Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Aralık '06

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
530
 

Dedikodu

Dedikodu
 

Konuşmuş olmak için konuşuyoruz ya bazen.

Sormuş olmak için de soruyoruz.

Cep telefonları günlük hayatımızın bir parçası olduğundan beri, gizlimiz saklımız kalmadı.

Hiç olmadık bir anda çalan cep telefonu ve karşı tarafın sorduğu ilk soru

Nerdesin?

Neden telefonla konuştuğumuz kişinin nerde olduğu bizi bu kadar ilgilendiriyor?

Sorulan soruları cevaplamaya başlıyorsunuz.

—Silivri’deyim.

—Silivri’de, nerde?

—Sahilde

—Sahilde mi, bende sahildeyim.

—Sahilde nerde?

—Çay bahçesinde oturuyorum.

—Dur o zaman ben de geliyorum...

Soru sormadan direk niyet belli olsa kimse zorlanmayacak.

Merhaba müsait misin, görüşebilir miyiz?

Bu kadar.

“Ee işler nasıl?”

“Yok, bir yaramazlık değil mi?”

“Karşılaşamıyoruz hiç?”

“Çoluk çocuk?”

Cevabın karşı tarafı ilgilendirmediği diğer sorular.

Cevaplar kimseyi ilgilendirmese de bu soruların sorulması ve cevaplanması mecburi.

Kaçar kurtuluş yok.

Soruların sonrası dedikodu...

“Duydun mu ... yeni araba almış.Yanına otursan bir çay ısmarlamaz...

Millet böyle zengin oluyor kardeşim”


“.... Kayınçosu ile miras yüzünden kavga etmiş, karakolluk olmuşlar.”


“ Şu geçen kızı görüyor musun, bir mühendisle 6 sene nişanlı kaldı bu, almadı çocuk bunu”

Dedikodu olsunda, anlatılan ne olursa olsun.

Toplum olarak seviyoruz değil mi dedikoduyu.

Dedikodu yaparak rahatlıyoruz.

Dedikodu yaparak deşarj oluyoruz.

Üç kişilik bir masadan biri kalktığında, geride kalan ne yapar?

Ne zor soru, kalkanın dedikodusunu yapar tabii.

İşin en enteresanı, dedikodu yapanların dedikodusunu yapmamız.

“Amaaan sende, bilmiyormuş gibi konuşuyorsun. Dedikoducunun teki o.”

“Onun yanında otururken, ağzından çıkanlara dikkat et, yemez içmez yetiştirir”

“ Bizim mahallenin Hürriyet ablası o, ne olup ne bitmiş hepsini bilir!”

Bazısı grekoromen dedikodu yapar.

“Bak şimdi akşam akşam günaha giriyoruz!”

“ Dedikodusunu yapmak gibi olmasın!”

Kimisi dedikodu yaptığının farkına bile varmaz. Çok kolay oltaya gelir.

Toplum içindeki mikserler tarafından bilgi kaynağı olarak kullanılırlar.

Kullanıldıklarını anlamayacak kadarda saftırlar.

Çok akıllı olup ağzımdan kaçırdım numarası ile dedikodu yapanlar da var.

En tehlikelide bunlar.

Orduyu bile bozarlar...

“Vallahi kimseye söylemeyecektim arkadaşım, yemin ederim ağzımdan kaçtı”.

Nasıl ağızsa?

Örnekler çoğaltılabilir...

Şimdi bu kadar yazdım aklıma geldi.

Bizim bir alt komşu var!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Son tümceye kadar iyiydim. Müthişsiniz gerçekten gene koptum.Evde de kimse yok komşular dedikodu yapacak bir şey değil; "Kadın kendi başına durup dururken evde kahkaha atıyor, deli mi ne!" diye belki ben bunu yazarken ceple oraya ulaşmıştır bile. İnsan kendi sırrını bile saklayamıyorsa, "Kimseye söyleme ama özel bir sırrımı söyleceğim sana.." çok görmemek gerek. 'Orda olmayana sadık kalmak lâzım' da bir de sen katılmazsan tuhaf karşılıyorlar iyi mi! Bunu, "sosyal mastürbasyon" diye ifade ediyor uzmanlar, bir çeşit dök içini rahatla durumu yani, psikoloğa para mı vereceğiz sonra ne derler bize.. Midas'ın Eşek Kulakları'nın sırrını bile saklayamamış rüzgâr. Kalın sağlıcakla ve mutlu ve de dostlarla! Not: Keyifle ve düşünceyle takipteyim kanka.

Uçan Kartal 
 16.12.2006 14:28
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1280
Toplam yorum
: 7730
Toplam mesaj
: 187
Ort. okunma sayısı
: 1087
Kayıt tarihi
: 09.08.06
 
 

Deniz tutkunu.Amatör kıyı balıkçısı. Aynı Şarkı ve Ilık Havada Hoşça Kal adlı kitapların yazarı ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster