Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Nisan '08

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
161
 

Dayatmayla demokrasi olmaz !!!

Dayatmayla demokrasi olmaz !!!
 

Bu zat'ı muhterem bir komiser. En büyüğünden bir komiser.
Dayatmaları seven, kargaşayı seven, kendi çıkarları doğrultusunda şekil değiştirme yeteneğine sahip bir komiser.
Kanunları, kuralları kendi çıkarlarına uygunsa tanıyan bir komiser.
Kendi demokrasisini dayatmaya çalışan bir komiser.
Büyüklüğü, sahip oldukları para ile sınırlı demokrasilerini kabul ettirmeye çalışan bir komiser.

Ama bakmaz ki hiç bu komiser, bu ülkede demokrasi ekonomik yetersizliklerden dolayı çalışmaz. Bu onun umurunda değildir. Onların demokrasileri, sömürgeler üzerine, koloniler üzerine, kölelik üzerine kurulmuştur çünkü. Onlar bugünlere dünyanın kaynaklarını emerek, dünyanın kaynaklarını gerçek sahiplerinden zorbalıkla alarak gelmişlerdir. Büyük bir refah içerisinde. Ve zorbalıkla elde edilmiş demokrasiyi şimdi kalkıp zorbalıkla bize enjekte etmeye uğraşıyor.

Demokrasi dayatmayla olmaz. Demokrasi kendiliğinden gelişir. Bireylerin gelişmesiyle, bilgilenmesi ile olur. Yavaş yavaş olur. Kişisel gelişimi ve eğitim de parayla olur. Bu komisere sormak lazım, "acaba birlik ülkeleri bütçelerinin ne kadarını eğitime aktarıyorlar?" Peki, Türkiye genel bütçesinin ne kadarını eğitime aktarıyor? Bunu herkes biliyor rakamlara girmeye gerek yok.

Tabi ki bu ekonomik yetersizlik biraz da onların uygulamalarından kaynaklanmaktadır. Mesela; Gümrük Birliği. Bu konuda ilginçtir. Türkiye, AB ye üye olmadan Gümrük Birliği anlaşmasını imzalayan tek ülke. Gümrük Birliği bir ticari anlaşma değildir. Sadece İktisadi Kalkınma Vakfının bir raporunda da söylendiği gibi "hemen hemen tüm sanayi mallarında AB pazarına giriş hakkı..." dır. Buraya kadar iyi. Rekabet gücü olmayan Türkiye için bu iyi bir anlaşma. Ama imzalandığından beri Türkiye’ye zararı milyarlarca dolar. Belki Türkiye bir sanayi ülkesi olsaydı bu anlaşma daha karlı olabilirdi. Bizim domatesi bile dışarıdan aldığımız düşünülürse. Bu pek de karlı değil. Irak'ın istilası uzun bir süreç. Önce 20 yıl ekonomik ambargoyla ülke güçsüz bırakılmış ve sonra işgal edilmiştir. Sanki Türkiye'de ekonomik olarak güçsüz bir hale getirilmeye çalışılıyor...

Bu konular uzar gider. Yaz yaz bitmez. Ama işin ilginç yanı bu komiseri kimse tanımıyor. Bende tanımıyorum. Sadece gazetelerde, TV kanallarında görüp duyuyoruz. Merak ettim muhteremin adını Google'a yazdım ve haber sitelerinin adreslerinden başka bir şey çıkmadı. Bir Milliyet Blogcusu olarak siz bile hesap adınızı yazın Google'a inanın bu komiserden daha fazla bilgiye ulaşırsınız. Genelde bu tür görevlerde olan kişilerin adını Google'da araştırdığınızda en azından "Wikipedia" sayfalarında kişi ile ilgili bilgi çıkar. Ama bu komiserin yok. Önemli mi? Belki önemlidir belki de değil. Kim bilir?

Sonuç komiserin söylediklerine kulaklarımız tıkalı artık. Duymuyoruz onu.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 13
Toplam yorum
: 28
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 394
Kayıt tarihi
: 26.01.08
 
 

Ben Mahir Özerman, 1970 Erzincan doğumluyum. Bilkent Üniversitesi, filoloji mezunuyum.  Yazmayı..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster