Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Eylül '08

 
Kategori
Ramazan Eğlenceleri
Okunma Sayısı
1096
 

Davulun sesi

Davulun sesi
 

Kapılar ve davulcular


Bizler mi çok yaşlandık yoksa zamanla her şey ani ve hızlı değişim görüyor? Bir yandan bu değişime üzülen bizim yaş grubumuz, acaba bir yandansa eskiyi derinlere gömüyoruz? Nerde o eski ile başlayan o özlem dolu cümleleri iç çekerek söyleyen bizlerin hiç mi suçu yok bu değişim ateşini körükleyip eskiyi kor ateşin göbeğine atmakta.

Neyse konuyu fazla dağıtmadan bu cümlelerin nerden çıktığını paylaşayım sizlerle.Her şey dün akşam oldu ; iftar sonrasıydı, yemek yemiş olmanın verdiği mayhoşluk, kan şekerinin kendine gelmesi aşamasının ilk adımları arası bir halde kanepeye yarı uzanmış halde çayımı yudumlarken kapının zilinin çaldığını duydum.Her kapı ziline aynı refleksi veren biriciğim oğlum Alp koşarak kapıya doğru fırladı hemen.Eşim koridorun ortasından geri döndü kapıya yöneldiğinde Alp çoktan kapının dibine varmış kim oooooooo diye bağırıyordu bile.

Eşim hepimizin kimi zaman güvenlik, kimi zamanda kapıdakine göre eylem planı yapma amaçlı kullandığımı o delikten bakmış ve bana doğru yürümeye başlamıştı.Odaya geldiğinde davulcu dedi, Alp hala kim o diye bağırıyor, apartman davul sesiyle inlerken bizim kapının zilide çalmaya devam ediyordu.Bu gürültü ortamı, iftar sonrası rehaveti ve günün verdiği yorgunlumdan yığılan ben (itiraf ediyorum : ben dedim ama pişmanım ) "Aman boşver çalar çalar gider" dedim ve biraz daha yatar hale getirdim bedenimi. Ve dediğim gibide oldu ısrarlı zil basmalar bitmiş davulun sesi uzaktan söylendiği gibi hoş gelmeye başlamıştı.Kapının zili ve Alp'in sesi paralel olarak kesilmiş oğlum ağlayarak bana doğru geliyordu adım adım.Ne oldu, ne bu surat, gel bakayım kucağıma" dediğimi duymuş, omuzlarını hıh bana ne edasıyla silkeleyip odasına geçmiş daha bir yüksek sesle ağlamaya başlamıştı.Sesin düzeyi artınca anne ve ben aynı refleksle odasına koştuk."Ne oldu neden ağlıyorsun" dediğimde sorduğu soru hiç beklenmeyendi, "neden açmadınız kapıyı? " . O an ne diyeceğimi bilemeyen ben, yardım istercesine eşimin yüzüne baktığımda onun yüzünde "Hadi bakalım bay üşengeç, ver cevabını " ifadesini görünce daha bir bocaladım.

Bocalama ve pişmanlık arası duygu seliyle oğlumu kucağıma aldım, gözyaşlarını sildim, avucuna bir beş YTL verip kapıya doğru yöneldik. 2 kat yukarıda yakaladığımız davulcunun 7-8 yaşlarındaki çocuğa bahşişimizi uzattığımızda oğullarımızın gözlerindeki ışıltıyı inanın tarif edemem. Açılmayan kapılar sıklığını yaşayan çocuk, birilerinin ona gelmesinin mutluluğu Alp'in gözlerindeki mutluluk ifadesi inanın tarifsizdi. Biz babalar birbirimize gülümseyip "iyi akşamlar" temennisi ile birbirimizden ayrılırken, davulun sesi yeniden apartmanın içini doldurmaya başlamıştı. Evimize girip kapımızı kapattık dan sonra oğlumun boynuma sarılarak yanağıma kondurduğu öpücük ve "Teşekkür ederim babacım" deyişi keyfimi ve beraberinde gizlemeye çalıştığım utancımı ve kendime kızgınlığımı ikiye katlamıştı.
Tekrar kanepeme dönmüştüm ve az önce terk ettiğim keyifli uzanışımdayken içimden de acaba artık her yerde olan çalar saat midir davulcuları unutturan yoksa kapıyı açmayan bizler mi sorgulaması geçiyordu ve tesadüf bu ya bir televizyon kanalında cep telefonu ile bayram tebriği yollamalara nazirede bulunan reklam kareleri oynuyordu HAYATTAN MESAJ ALMAYI BİLENLER İÇİN ................

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 9
Toplam yorum
: 5
Toplam mesaj
: 5
Ort. okunma sayısı
: 564
Kayıt tarihi
: 12.08.08
 
 

Merhaba Anandolu Üniversitesi mezunuyum ve bilgi teknolojileri uzmanı olarak çalışıyorum. İlgi alan..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster