Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Eylül '10

 
Kategori
Kişisel Gelişim
Okunma Sayısı
1587
 

Değersizlik inancı

Hayattan sürekli şikayet eden, her zaman elinde olmayanı isteyen, herkese herşeye kusur bulup sonra da kendisini hasta eden insanlar var. İçlerindeki o mutsuzluk ve memnuniyetsizlik en çok kendilerine zarar veriyor ve bunun farkında değiller ne yazık ki..

Sorumluluk almazlar ve sürekli etrafındakilerin herşeyi halletmesini beklerler, yapılanı da beğenmezler. Her zaman başkaları ondan ve onun sahip olduklarından daha iyidir.

Onları hiç mutlu göremezsin, sürekli dertleri ve sorunları vardır veya hastadırlar. Bir iş yapıyorlarsa da zaten başkaları için kendini zorlayarak yapıyordur. Severek değil de ileride kullanacağı bir silah olarak size yardım ediyorlardır.

Tesadüfen iyi bir anında anlattığınız şeyler, bir kaç gün sonra size silah olarak geri döner ve en zayıf noktanızı bulup vurur.Dost mudur, düşman mıdır hiç bir zaman anlayamazsınız.

Sürekli sizinle bir yarış halindedir ve en olmadık zamanda, en olmadık insanların yanında sizi küçük düşürmek onun en büyük zevkidir. Kendisini ancak sizden üstün olduğu zamanalrda iyi hisseder.

Beraber girdiğiniz ortamlarda tek derdi sizi diğer kişilerin gözünde küçük düşürmektir ve bunu sağlamak için hiçbirşeyden çekinmez, yalandan bile.

Zannedersiniz ki siz onun can düşmanısınız.

Olay bittikten sonra yani ortada seyirci kalmayınca, hiçbirşey olmamış gibi gelir ve sizinle konuşmaya çalışır.

Bu tarz insanlardan uzak durulması gerektiğini söylerim normal şartlarda. Ama bu kişi sizin en yakınlarınızdan birisi ise bunu yapmak pek mümkün olmuyor. O halde anlamaya çalışmaktan başka çareniz kalmıyor.

Bu davranışların altında yatan en temel sebebin "değersizlik" olduğunu biliyor olmak, sorunu çözmese de biraz daha anlayışlı olmayı sağlayabiliyor. Kişi kendisinin değersiz ve önemsiz olduğuna dair bir inanca sahipse bunun aksini kendine ispatlamak için her türlü yola başvurabiliyor. Yaptığı her eylemin, içindeki dğersizlik duygusunu artırdığını göremeyebiliyor. Bazen de kendisini öyle durumlara sokuyor ki içindeki değersizlik duygusunu tatmin ediyor.

Bir yandan o duygunun aksini ispatlamaya çalışırken diğer yandan tam aksi şekilde davranıp kendisini daha da değersizleştirebiliyor.

Siz bunları uzaktan izleyip anlayabiliyor fakat hiçbirşey yapamayabiliyorsunuz.

Kişi kendisi bunu kabul etmediği ve düzeltmek istemediği sürece, en yakınınız bile olsa tek yapabileceğiniz; kendinizi onun hezeyanlarından korumak olabiliyor.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Çok tanıdık geldi bana anlattıklarınız... Bunlar sinsi filan değil, resmen hasta... Siz onlara her zaman basamak olmakla yükümlüsünüz... O yüzden oldukça da rahatlar... Aileden olmayanlardan kurtulmak kolayda, yakın olanlar ile yaşamak zorunda kalmak gerçekten işkence... Evde Akrep ile yaşamayı öğreniyor insan... Paylaştığın için teşekkürler...

KUYUCAK 
 01.10.2010 15:27
Cevap :
Evde akrep ile yaşamak..Bütün yazıyı özetleyen bir cümle:)) Evde akreple yaşamayı öğrenenler hiç kimseye güvenmeden yaşamayı da öğreniyorlar..Her şerde bir hayır var demek ki:)) Teşekkürler..Selamlar..  01.10.2010 17:49
 

Bu hasta ruhlu insanların diğer insanları da hasta etmesi ihtimal dahilinde olup, hastalıklarını bulaştırmaları, hasta olmalarından daha acıklı olmaktadır. Aklıma gelmişken söylemek istedim. Teşekkürler

Kayhan YILDIZ 
 30.09.2010 11:17
Cevap :
Söyleyelim de içimizde kalmasın.. Allah korusun sonra hasta oluruz:)) en iyisi mümkün olduğu kadar uzakta durmaya çalışmak..Selamlar..  30.09.2010 17:26
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 117
Toplam yorum
: 155
Toplam mesaj
: 35
Ort. okunma sayısı
: 2339
Kayıt tarihi
: 07.02.09
 
 

1970 Tokat doğumluyum. İstanbul Tıp Fakültesi Sağlık Meslek Yüksekokulu Tıbbi Laboratuvar bölümü mez..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster