

Doğu'nun acı gerçeklerinden biri de berdel. Töreler ortadan kalkmadıkça, bu acılar yaşanmaya devam edecek. Bunun gerçekleşmesi içinde eğitime, bilinçlenmeye yani çok uzun yıllara ihtiyaç var. Değişim oldukça zor görünüyor. Paylaşım için teşekkürler. Sevgiler...

yakamoz05 
 07.10.2010 18:47
Cevap :
Yüzyıllar boyu değişmemiş, bundan sonra da değişeceğini sanmıyorum. Berdel doğuda birçok sorunun çözümü çünkü. Teşekkürler Meral, sevgiler.  07.10.2010 20:24
 

ne kadar berbatsa ölen abinin eşini eş olarak almakta o kadar berbat bir uygulamadır. Bu durumların ne düzeleceği ne durulacağı yok, feodal ve yanlış yaşamların eserleri "gelenek,görenek, töre "adı altında yerleştirilmiş insan yaşamına. Sadece ne halleri varsa görsün diyerek , acımasız olacağım ama başka sözüm yok... ESENLİKLE.

Portakal Çiçeği ve FISILTI 
 04.10.2010 9:23
Cevap :
Birkaç uygulama şekli var berdel'in. Karşılıklı kız alma-verme de bunlardan biri. Ayrıca, süregelen kan davasını sonlandırmak için de kız veriliyor ve akraba olunduğu için de kan davası sona eriyor. Bence her şekli de çağın çok gerisinde ama bence daha birkaç asır kalkması beklenmemeli. Teşekkürler, sevgiler.  04.10.2010 9:39
 

Evlat anne ve babadan ne görüyorsa onu yapıyor. Kişiler üniversite eğitimi almış olsalar bile bu konuda çaresiz kalıyorlar.Bu rahatsızlık verici gelenek ve göreneklerin, törelerin kaldırılması için bence bu konuda devlet tarafından yasalar çıkarılabilir,yaptırımlar uygulanabilir.Dediğiniz gibi yoksa eğitimle bu durumun düzelmesi ne yazıkki yılları alır.

pinar öner 
 02.10.2010 18:31
Cevap :
Nesil değiştikçe törelerin yumuşadığı kesin ama hızlı bir çöküş yaşayacağını düşünmüyorum. Neticede, yüzyıllar boyu töre kanunlarıyla yaşadı insanlar. Devlet yasa çıkarır da uygulamasını denetlemek büyük iş! Ayrıca, şimdi bir referandum yapılsa bu konuda, ezici çoğunluk töreden yana oy kullanır. Başlık konusunun oldukça azaldığını biliyorum ama berdel'in tamamen ortadan kalkması oldukça zor görünüyor. Teşekkür ederim Pınar Hn, sevgiler.  03.10.2010 7:12
 
Toplam blog
: 462
Toplam yorum
: 8321
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1153
Kayıt tarihi
: 07.03.09
 
 

Ne güzel bloglar yazdık, ne muhteşem dostluklar kurduk; onlar kaldı baki... ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster