Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Ocak '12

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
163
 

Değişen gündem ve bitmeyen sorular

Değişen gündem ve bitmeyen sorular
 

Türkiye’de gündem çok hızlı değişiyor, bir olayın sıcaklığı henüz geçmeden bambaşka olay ve çalkantılarla kamuoyu sarsılıyor; bir önceki olayın analiz ve çözümü yapılmadan yepyeni bir olayın peşine takılmak zorunda kalıyoruz; yani kamuoyu olarak nefes nefeseyiz.

Bu noktada sanırım en büyük telaş ve koşuşturmacayı haber merkezlerine yeni haberleri servis etmek zorunda olan haberciler yaşıyordur, fakat bu ülkede en verimli meslek gurubu da kuşkusuz medya’dır.

Ergenekon, balyoz davası KCK, Devrimci Karargah, Oda tv soruşturma ve tutuklamaları gündemden hiç düşmedi, Özellikle Ergenekon ve KCK tutuklamaları iktidar ve muhalefetin iki partisi (bdp-chp) arasında gerek meclis oturumlarında ve gerekse kamuoyunda çok şiddetli atışma ve tartışmalara yol açtı, son olarak vicdan sahibi herkesin içini derinden sarsan Uludere faciası özellikle iktidar kanadı için Kürtler nezninde; “ abaca sonun başlangıcı mı?” sorusunu getirmeye yetti, imajı ve itibarı sarsılan iktidar kanadının bu büyük hatadan dolayı evlatlarını yitiren ailelerden “özür “ dilemesi beklenirken TSK ‘ ya “teşekkür” etmesi kabul edilecek bir durum değil doğurusu, bu noktada timsah göz yaşları dökmeye gerek yok, herkes eteğindeki taşları dökerse suyun bulanıklığı geçer ve o berrak sudan hepimiz içebiliriz.

TSK’ya iktidardan sunulan teşekkür’ü kendisi de Kürt olan hükümetin afilli(!!!) bakanlarından Hüseyin Çelik bakın nasıl savunmuş” başbakan TSK’ya sivilleri bombaladığı için teşekkür etmedi, soruşturmaya yardımcı olmak amaçlı ellerindeki bilgi ve görüntüleri paylaştıkları için teşekkür edilmiştir…” babında bir açıklama yapmıştır ki; ben buna kargalar güler ve ancak aptallar inanır derim, son üç yıldır TSK’yı hallaç pamuğu gibi savuran iktidar kalkıp çekine çekine genel kurmaydan ellerindeki verileri paylaşmasını rica edecek, bunlar olsa olsa kendilerini kandırırlar. Hüseyin Çelik bu olay ekseninde ana muhalefet liderine tahsis edilmeyen helikopter için zaten içinden geçeni dobralıkla söyleyerek bir önceki olayın analizi için bize ışık tutuyor, hatırlayalım ne demişti Hüseyin Çelik” helikopteri Kılıçtaroğluna tahsis ederseniz yarın Selahattin Demirtaş’a da tahsis etmek zorunda kalırsınız…” demişti, doğrusu böyle bir açıklama ne insani ne de vicdanidir, varın olayı siz yorumlayın.

Dedik ya ülkenin gündemi durmadan değişiyor, bir olayı daha tam anlayıp çözemeden yepyeni bir olay düşüyor gündeme, Uludere tartışmaları daha bitmeden yepyeni bir olay düşüyor gündeme, nitekim bu yazıyı yazmadan birkaç saat önce eski Genel Kurmay Başkanlarından İlker Başbuğ “internet andıcı ve irtica ile eylem planı çerçevesindeki davalar kapsamında davayı yürüten ve soruşturan İstanbul Cumhuriyet savcısı Cihan Kansız’ın tutuklama talebi ile tutuklandığını öğrenmiş oluyoruz.

Tüm bu toz duman içinde bakalım daha neler yaşanacak, ama umarız ki Ülke’nin aydınlık bir geleceğe sahip olabilmesi adına güzel şeyler olur, her ne kadar geçmişteki kötü referanslar içimizi karartıyorsa da bunu temenni etmekten başka da bir şey gelmiyor elimizden...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 166
Toplam yorum
: 82
Toplam mesaj
: 11
Ort. okunma sayısı
: 534
Kayıt tarihi
: 02.09.09
 
 

Batmanın Beşiri ilçesinde doğdum, Mersinde yaşıyorum, edebiyata ilgi duyuyorum, yerel ve ulusal d..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster