Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Ocak '12

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
175
 

Değer yargıları ve sömürüsü

Değer yargıları ve sömürüsü
 

Bu günlerde kamuoyunun ve herkesin dilinden düşmeyen bir konu Prof. Dr. Mümtaz Türkönenin çıkışı ve Atatürkçülük.

Atatürkçülük: Atatürkümüzün bize miras olarak bıraktığı ilke ve değerlere sahip çıkmak, onun açtığı yolda ilerlemek, onun gibi düşünerek yeni ve daha ileriye götürecek yollar açmak bunun sonucunda aziz ve değerli Türk milletini ve sahip olduğu yüce değerleriyle Türkiye Cumhuriyeti Devletini ilelebet muhafaza ederek onu muassır medeniyetler seviyesine çıkarmak ve bununla da kalmayarak yüzyıllar boyu yaptığımız şeyi yani o muassır medeniyetlerin başında tüm dünya devletlerini ve insanlığı bir adım öteye taşımak değilmidir? Çoğunuzun benim unuttuklarımı söylediğinizi ve yeni ekler yaptığınızı duyar gibiyim.

Evet yukarıda bahsettiklerimi yapmamızı bu yolda ilerlememizi bize nasihat etmiştir Mustafa Kemal. Ancak 'burası Türkiye' tabirini ortaya çıkaran bir takım ideoloji cambazı, ülkemizde bu yolda ilerlemek adına hareket ettiğini savunduğu halde, iş fiiliyata geldiğinde o mangalda kül bırakmaz tavırlarından sıyrılarak, sıkı sıkıya sarıldıkları kitabın sadece kapağı ve cildiyle hareket etmekte, içeriğinden habersiz sadece günlük yaşayan, kitabın sayfalarını toz tutturan, içinde kaybolmayan ve sözün özüne, ve sahip olduğumuz gücün farkına varmayan kişiler olarak kalmaktadır.

Bu konum elbette sadece Atatürkçülük konusuyla sınırlı değildir. İdeolojisinin özüne inilmemiş, aylarca yıllarca tartışıldığı halde bir karış yol katedilmemiş bir çok konu vardır. Bunlardan birkaçı: Laiklik, alevilik, türban vb. Kürt sorunu bu kategoriye dahil etmedim. Çünkü bu ülkede bir iç mesele olarak kürt meselesi değil. (Bir dış mesele olarak ermeni meselesi gibi) bir şark meselesi vardır ve bu konuda kürt kardeşlerimiz bize düşman edilerek bir iç mesele gibi gösterilmektedir.

Sonuç olarak Türköneyi siyasi arenaya erken çıkan, belki böyle bir kurumun başına Cumhurbaşkanının nazarı ile çıkmasının onun sandığı gibi değil de siyasi bir yönetime ısıtmak olduğunu bilmeyerek davranan acemi bir yazar olarak görüyorum. Ayrıca zaman gazetesi yazarı olmasının da bu kadar tepki verilmesine neden olduğu kanaatindeyim.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Genç-çağdaş ve cesur kaleminin devamını dilemiştim. İşte gelmiş bile. Bu talihsiz Türköne (aslında 'Türkgeriye' olması gerek) olayı özelinde anımsatmakta fayda var ki; büyük önderimiz M.Kemal, daha yaşarken, 1928'de ABD'de, önde gelen gazeteci, yazar ve düşünürler arasında yapılan bir ankette'Yaşayan en büyük 12 dahi' arasında gösterilmiştir.Yabancıların çok iyi bildikleri, bilimsel çalışmalarla da sergiledikleri bu gerçeğin çok önemli ve özel, yerel ve küresel nedenlerle içimizde bile 'görmezlikten gelinmesi' ya da 'unutturulmaya çalışılması' çok üzücü ve düşündürücü! M.Kemal fikri mirasını açık ve net olarak bize bırakmış ve sahip çıkılmasını da tembihlemiştir. Kendini bu Cumhuriyetin yurttaşı hisseden her bireyin görevi bu mirasa sahip çıkmaktır. Bunun lamı-cimi yoktur. Altı ilke bir bütündür. Seni, yani bu vatanın değerli genç ve çağdaş yurttaşını, saygıyla ve sevgiyle selamlıyorum... (Destek bir yazı(m) için bkz.http://blog.milliyet.com.tr/20--yuzyilin-en-buyuk-lideri-ankara-da-/Blog/?BlogNo=130504

Ersin Kabaoglu 
 08.01.2012 16:41
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 3
Toplam yorum
: 4
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 1583
Kayıt tarihi
: 22.12.11
 
 

Süleyman Demirel Üniversitesi peyzaj mimarlığı bölümünde lisans eğitimimi sürdürüyorum. İlgi ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster