Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Eylül '19

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
122
 

Değişen Bir Şey Yok!

Yahu arkadaş! Sen şimdi bu yazının nesini beğendin de önerilerinin arasına aldın?

Yani sen şimdi bu yazıyı okudun ve bu yazı seni bir şekilde etkiledi. Sende bunu önerilerin arasına alarak değerlendirdin.

Çok iyi. Tabii böyle yapacaksın. Böyle yapacaksın ki blogda iyi yazı yazan ile yazmayan arasında bir fark oluşturacaksın. Falanca iyi yazıyor bu yüzden onun bu yazısını önerilerim arasına alıyorum.  Blog böyle güzel.

Bizler burada arkadaşlarımızın yazılarını elimizden geldiğince okumaya çalışıyoruz. İnsan anlı şanlı yazarları bile okumuyor. Nice güzel romanlar var. Sevdiğimiz yazarlar ve yazıları var. Ben şahsen çok sevdiğim değer verdiğim yazarları bile okumakta zorlanıyorum. Üşeniyorum yani.

Gelip burada sesimizi duyulsun diyerek ara sıra blog yazıyoruz. Zaten blog okuma oranı neredeyse yerlerde sürünüyor. Eskiden blog sayfaya düşmeden en az 100 kişi tarafından görülüyordu. Şimdi 5-10 kişi ile sayfada yerini alıyor. Bizde racona uygun davranarak blog ön sayfasında yayınlanan yazılardan önce kendimize yakın bulduğumuz yazarın yazısını sonra da okunma oranı ve yorumların artması için diğer yazarları da okumaya gayret ediyoruz.

Bir blog okudum. Yazar yazmış ama çoğumuzunki gibi sıradan bir yazı. Bir katkı bir öneri sunmuyor. Vakit geçirmek için yazılmış bir yazı. Ama aşağı bakıyorsun en az iki kişi tarafından önerilmiş. Kendinden şüphe ediyorsun. “Yahu arkadaş amma kaz kafalıymışım.” Demek ki bir şey kaçırdım. Bir ana fikir. Tekrar tekrar okuyorum. Bir şey yok. Yazı sıradan. Hatta tamamen sıradan bir yazı.

Yahu arkadaş! “sen nereden biliyorsun yazının sıradan olduğunu?  Biz beğendik. Yazı çok güzeldi, harikaydı bu yüzden de önerilerimizin arasına aldık” diyebilirsiniz. Vallahi tercih sizin.

Ben bunu kabul edemiyorum. İçeriğinde hiç bir şey olmayan bir yazının önerilmesini anlamıyorum.  Kıskanmıyorum. Aksine iyi yazıları destekliyorum desteklememiz lazım.

Peki, neden içeriği boş olan bir yazı öneriler kısmına alınabiliyor?  Çok basit. Çünkü ahbap çavuş ilişkisi... Blog dünyası 3-5 kişi ile sınırlı bir grup dayanışma... Kendin pişir kendin ye.

İkinci olarak çok ayıp ediyorsunuz. Çünkü aslında yazıyı okumuyorsunuz! Okusanız yazının önerilecek bir şey olmadığını anlayacaksınız. Blog yazarı için bence utanç verici bir eylem. Okumadan beğenilmek…

Sonra sizi okuyan kişilere de saygısızlık ediyorsunuz. Ben şahsen beğendiğim yazarların önerdiği blogları da fırsat buldukça okurum. Önerdiğim yazar nerede bir yorum yaptıysa bende aynı yazıya yorumla katkıda bulunurum.

Bu konu on yıllardır burada çok konuşuldu, çok tartışıldı. Ben tartışmıyorum. Konuşmuyorum...

Sadece “ayıp ediyorsunuz” diyorum. Arkadaşınıza "ayıp ediyorsunuz" diyorum. Farklı olarak tabi…

 

Abdülkadir Güler, Yorum Dükkanı bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Şark cephesinden bir haber var mı? selamlar...

Abdülkadir Güler 
 03.11.2019 3:25
Cevap :
Kimin neler yaptığı nasıl yazdığı bunlar önemli değil benim için. Sadece okuduğum bir yazı...Çokça beğenilmiş. Ben önerildiği için tekrar tekrar okuyorum. Çünkü kaçırdığım bir şey olmalı. O kadar kişi beğenmiş. Tekrar okuyorum. Bir şey göremiyorum. Ne gerek var bunlara. Burası özel bir blog; şahsa ait yer değil ki. Kendine saygın yoksa çevrene saygı duyacaksın. Bak "editörlerden öneriler" var. Neden editörden öneriler var? İyi bir yazı okumak isteyenler için vardır öneriler bölümü. Netten film seyrederken önerilere, yorumlara bakmazmısın? Bakarsın tabi. Önerilmişse yorumlar iyi ise o filmi izlersin. Önerilen film kötü ise neler hissedersin? Ben iddia ediyorum. Ahbap çavuş ilişkilerinde bir çok kişi okumadan öneriyor. Selamlar.  08.11.2019 23:02
 

Selamlar Durmuş bey, yorumuma yazdığınız cevabı okuyunca epey bir süre maziyi andım. Misal; Bu kategorinin ağababası Ümit Culduz. Tam bir Blog kategorisi uzmanıydı. Yazdığı her yazı 12'den vururdu. Pek çok yazısını önerme onurunu yaşamıştım tabii sizin de öyle... Blog kategorisi denilince anmak istedim. Tabi ablası Alev hanımefendi, Murakami, Salih Erdağı, Hazandagüzeldir ve daha niceleri, fırsat buldukça sayfalarına bakıyorum, bazı yazılarını daha önce okumuş olmama rağmen tekrar okuyorum. Yoklar, hüzünleniyorum ama sizin gibi eski dostları görmek mutlu etti beni... Sizinle ve sayfanız aracılığıyla okuyanlarla paylaşmak istedim. Sağlıcakla Kalın İnşaallah...

Yorum Dükkanı 
 26.09.2019 23:08
Cevap :
"Yorum Dükkanı" olduğunuz bu yorumla perçinlendi. Ben bu blogu aslında saydığınız isimlere "jurnal" olsun diye yazmıştım. Yani sizden sonra, saydığınız isimlerden sonra buralarda "değişen hiç bir şey yok aslında" diye eskiye bir atıf yaptım. Özlemimi dile getirdim. Kimler yoktuki burası almaz vallahi. Bibliyofil, vakayinüvüs(doğru yazmışımdır inşallah)Ali Gülcü (halen yazıyor gibi) Sabiha Rana, Yeşil Soğan,Balcı,PınarG çok müthiş yıllardı.Ama ben eminim arasırada olsa zaman zaman buraya mutlaka uğruyorlardır. Bakıyorlardır ne var ne yok! Ben de dedimki "değişen bir şey yok" ÇOK ANLAMLI YORUM OLDU SAYENİZDE. TEŞEKKÜR EDERİM.  27.09.2019 12:55
 

Yazınızı önerdim ama önce okudum :)) Durmuş bey...

Yorum Dükkanı 
 25.09.2019 0:03
Cevap :
Yazılarınızı kaçırmışım. Bloga geri geldiğinizi okumuştum ama, sonra sizi göremeyince tekrar ara verdiğinizi düşündüm. Sizden yorum almak güzel. Selamlar.  25.09.2019 12:34
 

İşte bunların böyle açık açık söylenmesi lazım. Benim yazımı kişi beğenmediğini açıkca söylesin.

Kerim Korkut 
 24.09.2019 7:43
Cevap :
Teşekkür ederim.  24.09.2019 19:31
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 136
Toplam yorum
: 549
Toplam mesaj
: 168
Ort. okunma sayısı
: 914
Kayıt tarihi
: 06.02.07
 
 

Gazete ve kitaplara hep tersten göz atar, daha sonra okumaya başlarım. Bu özelliğim devrik cümlel..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster