Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Mart '10

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
435
 

Değişim...

Pek çok insanın hayatında dönüm noktası olarak nitelendireceği bir şeyler vardır. Kimi zaman bir kitap, kimi zaman bir insan, kimi zaman ise bir olayla insanın hayata bakışı, davranışları ve iletişim şekli değişir. Ailede ilk temellerin atıldığı kimlik oluşumu, okulda gelişir, iş hayatı ve çevre ile şekillenir. Bu şekilde oluşan kimlik oluşumuyla insan davranışları aynı şekilde yıllar boyu sürüp gider. Yaşadıkları sorunlar karşısında oluşturduğu davranış şekli, çevre iletişimi ve iş yaşantısı bu şekilde devam eder. Yaptıklarının her zaman doğru olduğunu düşünür. Çünkü onu hayata hazırlayan şartlar bu şekildedir. Zaman gelir eline bir kitap geçer ve okumaya başlar. Okudukça doğru olarak bildiği şeylere farklı bir bakış açısıyla da bakmaya başlar. Hatta başka doğruların olduğunu anlar. O zaman yaşadığı sorunların sebebini de daha net görmeye başlar. Örneğin Yazar Doğan Cüceloğlu’nun “Coşkulu Bir Yaşam İçin Savaşmak” isimli kitabı benim hayata bakışımı değiştiren kitaptır. Okuduğum zaman bana çok önemli mesajlar veren bu kitap, insanın hayata sıkı sıkıya bağlanmasına, zamanın önemine, içinde bulunduğunuz durumdan zevk almaya, sorunlarla boğuşurken neleri kaçırdığımıza kadar pek çok konuya değiniyor.

Doğan Cüceloğlu’nun kitabını birkaç yıl önce okumuş ve hayatıma çok büyük katkıları olmuştur. Hayatımda bir yol haritası olarak gördüğüm bu kitabın verdiği mesajları zaman içerisinde unutmuş olsam gerek ki, yeni tanıştığım çok değerli bir insanın tavsiyeleri üzerine yeniden bu kitabı hatırladım. Pek çok insanla tanışır, konuşur, yakın olduğunu hissettiğimiz kişilerle ile dertlerimizi, sıkıntılarımızı paylaşırız. Ancak bizi pozitif düşünmeye yönlendiren ve öz kimliğimize tekrar kavuşmayı sağlayan biriyle tanışmak çok zor olsa gerek. Kimi zaman hayatımızın kıymetini bilmiyoruz. Sorunlarla boğuşmaktan büyük bir stres içerisinde günümüzü geçiriyor, maddi sorunlar, iş sorunları, ailevi problemler ve daha pek çok şeyi kendimize dert ediyoruz. Arkamıza dönüp baktığımızda ise boşa geçirilmiş bir zaman, farkına bile varılmamış güzellikler ve kaybedilmiş yıllar. Halbuki hayatımızda bir dakikanın bile ne büyük önemi var. Zamanı dolu dolu yaşamak, hırslara, ihtiraslara kapılmadan zamanı mutluluk ve huzur içerisinde geçirebilmek. Halbuki insanlar küçük şeylerden bile kendine bir mutluluk payı çıkarabilir. Güzel kokan bir çiçek, çocuğunun ilk defa yaptığı bir hareket yada bir söz, dostunla yudumladığın bir bardak çay, yağan yağmurun sesi, rüzgarın uğultusu, kuşların sesi, eşine özenle hazırladığın bir yemek, telefonun çalması, aranmak, sorulmak, sevmek ve sevilmek…. Bu dünyada bizi üzecek, yoracak yada kaosa sürükleyecek yaşadığımız, duyduğumuz yada gördüğümüz her ne olursa olsun bunların hayatın bir parçası olduğunu unutmamalıyız. Tüm bu sıkıntıların içerisinde bile hayatın tadına vararak yaşamalıyız.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Melek hanım, Blog sayfanız hayırlı olsun. Güzel bir konu ile başlamışsınız. Yaşamı 'farkında' olarak yaşamak, günlük kaygı ve telaşların üstüne çıkıp, kalıcı ve önemli olanı görebilmek hepimizin yaşamını anlamlı kılan bir özellik. Bunun için de günün içinde karşılaştığımız her olay ve insanı hayat bir tesadüf olmadığına göre bu karşılaşmanın anlamı nedir gözüyle değerlendirmek, farkındalığı artırmaz mı? Hep perdenin ardını görebilenlerden olmanızı diliyorum.

İbrahim Kapaklıkaya 
 30.03.2010 10:56
 

Hangi kitap bize yol haritası olmadı ki? Ne çok şeyler kazandık onlardan. En iyi dostlarımız hep onlar oldular. Severek okudum. Saygımla.

hazandagüzeldir 
 30.03.2010 6:05
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 5
Toplam yorum
: 7
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 942
Kayıt tarihi
: 26.03.10
 
 

1971 yılında doğdum. Baba mesleğinin öğretmen olması sebebiyle anadolunun farklı şehir ve kasabala..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster