Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Ekim '07

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
432
 

Dayak, şiddet adı her neyse.

Dayak, şiddet adı her neyse.
 

Telefonda hıçkırıklı bir ses, sonrasın da hüngür hüngür ağlamaya dönüşüyor;

-Artık dayanamıyorum, boşanacağım, çocuklarımın gözü önünde dövdü beni, kapı dışarı attı, merdivenlerden yuvarladı, bu olanlara inanamıyorum...

daha devamı var ama ben özet geçeyim size, bayağı bir acıklı çünkü,

Sinirleniyor insan, o an kendimi zor tutuyorum, gidip önüne dikilip bildiğim bütün küfürleri sıralamamak için, ama yapamıyorum , çünkü koca benim kocam değil, düşündüğüm şey çözüm de değil üstelik, ha birinin bunu yapması lazım belki ama onu yapacak doğru kişi ben değilim, üstelik bu şiddete şiddetle cevap vermek olur ki bu da sorunu daha da büyütür,

Küçüktüm, apartman komşularımız ile o eski komşuluk tadında ilişkilerimiz vardı, bütün gün ve geceler birlikte geçer, herkes birbirine yardım etmek, arkadaşlık etmek için yarışırdı sanki, öyle güzel, öyle temiz ilişkiler, böyle bir komşumuzun kocası gündüzleri tam bir beyefendi, akşamları içkiyle olan metres ilişkisi başlayınca bir canavara dönüşürdü, karısını dövmediği gece yok gibiydi, çocukları büyüdükçe onlara da vurmaya başladı, hem de ne vurmak, karısına yaptıkları işkence boyutuna vardığında artık bütün komşular karı koca arasına girilmez kuralını bozmaya karar verdi, kadına artık buna bir önlem alması gerektiğini söylediler, yanında olduklarını, maddi olarak bir sorunu olmadığı için çok zorlanmayacağını, ama yine de gerekirse maddi olarak da sonuna kadar destek olacaklarını söylediler, kadının söyledikleri dün gibi aklımda, o küçücük yüreğimde bile verdiği cevap karşısın da içimin nasıl acıdığını hatırlıyorum.

-Kocamdır, yapar...

Bu komşunun tam karşı dairesin de oturan orta yaşlarda bir kadın hatırlıyorum, o da çalışan bir kadındı, bir oğlu vardı bizden büyük, kocası yoktu, yalnız yaşardılar, anneme sormuştum bir gün, “anne o evde niye baba yok” diye, annemin söyledikleri karşısında o kadın bir kahramana dönüşmüştü gözümde, oğulları daha küçükken aralarında bir tartışma çıkmış ve kocası kadına bir tokat atmış, kadın orda, o anda bitirmiş evliliğini, “ben şimdi buna izin verir ve kocamı af edersem, bunun devamı mutlaka gelecektir”, diye düşünerek.

Karşılıklı iki kapı, içinde yaşananlar, kabullenişler ne kadar farklı...

Böyle bir sürü hikaye var, bir tek benim bile çevrem de onca hikaye varken, kim bilir sizler de ne hikayeler vardır, o kadar çoklar çünkü, maalesef,

Bütün bunlar olabilir, çeşit çeşit insan var, kimse dayak yerim diye de evlenmiyor sonuçta, insanlar içlerindeki canavarı tabiki evlendikten sonra gösteriyor, evlenmeden önce gösterenlerle evlenenlere ise diyecek hiiiiiç bir şey yok artık,

Ben sonrasın da buna eyvallah diyenlere dayanamıyorum, bunu hakettiklerini düşünüyorlar, kocamdır, yapar diyorlar, çalışmıyorum, kendime bakamam, mecburum diyorlar.

Çalışmak ve kendi ayaklarının üstünde durmaktansa dayak yemek daha kolay çünkü, öyle bir sindirmiş ki koca, kendine güveni sıfır noktasında olduğu için, bunu yapabileceğine kesinlikle inanmıyor, annem de babamdan dayak yerdi, alışkınım ben diyen bile duydum, çocukluktan bir kabulleniş, hakettiğine inanış, mutluluğu bilmediği için, mutluluğu kendine yakıştıramıyor, ne yaptım ki mutlu olayım??? Annemde dayak yerdi, normal bunlar, her evlilikte olur!!!

Bir de çalıştığı, kendine bakabilecek yeterlilikte olduğu halde çözüm bulmayanlar var ki,

O eski komşu gibi onlara içim acıyor işte,

Erkeğin neden böyle bir yolu seçtiği sorulduğunda verilen cevap; sen beni delirtiyorsun, ben de dayanamıyorum, bütün suç senin, sen o anda sussan, ortalıktan kaybolsan bütün bunlar yaşanmayacak,

Suçlu kim? Tabiki Kadın, kim olabilir ki.?

Herkes mutluluğu hak eder, çünkü her birey değerlidir ve herkesin insanca yaşamaya hakkı vardır, dayağı kimse hak etmez, ne kadın ne erkek.

Ha bu arada bir de karılarından dayak yiyen erkekler var, azınlıktalar ama var, varlar,

Onlara da tavsiyem aynı olacak, kimse dayağı hak etmez, etmemeli...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

kimse dayağı haketmez... Ama bizim eğitimsiz ülkemizde herşey mümkün... Sevgiler

Ozlem Ozkulak 
 11.10.2007 19:25
Cevap :
malesef öyle.  15.10.2007 10:33
 

hergun bir siddet olayi daha tv.lerde,karsi komsumuzda yada hic tanimadigimiz bir evde.insanlar bosanmak icin evlenmezler ama bosanmanin sart oldugu durumlarda adam suclu olsa dahi yine kadin suclu durum duser yuvasina sahip cikip oturmadigi icin benim yasadigim bu ulkede dahi nekar kadin haklari olursa olsun siddet gordugu halde oturmak zorunda kalan cok insan var nedenlerde belli ya tek basina bir hayat kurmaktan korkuyor ya kocadan yada cocuklari babasiz buyumesin dusuncesi ozelliklede turkiye gibi bir ulkenin toplumunda bosanmis kadinlara nekadar yargilayici gozle bakildigini soylememe gerek yok umarim bu kadinlarin iki sinifligi son bulur ve tabiki bunun bide psikolojik boyutuda var kadin ve cocuklari acisindan zor ve aci bir olay sahitligi sizinki umarim dunyada son bulacak olan olaylardan olur butur sorunlar tesekkurler paylasiminz icin sevgiler saygilar

sekerpinari 
 10.10.2007 17:08
Cevap :
Kadının işi her durumda zor, nedense pek çok şeye kadın göğüs germek zorunda kalıyor, yorumunuza teşekkür ederim, mutlu kalın...  11.10.2007 10:57
 

Sanırım kötü bir ilişkiyi yürütmeye çalışan insanları da yargılamamak gerekiyor. Maalesef bazı bayanlarımızın kendilerine inancı ve cesareti olamayabiliyor. Yanlız bir bayan olarak devam etmeyi göze almak o kadar da kolay değil ve özelliklede bir işi yoksa bu daha da zorlaşıyor. Bağımlı olarak yaşamak ve kendini garanti altında olduğunu düşünme yanılgısı içinde kabullenmeyi seçmiş de olabilirler. Sahip çıkacak kimsesi olmayanlarda var. Bir yığın neden sıralanabilir....

medisis 
 09.10.2007 13:30
Cevap :
İnanın hak vermeye çalışıyorum, sonuçta bir kadın olarak tek başına ayakta durmaya çalışmak gerçekten çok zor, hele ki çocuk varsa ortada, fakat ben hiç çaba göstermeyip kabullenenlere hak veremiyorum, işte bunu anlayışla karşılamak fazla iyi niyet gibi geliyor. güzel yorumunuza teşekkür ederim, mutlu kalın.  09.10.2007 15:37
 

Şiddetin her türlüsüne hayır..

Yine Yeni Yeniden 
 09.10.2007 13:07
Cevap :
evet haklısın, bir de psikolojik şiddet var ki, o da çok sinir bozucu, ona da hayır..  09.10.2007 14:54
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 15
Toplam yorum
: 66
Toplam mesaj
: 14
Ort. okunma sayısı
: 1328
Kayıt tarihi
: 25.04.07
 
 

Yolun yarısında ama yolun yarısının 45 olduğunda ısrarlı, ailesine, dostlarına, çalışmaya, aşka çok ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster