Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Eylül '12

 
Kategori
Sinema
Okunma Sayısı
486
 

Dedemin İnsanları

Dedemin İnsanları
 

Dedenizin İnsanları Hatırınızda mı?


Yönetmen: Çağan Irmak

Senaryo: Çağan Irmak

Oyuncular: Çetin Tekindor, Hümeyra Akbay, Mert Fırat, Ezgi Mola, Yiğit Özşener, Gökçe Bahadır, Zafer Algöz, Yiğit Arı, Ünal Silver, Ushan Çakır

Yapım: 2011 - Türkiye

Tür: Dram

Birçoğumuzun hayatına babam ve Oğlum filmiyle giren, bizi hüzne boğan Çağan IRMAK; 1970 İzmir doğumlu ve Ege Üniversitesi Radyo Televizyon bölümü mezunudur. Aslında Babam ve Oğlum (2005) filminden çok daha önce Şaşıfelek Çıkmazı (2000) Asmalı Konak (2002)Çemberimde Gül Oya (2004)gibi reyting yapmış dizilerle tanıdık kendisini.

Sinema dünyasında ise; Bana Şans Dile (2001), Mustafa Hakkında Her şey (2004), Babam ve Oğlum (2005), Ulak (2007) ve Issız Adam (2008)gibi filmlerden sonra seyirci karşısına Dedemin İnsanları filmiyle çıktı. Bu filmler içerisinde tabi ki Babam ve Oğlum kendisi için de Türk sineması için de, izleyici kitlesi için de tartışmasız ayrı bir yere sahiptir. Issız Adam filmiyle de gişe yapan Irmak belli ki tekrar geri döndüğü aile konseptli filmiyle de çok izlenecek.

Dedemin İnsanları filmine gelirsek film içinde birçok şey barındırıyor. Mübadele dönemi, göç, ötekileşme kavramı, yıkılan hayatlar, 12 Eylül ve aile bağları gibi birçok konu hem komik hem de olabilecek tüm hüznüyle bu filmde bir arada sunulmuş. Çağan Irmak’ın anlatısını desteklediği senaryosu, konuyu bizlere sunuş biçimi, film müzikleri, oyuncular ve oyunculukları ve uzamsal olarak kadraja aktardığı her şey seyirciye sinema keyfini sonuna kadar yaşatıyor.

Film zaman zaman dış sesle anlatımlarla ilerliyor ve daha baştan Neden sorusu ile başlıyor. Kim, ne, ne zaman, nereye gibi soruların cevabı bir solukta çıkarken Neden sorusu hep kaçamak ve hep düşünerek cevaplanıyor. Zaten biz de başta sorulan bu neden sorusunun cevabını aslında film boyunca tam olarak cevaplandıramıyoruz. Hikâye evin küçük oğlu Ozan etrafında şekillense de Çağan Irmak’ın filmi “Dedem Mehmet Yavaş’ın anısına” diye bitirdiği Mehmet Bey’in hikâyesidir aslında.  Çetin Tekindor ismi oyuncu seçimi konusunda yine mi dedirtse de öyle güzel bir performans koymuş ki bu konuya hiç takılmıyorsunuz. Hayat Bilgisi ve Yaprak Dökümü dizileriyle kariyerini sağlamlaştıran Gökçe Bahadır da film içindeki yerini tam olarak bulmuş.

Filmde çok beğendiğim ayrıntılar var mesela bunlardan bazılarında Mehmet Bey bize unuttuğumuz eski davranışları da tekrar hatırlatıyor. Dükkândan ayrılırken kapıyı kapatmıyor sadece kapı önüne bir sandalye bırakıyor. Ölçüyü fazlasıyla verip hakka riayet etmeye çalışıyor. Yazlıklarına ilk kez girerken gülerek giriyorlar ki yaz boyunca hep gülsünler… Mehmet Bey ailenin direği olarak rol alırken, babacan tavırlarıyla, yardım severliğiyle ve dürüst esnaflığıyla mahallenin de sevdiği bir kişi olarak sunulmaktadır; fakat gelgelelim mahallenin deyimiyle “gavur” dur. Girit’te pis Türk İzmir’de Yunan tohumudur. Bu da onun ne kadar artı özelliği varsa mahalleli nezdinde hepsini unutturan bir şeydir. İşin bu noktasında asıl sıkıntıyı çeken torun Ozan’dır. Aslında zaten Türk olan Ozan kendini arkadaşlarına Türk’üm diye kabul ettirmek için her türlü haytalığı yapmaktadır. Göçmen mahallelerini basmak, cam kırmak, kavga etmek ve daha neler neler…  Mehmet Bey’in işi zordur çünkü adam etmesi gereken bir torunu vardır.

Herşeye rağmen mutlu mesut yaşarlarken 12 Eylül askeri darbesi gelir çatar. Artık memleketin tadı kaçmıştır.

Film boyunca Mehmet Bey bir kâğıda notlar yazar, şişeye koyar ve denize bırakır. Şişe bir gün Girit’teki eski evlerine gidecektir ve oradan kendisine bir haber gelecektir diye uğraşmaktadır. Filmde bir yandan da hepimiz kardeşiz mesajı ihmal edilmemiş. Filmi sonunda Türk Yunan dostluğu Türk kahvesiyle bol bol anlatılmış. Aslında filmin bu anlamdaki mesajını motosiklet kiralayan Yunanlı veriyor. Türk Yunan dosttur; gerisi siyaset, gerisi politika…

İzlenmesi gereken klasik diyebileceğimiz bir Çağan IRMAK filmi olmuş. Yine karakterler hayatımıza giriyor ve yine biz onları çok seviyoruz ve yine elimizden alınınca üzülüp ağlıyoruz. Çağan Irmak çok başarılı olduğu ağlatma işine geri dönmüş fakat Babam ve Oğlum gibi duygusal anlamda iddialı değil bence. Zaten duygusallığın dozu da yerinde gibi duruyor. Ben filmi sırf çekimleri için bir kez daha izlerim. Çocuklarla izleyenler için açıklaması zor olacak bazı argo ve küfürlü sözler var, bu uyarıyı da yapmak gerekiyor. İzlenecekse çekimlerin ve müziğin tadına varmak için sinema salonunda izlenmeli. Bu arada değinmeden geçemeyeceğim film sonundaki titraj bile kendini izletiyor. Her biri bir hikâye olan fotoğraflar öyle güzel bir şarkı eşliğinde verilmiş ki yerinizden kalkmak istemeyeceksiniz.

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Eve girerken gülmeleri çok hoşuma gitti. Bayramda gittiğimiz akrabanın kapısında uyguladım tabii ne oldu bu kadına denmesin diye de açıklamak zorunda kaldım. Bıkmadan bir kaç defa izlenecek kadar güzeldi film. Esenlikle...

Ezgi Umut 
 12.09.2012 0:41
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 8
Toplam yorum
: 7
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 900
Kayıt tarihi
: 04.09.12
 
 

Sanat sever, Kitap sever, Okur yazar, Bilgelik, maneviyat ve erdem yolunun yolcusu...   İ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster